Lübnan’ın Deniz Haklarını Kazanması, Hükümet Ve Direnişin Dayanışması Sayesinde Oldu

rasthaber
Rasthaber –  Hizbullah Genel Sekreteri Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, Sur
şehrindeki el-Mehdi Lisesi’nde (a.s) düzenlenen gençlik diyalog toplantısında
Lübnan’ın ve direnişin bu ülkenin deniz haklarını geri alma konusundaki
başarısına değinerek şu ifadelerde bulundu: ‘Direnişin varlığının Lübnan’ın
petrol ve gaz haklarını geri kazanması üzerinde büyük etkisi oldu. Allah’ın izniyle
sınır anlaşması imzalandığında bu tarihi bir başarı olacaktır. Eğer hükümetin
eylemlerinin gücü ve direnişin tehditlerinin (Siyonist düşmana karşı) gücü ile
hükümetin ve direnişin dayanışması olmasaydı, bu başarılamazdı ve bu
dayanışmanın sonuçlarına herkes şahitlik ediyor.

Sınırlara veya belirlenmiş alanlara girmiyoruz. Bu konu,
ülkenin haklarını geri aldığını ve isteklerini yerine getirdiğini söylemesi
gereken Lübnan hükümetinin sorumluluklarından biridir. Cumhurbaşkanının sınır
anlaşmasının Lübnan’a petrol, gaz ve su haklarını vereceğini açıklaması, ilk
aşamayı tamamladığımız ve bir sonraki aşamaya girdiğimiz anlamına geliyor.

İkinci aşama, Lübnan’ın petrol ve gaz çıkarmasının
sonuçlarının Lübnanlıların şimdiki ve gelecek nesillerinin çıkarları ile uyumlu
olmasını sağlamak, bu kazanıma zarar verebilecek her türlü yağma ve
hırsızlıktan ve hatalardan uzak durmak adına bağımsız bir fon oluşturmak için
gerekli yasa ve emirleri ve önlemleri onaylamak için sürekli çaba göstermek ve
keşif operasyonlarını yürütmek için gerekli yapıların değiştirilmesidir.

Bu nedenle, anlaşmanın ayrıntılarını ve nerede doğru ve
yanlış olduğunu tartışmak istemiyoruz. Biz Lübnan hükümetinin elde edildiğini
ve haklarımızı aldığımızı söylediği başarıya bakıyoruz.

Lübnan’ın tecrübeleri, direnişin, ülkenin haklarını elde
etmesi için Lübnan’ın istikrar ve gücünün temel direklerinden ve temellerinden
biri olduğunu kanıtladı.

Direniş, ordu ve milletle birlikte Lübnan topraklarını
özgürleştirdi ve 2000 yılında tüm bölgenin Siyonist düşmanla çatışma tarihinde
böylesini görmediğini büyük bir zafer kazandı. Bu büyük başarının Lübnan için
birçok anlamı oldu. Örneğin, güneyi ve batı Bekaa’yı özgürleştirdi, Lübnan’ın
tamamında istikrarı yeniden sağladı ve ülkenin ekonomik ve siyasi döngüsünü
yeniden başlattı. Bundan sonra Lübnan, bölgede küresel ve etkili bir kutup
haline geldi ve tüm bunlar direniş sayesinde oldu.

Direniş, tekfircileri Lübnan’dan kovdu ve sapkın bir hareket
olan IŞİD’i Suriye ve Lübnan’dan ve tüm bölgeden çıkarmayı başardı. Lübnan
ordusu ve bu yönde çalışan aktif siyasi güçlerin yanı sıra Suriye ve Irak ile
ve IŞİD’in sapkın hareketine karşı mücadele eden herkesle yaptığımız işbirliği
sayesinde bu başarıya ulaştık. 2006’dan beri direniş, Siyonist düşmana karşı
bir caydırıcılık denklemi elde etti. Öyle ki, bu düşman bu aşamaya kadar
Lübnan’ı işgal edemedi ya da ülkemize karşı küçük ya da büyük bir aptallıkta
bulunamadı. Bütün bunlar, direnişin hazırlığı ve İsrail’e karşı savaşan kadın
ve erkeklerin başarıları sayesinde oldu.

Direniş, Lübnan parlamentosu ve hükümetine katılarak önemli
bir siyasi başarı da getirdi. Geçtiğimiz yıllarda Sağlık, Çalışma ve Tarım
Bakanlığı’nda net bir şekilde olumlu etki bırakabilen bakanları tanıttı.
Herkes, Hizbullah’ın hükümetteki ve parlamenter çalışmadaki deneyiminin
olağanüstü bir deneyim olduğunu onaylıyor ve doğruluyor ve tüm bunlar direnişin
açık ve bariz başarılarıdır.

Bugün, ülkenin ekonomik ve sosyal eylemlerinin bir
cumhurbaşkanının seçilmesini ve bir hükümet kurulmasını gerektirdiğini
biliyoruz. Aksi halde net bir kurtarma planı olmadan başarıya ulaşamayız.
Mevcut hükümet de dahil olmak üzere çeşitli hükümetler kurtarma programlarını
uygulamayı geciktirdiği için üzgünüz. Maalesef kurtarma planlarının gecikmesine
neden olan gizli kutuplar var ve biz bunun nedenini bilmiyoruz? Ancak Lübnan’ın
bir cumhurbaşkanı seçip bir hükümet kurarak kurtarma programlarına başlaması
gerekiyor ve Allah’ın izniyle birlikte çalışarak iyi sonuçlar elde edebiliriz.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın