Remzi Çayır’dan Erdoğan’a Suriye Eleştirisi

rasthaber
Rasthaber –  Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, parti genel
merkezinde bir basın toplantısı düzenledi.

Çayır özetle şöyle konuştu:

SAYIN RİFAT SERDAROĞLU’NA GEÇMİŞ OLSUN DİYORUM

“Dün Doğru Parti Genel Başkanı Rifat Serdaroğlu aradı beni.
Daha önce birkaç kez bir araya gelmiş, Türkiye’nin geleceği ile ilgili
konuşmuştuk. Yazdığım yazıdan dolayı kendisine hakaret davasından ötürü 2,5 ay
ceza verilmiş ve kısa süreliğine mahpushaneye gittiğini ifade etti. Tabii
üzüldüm. Bugün, bu çağda, bu yüzyılda ve demokrasinin var olduğu, insan hak ve
özgürlüklerinin var olduğu iddia edilen bir ortamda, bir siyasi partinin genel
başkanı, sırf düşüncesinden dolayı cezası alması kabul edilemez. Bu Türkiye’nin
bir kaybıdır. Gelecekle ilgili büyük bir kaygıdır. Yani insanlar fikirlerini,
düşüncelerini, yaklaşımlarını rahatlıkla, korkmadan, baskı altında olmadan
açıklayabilmelidirler. Kimse milleti korkutarak, bastırarak susturmamalı,
susturamaz. Buradan, sayın Rifat Serdaroğlu’na geçmiş olsun diyorum. Bir an
önce aramıza katılacağına da inanıyorum. Bu tür hadiseler bu ülkede devam
etmez, temennim bu, dileğim bu. Ama gerçek böyle mi olur, umudum yok. Bu
anlayışla, iktidarın ortaya koyduğu tavırla Türkiye’nin ne yazık ki daha farklı
olumsuz anlamda yerlere gitmesi kaçınılmaz. Umut yoksa gelecek yoktur. Siz,
milletin umudunu yok ettiniz. Siz, milletin hayal kurmasını yok ettiniz.

EYT’LİLERİN AHVALİ ASLINDA KAZANILMIŞ HAKKIN GASP
EDİLMESİDİR

Dün sayın Cumhurbaşkanı milletin önüne çıkarak geçmişte gasp
ettiği bir hakkı iade kararı aldı. Daha önce uluslararası hukuk gereği, insani
yaklaşım gereği, Türkiye’deki yasalar gereği hak edilmiş bir hakkı mevcut
iktidar yok saymıştır. Emeklilikte yaşa takılanların ahvali aslında kazanılmış
hakkın gasp edilmesidir.

Mağdur ettiğiniz insanlar, sivil toplum kuruluşları ve
sendikaları yanına alarak veya birey olarak ortaya çıkıp hak gaspını protesto
ettiğinde, ülkenin yöneticileri olan, tek adam olarak çıkıp demiştiniz ki,
seçimi kaybetmeyi bile göze alsam, milletin hakkı var burada, yanlışlık var
burada, size iyileştirme yapamam, sizin erken emekli olmanıza göz yumamam,
demiş. Kim demiş? Sayın Recep Tayyip Erdoğan. Ne zaman demiş? Birkaç yıl önce.
Şimdi bunları unuttu. Niye? Seçim var, seçim.

Matematiksel olarak rasyonel olmayan rakamlarla Karadeniz’de
doğalgaz, Şırnak’ta petrol getiren bir gemimiz var. Tuhaf işlerle ülkeyi ve
milleti uyutmaya çalışıyorlar. Bunlar, otoriter yönetimlerin zaman zaman
toplumlara sundukları sahte şekerler. Sahte şekerlerle milleti oyalamaya, kendi
kendilerine güya bir yerlere vardırmaya çalışıyorlar. Kendi durumlarını
normalleştirmeye çalışıyorlar.

“ONLARIN SIRTINDA KÜFE YOK”

Doğal gaza, Sayın Enerji Bakanı diyor ki, 2022 yılından yeni
yıla kadar zam yapılmayacak. Milletin aklıyla dalga geçiyor. Yeni yıl ne zaman?
3 gün sonra. 3 gün zam yokmuş. Ey Türk milleti, 3 gün sonra ahvaliniz perişan.
Ben bir şey daha söyleyeyim. Bu hükümet sizlerden oy almak uğruna, bazı zamları
erteleyebilir. Nereye kadar erteler? Seçim sonrasına kadar. Seçime kadar bir
yalancı bahar havası oluşturmaya çalışır. Merkez Bankası para basar, zamları
durdururlar, gerçekleri alt üst ederler. Nereye kadar? Seçime kadar. Seçimden
sonra, tufan. Seçimden sonra hayat kıtlığı. Seçimden sonra zam üstüne zam.
Ondan sonra olan yine milletimize olacak. Onların sırtında küfe yok. Bir eli
yağda, bir eli balda.

AK Parti iktidara geldiğinde 130 milyar olan borç, şu anda
500 milyar doları geçmiş vaziyette. Her bir doğan çocuk, 10 bin dolar borçla
doğdu. Yeni doğan çocuk borçla doğuyor bu ülkede. Halkın yüzde 60’ı açlık
sınırının altında.  15 milyona yakın
işsizimiz var.

MİLLETE DÖN, MİLLETİN EVİNDEKİ CANAVARA BAK

Millete dalga geçer gibi ‘Biz enflasyonun boynunu kırdık’
de. Başka neresini kırdın sayın Cumhurbaşkanı? Elini, kolunu kırdık. Başka?
Ayaklarını kırdık. Kırdığın canavar hepimizin evinde, yiyeceklerimizi,
geleceklerimizi çalıyor. Senin bu canavar farklı bizimki farklı mı? Senin
evinde enflasyon yok ki. Senin evinde hayat pahalılığı, kıtlık, yokluk yok ki.
Millete dön. Milletin evindeki, mutfağındaki canavara bak bakalım, kafası
kırılmış mı, eli kırılmış kırılmamış mı.

Sen durmadan altı ayda bir asgari ücrete zam yapma gereğini
niye duyuyorsun? Almanya, Fransa, İsviçre, Danimarka, Yunanistan, Gürcistan, Irak,
İran altı ayda bir ücretlere zam yapma gereği duymazken sen asgari ücrete zam
yapma gereği niye duyuyorsun? Çünkü para pul yok. Geçim derdi almış gidiyor,
alım gücü gittikçe aşağılara düşüyor. 100 lira bile pul oldu. En büyük banknot
olan 200 var ya, 200’ün bile değeri kalmadı.

2023’te millet bir tercih yapacak. Ya yasakçılara,
‘Yasaklamaya devam edin’, adaletsizlik yapanlara, ‘Adaletsizliğe devam edin’,
liyakatsizliklere ‘Sadakat uğruna kendi partilerinizde işe alın’ diyecek; ya
da, ‘Hayır. Böyle geldi, böyle gitmeyecek’, ‘Liyakatin, adaletin, üretimin
olduğu, insanın hak ve özgürlüğünün olduğu, insanın değerli olduğu’ bir sistemi
öneren bir anlayış tutacak. Yani Milli Yolu tutacak.

Hâlâ Esad ile görüşmeye çalışıyorlar. Dün ‘Esed’
dedikleriyle şimdi görüşmek için her yolu deniyorlar. Esad, şartlarını öne
sürüyor. ‘Ben şartları kabul ederseniz görüşürüm’ diyor. Düşünebiliyor musunuz
Türkiye’yi düşürdükleri hâle bak.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın