laboratuvarların organizasyonunda doğrudan yer aldığını belirten Rusya Silahlı
Kuvvetleri Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik Koruma Birliği Şefi İgor Kirillov,
Başkan Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Pentagon yetkilileri ve taşeronlarının
çalışanlarıyla yaptığı yazışmaları yayınladı.
Rusya Silahlı Kuvvetleri Radyolojik, Kimyasal ve Biyolojik
Koruma Birliği Şefi İgor Kirillov, Pentagon’un Ukrayna’daki biyoloji
laboratuvarların organizasyonunda doğrudan yer aldığını açıkladı.
Yazışmalardan anlaşıldığına göre Hunter Biden’ın Black and
Veach ile Metabiota şirketinin fonlarının kullanılmasını sağlayarak Ukrayna’da
askeri biyolojik faaliyetler için finansal imkanların oluşturulmasında önemli
rol oynadığını söyleyen Kirillov, Pentagon’un amaçlarının bilimsellikten çok
uzak olduğunun, Metabiota başkan yardımcısının bir mailde Ukrayna’nın Rusya’dan
kültürel ve ekonomik bağımsızlığını kazanması için çabaladıklarını söylediğinin
altını çizdi.
Kirillov, yazışmalara istinaden Ukrayna’da biyolojik silah
bileşenleri geliştirme sürecinde yer alan isimler arasında ABD Savunma
Bakanlığı Savunma Tehdidi Azaltma Ajansı (DTRA) çalışanı Robert Pope, DTRA
Ukrayna Ofisi Başkanı Joanna Wintrall, Black and Veach Ukrayna birimi lideri
Lance Lippencott, Metabiota temsilcisi David Mustra, Metabiota temsilcisi Mary
Guttieri ve DTRA projelerinde görev alan Scott Thornton’un bulunduğunu
kaydetti.
Harekat sonucunda Kiev’deki 5 laboratuvarın faaliyetlerine
son verildi’
Kirillov, Rus askeri harekatının önemli bir sonucu olarak
şarbon, tularemi, bruselloz, kolera, leptospiroz, Afrika domuz vebası
patojenleriyle çalışma yürüten Kiev’deki 5 biyoloji laboratuvarının
faaliyetlerinin sonlandırıldığını vurguladı.
Rus yetkili, yapılan geliştirmelerin bir bölümünün ABD’ye
götürüldüğünü, diğer şusların ise Ukrayna Sağlık Bakanlığı’nın 24 Şubat tarihli
kararnamesi uyarınca derhal imha edildiğini anlattı.
‘Program, buzdağının sadece görünen kısmı’
Belgelerin deneklerin kimliğinin gizlenmesinin yanı sıra
katılımcıların yaşamı ve sağlığı için bilinmeyen riskler taşıyan çalışmaların
yürütüldüğünü ortaya koyduğuna da dikkat çeken Kirillov, resmi araştırma
programının buzdağının sadece görünen kısmı olduğunun altını çizerek pratikte
gönüllülere Kırım-Kongo kanamalı ateşi virüsü, hantavirüsler ve leptospirosisin
etken maddesiyle enfeksiyon bulaştırıldığını vurguladı.
