saray raporu” başlıklı yazısında, Sayıştay’ın raporlarını değerlendirdi.
Öztürk, Sayıştay’ın denetimlerinde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili bir çok konunun
raporlara geçirilmediğini ileri sürdü.
Cumhurbaşkanlığının mali tablolarının şeffaf olmadığını
söyleyen Öztürk yazısında şunları kaydetti:
“Sayıştay Başkanlığı tarafından yapılan denetimlerde,
Cumhurbaşkanlığı ile ilgili birçok konu raporlara geçirilmiyor. Sayıştay
raporlarında, sarayın mali tablolarının şeffaf olmadığı, personel sayısının
belirtilmediği, Sayıştay’ın uygun görüş verdiği mali tablolar her yıl rapor
ekinde olurken son yıl rapordan ayrıldığı anlaşıldı. Bu durum,
Cumhurbaşkanlığı’na da Sayıştay’ın güvenirliğine de zarar veriyor.
Diğer ülkelerde olduğu gibi Sayıştay’ın kuruluş amaçları
arasında, halkın vergilerinin halk adına tarafsız ve bağımsız şekilde
denetlenmesi, raporlanması yer alıyor. Sayıştay denetçileri görevlerini
korkusuzca yapmaya çalışıyor. Hangi siyasi partiden olursa olsun, denetledikleri
belediyedeki sorunları raporlarına taşımaya gayret ediyorlar. Sayıştay uzman
denetçiliğinden emekliye ayrılan konuştuğum uzmanlar, “Raporlarda, AKP’li
belediyeler gibi CHP’li, HDP’li, hatta kayyumla yönetilen belediyelerin de
eksikleri var” görüşünde.
SARAY RAPORUNDA YOK
Emekli uzmanlar, Cumhurbaşkanlığı sarayı ile ilgili raporlar
üzerinde yaptıkları değerlendirmede yer alan bazı bölümleri SÖZCÜ’ye şöyle
açıkladılar:
“Sayıştay’ın web sayfasından sizler de bakın. En küçük
belediyede bile onlarca usulsüzlüğü ve kamu zararını raporuna taşıyan
Sayıştay’ın, 3 milyarı aşan bütçeye sahip Cumhurbaşkanlığı’na ilişkin tek bir
madde tespitinin olamaması ilginç değil mi? Üstelik 2014’ten bu yana
Cumhurbaşkanlığı’na ait tüm raporların tek bir madde bile içermemesi anlaşılır
bir şey midir? Bunun hesabını TBMM’de soran bir muhalif parti, bir milletvekili
gördünüz mü?
ÖNLENEMEYEN YÜKSELİŞ
Sayıştay raporlarının ekinde Cumhurbaşkanlığı’nın mali
tabloları yer alıyor. Sayıştay denetlediği kurumların beyanı olan bu tablolara
bağımsız bir gözle bakıp görüş veriyor. Böylece burada yer alan tutarlar
Sayıştay tarafından bir nevi doğrulanmış oluyor. Sayıştay tarafından mali
tablosu onanmış olan Cumhurbaşkanlığı’nın mali verilerine göz atalım:
Rapora göre 2014 yılında sarayın toplam bütçe harcaması
244.6 milyon iken bu tutar her yıl aratarak 2019’da 3.6 milyara ulaşmış.
2014’teki personel gideri 44.1 milyon iken, 2019’da bu tutar 258.3 milyon
olmuş. Sarayın nerelere transfer ettiğini rapordan öğrenemediğimiz cari transferler
tutarı ise 2.1 milyondan, 388.5 milyona yükselmiş. Mal ve hizmet alımları 75.3
milyondan 1.8 milyara fırlamış. Özetle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi
sonrasında sarayın harcamalarındaki artış için biraz daha vergi vermeniz
gerekiyor. Tabii bahsettiğimiz bu rakamlara örtülü ödenek, diğer kurumlardan
aktarımlar ve saraya doğrudan bağlı diğer tüzel kişiliğe sahip kurumların
harcamaları dâhil değil.
TABLOLAR ŞEFFAF DEĞİL
Ne Sayıştay raporları ne de ekinde yer alan mali tablolar
halkın anlayacağı tarzda veriler içermiyor. Anlayabilmek için adeta mali
tabloları analiz eden yetkin kişiler olmanız gerekiyor. Oysa Sayıştay raporları
en azından milletvekillerinin bilgi sahibi olabileceği açıklıkta olmak zorunda.
Örneğin bütçeden cari transfer adı altına yapılan aktarımlar
2017’de 11.5 milyon iken 2018’de 40.3 milyona, 2019’da ise 388.5 milyona
yükselmiş. Bu transferler neden yükselmiş, kime hangi kişilere, hangi
derneklere, vakıflara, sandıklara transferler yapılmış anlamak mümkün değil. Ne
bunları açıklayan tek bir satır dipnot var, ne de Sayıştay raporunda bu durumu
izah eden en ufak bir açıklama. Adeta ‘denetleniyor’ imajı vermek için konulmuş
göstermelik tablolar ve boş bir rapor söz konusu. Sayıştay’ın, 6 yıldır bu
denetimsizlik ayrıcalığı sürüyor.
RAPOR NİÇİN AYRILDI?
2014 yılından beri Sayıştay, Cumhurbaşkanlığı raporlarını
boş olarak yayınlasa da en azından son yıla kadar raporun ekine uygun görüş
verdiği mali tabloları koyuyordu. Basınımız da Sayıştay’ın ibra ettiği rapor
ekindeki bu tablolardan bazı verileri yorumlayarak haber yapıyordu.
Gülünç ama boş rapordan haber çıkarmaya gayret ediyordu.
Sayıştay yöneticileri bundan bile rahatsız olmuş olacaklar ki artık mali tabloları
bile rapordan ayırma yoluna gitmişler. Neden Sayıştay’ın uygun görüş verdiği
mali tablolar her yıl rapor ekinde olurken son yıl rapordan ayrıldı?
PERSONEL BİLİNMEZLİĞİ
Sayıştay’ın bütün raporlarına bakın, tümünde o kurumdaki
personele ve sayılarına ait tüm veriler vardır. Örneğin Sağlık Bakanlığı’na ait
rapordan bakanlıkta 646.068 personel olduğunu görürsünüz. Hem de tüm unvan ve
sayıları ile. Aynı şekilde Diyanet’in merkez teşkilatında 1.402, taşrasında
102.081, yurt dışında ise yaklaşık 2000 personel istihdam edildiğini
görürsünüz. Ama sadece sarayın personel sayılarını bulamazsınız.
Sayıştay’ımızı daha da güçlü ve saygın kılmak başta Sayıştay
yönetiminin görevidir. Bu görev, o güzel tabirimizle ‘tüyü bitmemiş yetime
verilecek hesaptır.”
