Abdülmelik el-Acuri şunları söyledi: ‘Ateşkes görüşmeleri çıkmaza girerse,
bunun yerini çatışmaların tırmanması alacaktır. Çalışanların maaşlarının ödenmesi
sorunu çözülmesi gereken konulardan biridir ve bu talepten geri adım
atılmayacaktır. Birleşmiş Milletler, ateşkes konusunda yorumlanabilir bir metin
sundu ve bu asla kabul edilemez.
Ateşkes orijinal haliyle sona erdi.
Ateşkes anlaşmasına varmak için müzakereleri reddetmiyoruz,
ancak ateşkesin devam edeceğinin hiçbir garantisi yok.
Suudi Arabistan bir kriz yaratarak çevresini ateşe verdi ve
bu da Batı’nın şantajlarına kapı aralıyor. Suudi Arabistan Amerika’ya kızgın
çünkü Washington bu ülkeye Ukrayna’ya ve Siyonist rejime sağladığı işbirliğini
sağlamıyor ve onlara verdiği ilgiyi göstermiyor.
Amerika, İngiltere ve Fransa’nın Yemen’e karşı tutumu garip
değil ve bölgemizdeki krizlerin arkasında onlar var. Güvenlik Konseyi adaletin
olduğu bir yer değildir ve bu konsey uluslararası çıkar ve mülahazalara ve güç
dengesine tabidir.’
Öte yandan Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Başbakanı
Abdülaziz bin Habtur da yaptığı açıklamada şunları söyledi: ‘Taleplerimiz doğru
ve nettir. Bu talepler, sekiz yıldan beri istikrar gösteren halkımızın doğal
haklarıdır.
Milletimizin makul olmayan talepleri yoktur. Milletimizin
temel talepleri maaşların ödenmesi ve kuşatmanın kaldırılmasıdır.’
Öte yandan Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Başbakan
Yardımcısı Celal el-Ruşen de şunları söyledi: ‘İsteklerimiz tamamen insanidir.
Siyasi diyalogların insani taleplere bağlı olmasına
karşıyız.
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, insani talepleri
siyasi müzakerelerle ilişkilendirmeye çalışıyor.’
Hatırlatmak gerekir ki, Yemen’de 2 Nisan’da Birleşmiş
Milletler gözetiminde 2 aylık bir ateşkes imzalandı ve ardından bu ateşkes iki
kez uzatılarak 2 Ekim Pazar günü sona erdi.
