Nükleer Anlaşmanın Taraflarıyla Aramızda “Eylül Belgesi” Olarak Bilinen Bir Belge Hazır

rasthaber
Rasthaber –  İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Nükleer Anlaşam’nın (KOEP) geleceği ve ABD ile müzakereler hakkında, “Yaptığımız müzakerelerde diğer taraflarla aynı belgeyi ve bununla bağlantılı olarak görüşeceğimize dair bir anlaşmamız var” dedi.

Hüseyin Emir Abdullahiyan, Nükleer Anlaşmanın geleceği ve Amerika ile müzakereler hakkında yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘Aylarca art arda görüşmeler yapıldı ve görüşmelerin sonuçları bizi anlaşmaya yaklaştırıyordu. Gerçekten anlaşmaya birkaç adım kalmıştı. Belki geçen yılın sonbaharında dış müdahalelerle yaşanan isyanlar, durumu bu hale getirmeseydi Nükleer Anlaşmada son adımları atmış olacaktık.

Elbette Amerikalılar ve Avrupalılar analizlerinde hata yaptılar ve İran’da gerçekten darbe yapıldığını, yeni bir devrimin yaşandığını sandılar. Ama Amerikalılar ortada hiçbir haber olmadığını ve bu olayın ve İran’a karşı oluşturulan medya provokasyonlarının ve seferberliğinin sonuç vermeyeceğini üç Avrupa ülkesinden (Almanya, İngiltere ve Fransa) daha önce öğrendiler. Bu nedenle her ne kadar düşmanlıklarını bu çamurlu sudan balık yakalamak için en son haddine kadar kullanmış olsalar da daha erken geri dönmeye çalıştılar.

Bugün insanlar için sonuç ve bizim şu anda hangi noktada olduğumuz önemli? Öncelikle Nükleer Anlaşmanın diğer taraflarıyla görüşmelerimiz yapıldı ve kâğıda döküldü ve diğer taraflarla aramızda “Eylül belgesi” olarak bilinen bir belge de hazır. Bazı gelişmeler anlaşmamızı etkiledi ve erteledi. Bu gelişmelerin bir kısmı geçen yıl yaşanan isyanlar, bir kısmı da Ukrayna’daki savaştı. Karşı taraflar bu fırsatları bize şartlar dayatmak için kullanmaya çalıştılar ama biz asla hiçbir şekilde kırmızıçizgileri aşamadık.

Biz, ABD, “Bizim için Nükleer Anlaşma öncelik değil, biz İran sokaklarına bakıyoruz” derken ama bir taraftan da bize Nükleer Anlaşmayı sonuçlandırmaya hazırız diye farklı bir mesaj verirken bile hiçbir zaman diplomasi yolunu kapatmadık.

Bu nedenle geçen yılın sonbaharında Amerikalılara defalarca ikiyüzlü olmayı bırakmalarını söyledim. Diplomatik kanaldan resmi bir mesaj gönderip müzakerelere hazırız deyip, medyada müzakereler bizim için asla öncelik değil demek mümkün mü? Bu, Amerikalıların sergilediği ve sahip olduğu davranışlardan biridir ve biz de bunu çok iyi biliyoruz.

Şu anda hangi noktadayız. Birincisi, diplomasi ve müzakere yolundan hiçbir zaman uzaklaşmadık. Umman Sultanı bir girişim başlattı ve bu çerçevede Amerikalılarla dolaylı görüşmeler yaptık, görüşmelerin bir bölümünde Katar arabuluculuk yaptı. Şimdi masada iki belgemiz var. Bu belge, devam eden ve şu anda doğru yolda ilerleyen süreçle birlikte önümüzdeki iki üç hafta içerisinde istenilen Merkez Bankası hesabına ulaştırılacağını ümit ettiğim İran parasının serbest bırakılmasına ilişkin bir belgedir. Hiçbir şekilde bu paraların kullanımı petrol karşısında gıda meselesi olmayacaktır, ambargolu ve çift amaçlı mallar anlaşmamıza dâhil değildir.

Nükleer Anlaşma masadan kaldırılmadı. Henüz Nükleer Anlaşmanın müzakerelerimizin gündeminde olmadığını, gündem dışı bırakıldığını söyleyebilecek noktaya gelmedik. Evet ! Nükleer Anlaşma en parlak döneminde bile pek işe yaramadı. Nükleer Anlaşmayı ihlal eden ilk kişi Obama’nın kendisiydi. Sonra Trump gibi dengesiz bir başkan geldi, o kararı verdi ve o eylemi yaptı.

Nükleer Anlaşmayı masadan kaldırma yönünde herhangi bir talimatımız yok. Bu çerçevede müzakere ve diplomasi takip ediliyor. Hatta Nükleer Anlaşma’nın içeriğinin değişikliğiyle ilgili olarak, diplomasi ve dolaylı müzakerelerimizin devamında, Eylül belgesi üzerinde son çalışmaya girdiğimizde hatta belgede dahi içerik değişikliği kabul etmeyeceğimize dair ABD tarafına açık bir mesaj gönderdik. Bu, Nükleer Anlaşmanın olağanüstü olduğu anlamına gelmez.

Biz diyoruz ki, eğer Beyaz Saray dürüst ve ciddi ise, aylardır, yıllardır üzerinde çalışılan belgenin aynısını hayata geçirir. Yoksa yıllar boyunca bu ülkelerle diplomasimizin temeli sadece Nükleer Anlaşma denilen bir belge mi olacak, kesinlikle böyle olmayacaktır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın