Çin ve Rusya’ya komşu, iyi ilişkiler peşinde olması ve Jeopolitik konumu
itibariyle Batı için Türkiye gibi kendi başına bırakılacak bir ülke olmadığını
ifade eden Ali Şahin “Süreci izah edecek diğer önemli husus Imran Khan
faktörü. Batı Müslüman ülkelerin başında güçlü, kudretli Batı’nın ekseninden
çıkıp kendilerini ve kararlarını sorgulayacak liderler istemiyor. Talimat
alacak liderler istiyor. Bir Pakhtun olan Imran Khan bu tanıma uymayan bir
lider” ifadelerini kullandı.
İşte Türkiye Pakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu
Başkanı Ali Şahin’in Pakistan’a ilişkin önemli değerlendirmeleri;
PAKİSTAN’DA NE OLDU?
Pakistan’da 8 Mart tarihinden bu yana yaşanan siyasi bunalım
3 Nisan tarihinde Imran Khan hükümeti aleyhine verilen gen sorunun Meclis
Başkanı Kasım Suri tarafından Anayasının 5. Maddesi uyarınca reddedilmesi ile
yeni bir sürece evrilmiş bulunuyor.
SİYASİ BUHRAN PAKİSTAN’DA BİR İLK DEĞİL…
Peki Pakistan’da ilk kez alışılmışın dışında sonuçlanan bu
siyasi türbülans sürecine nasıl ve neden gelindi, nasıl sonuçlandı. Öncelikle
şu hususun altını çizmek lazım söz konusu siyasi buhran Pakistan’da bir ilk
değil…
“İLK KEZ BÖYLE BİR MÜDAHALE BAŞARISIZ OLDU”
Bundan önce de kimi zaman askeri darbelerle, kimi zaman dış
kaynaklı üretilmiş siyasi buhranlarla, kimi zaman meclislerin feshi ile
sonuçlanan demokrasilere müdahaleler yaşandı. Bu kez farklı olan tek şey ise ilk
kez böyle bir müdahalenin belki de başarısız olması…
CIA’NIN DEĞİŞMEYEN “TEKERLEK DURDURMA” OPERASYONLARI
Pakistan’ın güçlü liderlerinden Benazir Bhutto öldürülmeden
1 ay önce tamamladığı hatıratında (Doğu’nun Kızı) her ne zaman ülkede istikrar,
büyüme, kalkınma hızı ve ivme yakalansa CIA’nın “tekerlek durdurma”
operasyonları ile Pakistan’ın önünü ve hızını nasıl kestiğinden bahseder.
Pakistan siyasi tarihinin ve dünya kadın siyasetinin en
güçlü siyasi figür ve liderlerinden biri olan Benazir Bhutto’nun 2007 yılında
bir suikastla ortadan kaldırılması da Pakistan’a yapılmış bir siyasi operasyon
ve “tekerlek durdurma” eyleminin ta kendisiydi…
IMRAN KHAN’IN RUSYA ZİYARETİ
Gelelim bugüne. Imran Khan Rusya devlet başkanı Putin’in
Ukrayna’yı işgal ettiği süreçte 23-24 Şubat tarihlerinde Pakistan’nın doğalgaz
ve tahıl ihtiyacı için temaslarda bulunmak üzere Rusya’ya bir ziyaret düzenledi
ve Putin ile görüşmelerde bulundu…
DONALD LU: IMRAN KHAN İKTİDARDA OLDUĞU SÜRECE
İLİŞKİLERİMİZDE İLERLEME OLMASI MÜMKÜN DEĞİL
7 Mart tarihinde Pakistan ABD Büyükelçisi ile ABD Dışişleri
Bakan Yardımcısı Donald Lu arasında Washington’da gerçekleşen resmi bir
görüşmede Donald Lu, “Imran Khan iktidarda olduğu sürece ilişkilerimizde
ilerleme olması mümkün değil” şeklinde bir cümle kuruyor…
BİR GÜN SONRASI GELEN GEN SORU!
