Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin 7. Olağan Genel Kurulunda yaptığı
konuşmada dış politikaya ilişkin değerlendirmede bulundu.
AKP Genel Başkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde;
Ülkemizin elindeki
araçları hem güçlendirdik hem de çeşitlendirdik. Daha evvel sınırlı
varlığımızın olduğu Afrika, Asya ve Latin Amerika gibi bölgelere yönelik açılım
politikaları uyguladık. Böylece 2002 yılında 163 olan dış temsilcilik sayımızı
251’e yükselttik. Dünyanın en yaygın dış misyon ağına sahip 5 ülkesi arasında
yer alıyoruz. Bayrağımızın dalgalanmadığı hiçbir yer bırakmamak hedefiyle
dünyanın dört bir köşesinde mevcudiyetimizi artırmaya devam ediyoruz. Ülkemizin
milli menfaatlerine saygı gösteren hiçbir ülkeyle çözülemeyecek sorunumuz
olmadığına inanıyoruz.
Önümüzdeki dönemde
dostlarımızın sayısını artırıp husumetleri gidererek bölgemizi bir huzur
adasına çevirmekte kararlıyız. Esasen, bugüne kadar attığımız tüm adımlar da
aynı amaca matuftur.
Suriye’de, tüm dünya
mazlumlara sırtını dönerken, biz sınırlarımızı ve kalbimizi açtık. Rejimin
zulmü yanında, IŞİD’den PKK-YPG’ye kadar pek çok terör örgütünün acıya ve kana
buladığı bu kadim topraklara barışı ve istikrarı getirmek için tüm
imkânlarımızı kullandık. Sınır ötesi harekâtlarımızla milyonlarca masumun rejim
veya terör örgütleri tarafından katledilmesinin önüne geçtik. Ülkenin siyasi
birliğinin ve toprak bütünlüğünün sağlanması konusunda yürütülen çabalara
samimi ve yapıcı destek verdik. Suriye gerçek anlamda Suriyelerin yönettiği bir
yer haline gelene kadar da bu gayretlerimizi sürdürecek, Suriye halkının
yanında olmaya devam edeceğiz.
LİBYALI
KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ
Bir başka önemli dış
politika açılımımız, Libya’daki meşru hükümetle yaptığımız deniz yetki
alanlarına ilişkin anlaşmadır. Bu anlaşmayla hem Türkiye’nin, hem de Libya
halkının Akdeniz’deki doğal kaynaklar üzerinde var olan haklarını garanti
altına aldık. Ülkemizi ve Libya’yı Akdeniz’de dışlamak için kurulan tezgâhları
birer birer bozduk. Libya’nın meşru hükümetine verdiğimiz destekle, bu ülkeyle
ilgili emelleri olan kötü niyetli çevrelerin heveslerini de kursaklarında
bıraktık. Türkiye’nin sağladığı destek sayesinde bugün Libya yeniden geleceğine
umutla bakabiliyor, demokratik süreçleri yürütebiliyor. Önümüzdeki dönemde de
Libyalı kardeşlerimizin yanında yer almayı sürdüreceğiz.
NE DOĞUYA NE BATIYA
SIRTIMIZI DÖNME LÜKSÜMÜZ YOK
Amerika Birleşik
Devletleri’nden Rusya’ya, Avrupa Birliği’nden Arap coğrafyasına kadar tüm
ülkelerle ilişkilerimizi, Türkiye’nin menfaatleri ve milletimizin beklentileri
doğrultusunda şekillendirmeyi sürdüreceğiz. Afrika, Asya ve Avrupa’nın kalbinde
yer alan bir ülke olarak, bizim ne doğuya ne de batıya sırtımızı dönme lüksümüz
yoktur.
Birbiriyle rekabet, hatta
gerilim halinde olan ülkelerle aynı anda dengeli, tutarlı ve uzun vadeli
işbirlikleri geliştirmenin kolay olmadığını elbette biliyoruz. Ancak Türkiye
hem coğrafi konumu, hem ekonomik çıkarları, hem de kuşatıcı dış politika vizyonuyla,
bunu başaracak güce ve dirayete sahiptir.
