insani meseleler üzerinde pazarlık yapmasının bir bahanesi olamayacağını
söyledi.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti Başbakanı Abdülaziz bin
Habtur, Birleşmiş Milletler ve işgalci Suudi koalisyonunun Yemen’deki insani
meseleler üzerinde pazarlık yapma ve onu askeri ve siyasi konularla
ilişkilendirme çabalarını reddetti ve insan haklarının pazarlık konusu
yapılamayacağını vurguladı.
Abdülaziz b. Habtur şu ifadelerde bulundu: ‘Ne yazık ki BM,
işgalci ülkelerin baskısı altındadır. Yemen’le insani meseleler üzerinde
pazarlık yapmanın hiçbir bahanesi olamaz. Onurlu bir yaşam sürmek Yemen
halkının meşru hakkıdır ve onların ilaç alma ve hastanelerde tedavi görme
hakları vardır.
Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen’e yönelik saldırıları 26
Mart 2015’te başladı ve bugüne kadar devam ediyor. Saldırılar okulları,
hastaneleri, düğünleri ve yas törenlerini hedef aldı ve en son olayda Sa’da
şehrinde bir hapishane bombalandı. İşgalci koalisyonun gece gündüz düzenlediği
saldırılarda siviller öldürülmeye devam ediyor.’
Bin Habtur, Siyonist rejimin katılımıyla Yemen’e karşı
işgalci koalisyonun Kızıldeniz’deki tatbikatı hakkında da şunları söyledi: ‘Bu
tatbikatlar, ev sahibi ülkelerin stratejik bakış açısını yansıtmaktadır. Bütün
bölgeyi korkutmak istiyorlar ve biz de bu bölgenin bir parçasıyız.
İşgalci ülkeler bize “Batı dünyası bizimle, onların paraları
var, silah ve mühimmat alıyorlar” demek istiyorlar. Bu sadece bir tür
gözdağıdır. Onlar, ABD’nin desteğiyle Kızıldeniz’in bir İsrail-Suudi gölü
olduğunu söylemek istiyorlar.’
Bin Habtur, dört yıl önce el-Hudeyde’deki Ayn İsa limanı
açıklarında demirlenen Safar tankeriyle ilgili ilk anlaşmanın haberine ilişkin
olarak şunları söyledi: San’a, geçtiğimiz günlerde bu gemi için Birleşmiş
Milletler’e bir plan sundu ve bu planın yanıtını bekliyoruz.’
Yemen’in el-Hudeyde eyaletindeki Ras Isa limanı yakınlarında
yaklaşık beş yıldır demirleyen Safar tankeri, bir milyon varilden fazla hafif
petrol içeriyor.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti yetkilileri, daha önce büyük
bir çevre felaketi konusunda uyarmış ve Safar tankerinin kötüleşen durumu ve
gemiden tekrar petrol sızıntısı ihtimali nedeniyle Yemen ve bölge için daha
büyük bir tehdit oluşturduğunu söylemişlerdi.