Ve bu cümleden tam bir gün sonra 8 Mart tarihinde
Pakistan’da 2018 yılında yapılan seçimlerle 342 milletvekilinin 155’ini alarak
bir koalisyon hükümeti kurmuş olan Imran Khan ve PTI hükümetinin düşürülmesi
için gen soru verilmesi gündeme geliyor…
Yaklaşık 1 ay süren siyasi krizin ardından 3 Nisan Pazar
günü gen soru oylaması için toplanan parlamentoda Meclis Başkan Vekili Kasım
Suri gensorunun Anayasanın 5. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile muhalefetin
gensoru önergesini işleme koymayarak reddediyor…
PAKİSTAN PARLAMENTOSU FESHEDİLİYOR VE SEÇİM KARARI
ALINIYOR
Muhalefetin itirazları altında Başbakan Imran Khan aynı gün
Cumhurbaşkan’ı Arif Alvi’ye çağrıda bulunarak parlamentonun feshedilmesi ve 90
gün içinde seçimlere gidilmesi tavsiyesinde bulunuyor. Pakistan Parlamentosu
feshediliyor ve seçim kararı alınıyor…
Pakistan siyasi tarihinde bugüne kadar hiç bir hükümet 5
yıllık iktidar ömrünü tamamlayabilmiş değildi. Alınan erken seçim kararı ile bu
gelenek yine bozulmamış oldu. Peki Pakistan’da yaşanan bu siyasi kriz ve
türbülansın kökenlerinde neler yatıyor:
PAKİSTAN, BATI İÇİN TÜRKİYE GİBİ KENDİ BAŞINA BIRAKILACAK
BİR ÜLKE DEĞİL! PEKİ NEDEN?
Öncelikle Pakistan, Batı için Türkiye gibi kendi başına
bırakılacak bir ülke değil. Bunun bir kaç önemli nedeni var.
1- Pakistan nükleer güç ve yeteneğe sahip Müslüman tek ülke.
2- Çin ve Rusya’ya komşu ve iyi ilişkiler peşinde olan bir
ülke.
3-Jeopolitik konumu son derece önemli
IMRAN KHAN BAŞKAN ERDOĞAN’I MODEL OLARAK ALIYOR
Ancak tüm bunlardan çok daha önemlisi kalkınma ve büyümede,
tam bağımsız olma yolunda Pakistan Türkiye’yi, İktidardaki Pakistan Adalet
Hareketi Partisi AK Parti’yi, Pakistan’ın karizmatik ve güçlü lideri Imran Khan
ise Recep Tayyip Erdoğan’ı model olarak alıyor.
Pakistan’da gerçekleşen ve benim de bulunduğum toplantıda
Imran Khan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a kendimizi ve Pakistan’ı AK
Parti’nin Türkiye’de iktidara geldiği ilk günde gibi hissediyor ve sizin
başladığınız yerden sizin tecrübelerinizle ilerlemek istiyoruz demişti.
BATI TALİMAT ALACAK BİR LİDER İSTİYORDU
Süreci izah edecek diğer önemli husus Imran Khan faktörü.
Batı Müslüman ülkelerin başında güçlü, kudretli Batı’nın ekseninden çıkıp
kendilerini ve kararlarını sorgulayacak liderler istemiyor. Talimat alacak
liderler istiyor. Bir Pakhtun olan Imran Khan bu tanıma uymayan bir lider.
IMRAN KHAN PAKİSTAN SİYASİ TARİHİNDE İLK KEZ PAKİSTAN’IN
TEKERİNE SOKULAN ÇOMAĞI KIRDI
Görünen o ki Imran Khan Pakistan siyasi tarihinde ilk kez
Pakistan’ın tekerine sokulan çomağı kırdı ve tekerlek durdurma operasyonunu
boşa çıkardı. Muhtemelen bunun Imran Khan ve PTI için sonuçları olacak. Kurulu
düzeni ilk kez bozan Imran Khan ve PTI’ın çok dikkatli olması lazım.
BATI’NIN DEVİRDİĞİ PAKISTAN HALKIYLA BÜTÜNLEŞMİŞ
LİDERLERİ
Batı bundan önce de Pakistan siyasetinde Batının
yörüngesinden çıkan, çizdiği kırımızı çizgileri aşan Pakistan halkıyla
bütünleşmiş Zülfikar Ali Bhutto, Ziyaul Hak, Benazir Bhutto, Nawaz Şerif gibi
güçlü siyasi liderlerin hız almış ve ilerleyen tekerlerini çomak sokarak
durdurdu.
SONUÇ: NE TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE, NE DE PAKİSTAN ESKİ
PAKİSTAN
Ancak yaşlılık ve buna bağlı bir demans süreci yaşayan
Batı’nın anlayıp, yüzleşmek ve kabullenmek zorunda olduğu bir önemli
konjonktürel süreç var. Ne ABD eski ABD, ne AB eski AB, ne Türkiye eski
Türkiye, ne de Pakistan eski Pakistan. NOKTA.
