Nasrullah, Çarşamba akşamı ” Şeyh El Gâzi Ahmed El Zeyn’in vefatı
yıldönümü dolayısı ile yaptığı konuşmasının bir bölümün de Yemen savaşına
değindi. Seyyid Hasan Nasrullah Yemen’e karşı savaşı başlangıç, mevcut durum ve
geleceği, vizyon olarak üç aşamaya ayırdı. Suudi koalisyonun Yemen’e karşı
savaşı 26 Mart 2015’ten itibaren başladı. Şimdi de bu savaş yedinci yılına
girmiş bulunuyor.
Suudi koalisyonu
yandaşları ve muhalifleri savaşın başlangıcı hususunda farklı nedenler ileriye
sürmektedirler. Seyyid Hasan Nasrullah
savaşa karşı olan bir şahsiyet olarak bu savaşın Suudi Koalisyonu tarafından
başlatılmasının nedenini Riyad’ın Yemen gelişmelerine fırkacı bakışı olarak
açıkladı.
Suudi Arabistan temelde Batı Asya bölgesini makro
perspektifte Şiiler ve Sünniler olarak ikiye ayırıyor. Ayrıca bölgedeki
herhangi bir Şii gruba veya ülkeye de karşıdır. Bu Suudi görüşünde Bahreyn,
Suudi Arabistan’ın doğu bölgesi, Yemen, Nijerya, Irak veya İran arasında hiçbir
fark yok. Bu ülkelerin her birinde ve Suudi Arabistan’ın doğu bölgesinde, Suudi
hükümeti Şii karşıtı bir yaklaşıma sahiptir.
Aynı şey Yemen için de geçerli. Suudi hükümeti, 2011 yılında
Ali Abdullah Salih’in diktatörlüğüne karşı Yemen halk hareketinin başarıya
ulaşmasını önlemek için elinden geleni yaptı ve nihayet Şubat 2012’de yapılan
hileli seçimler ve Abd Rabe Mansur Hadi’nin göreve başlamasıyla hedefine
ulaştı. 2014 yazında Yemen halk hareketinin yeniden başlaması ve Mansur Hadi’nin
sonunda Yemen’den kaçmak zorunda kalmasının ardından Suudi Arabistan, Şiilerin
ülkede güç kazanmasını önlemek için Yemen’e saldırıyı gündeme getirdi.
Seyyid Hassan Nasrullah bu hususta şöyle diyor: “Suudi rejimi Yemen’e karşı savaşa
belirli bir boyut kazandırmak istedi. Dolayısıyla Suudi müftüsü, Yemen
işgalinin başında bu savaşın Sünniler ve Şiiler arasında bir savaş olduğunu
söyledi.”
Seyyid Hassan Nasrullah’ın bakış açısına göre bir başka
önemli nokta da Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı savaşta bir şekilde
Siyonist-Amerikan ekseninin tuzağında sıkışıp kalmış olmasıdır. Aslında Batı
Asya’da mezhepçiliğin teşviki, Siyonist-Amerikan ekseninin izlediği bir
politikadır.
İranofobi bu mezhepçiliğin bir parçasıdır. Yemen’e karşı
savaş ve Yemen halkının desteğiyle Şii bir grup olan Ensarullah ile yüzleşmesi
de bu mezhepçiliğin bir başka parçasıdır. Nasrullah bu hususta şöyle dedi:
“Yemen’e karşı savaşın Şiiler veya Sünnilerle ilgisi yok, ancak ABD ve
bölgeye yönelik komploları tarafından hedef olarak belirlenmişti.
Siyonist-Amerikan ekseninin elinde kalan son silah, bölgede fitne
çıkarmaktır.”
Bu konu daha önce Yemenli Ensarullah hareketi Genel
Sekreteri Abdul Melik el Husi tarafından savaşın altıncı yılının sonunda
gündeme getirilmişti.
Yemen’deki Hizbullah genel sekreteri Çarşamba gecesindeki
konuşmasında Yemen savaşının mevcut durumuna da değindi. Bu açıklamanın en
önemli yanı, düşmanların durumu bir şekilde değiştirip, Ensarullah’ı artık
savaşın sona ermesine karşı çıkan ve Suudi Arabistan’ın bu savaşı bitirmek
istediğini göstermeye çalışmalarıdır.
Suudi Arabistan, son
altı yıldır Yemen’de savaş suçları işliyor ve şu anda savaş alanında baskı
altında kalmıştır. Yemen ordusu ve halk komiteleri savaşta üstün
eli elinde bulundurmaktadır. Ancak Suudi hükümeti, Amerika Birleşik Devletleri
ve Birleşmiş Milletler tarafından da desteklenen bir ateşkes planı önerdi.
Bu öneride Yemen’e karşı savaşın bitmesi değil, Sana
hükümeti ile ateşkes söz konusudur. Bu da Sana hükümeti tarafından kabul
görmemiştir. Sana hükümeti kuşatmayı ve savaşı sona erdirme konusunda
ısrarcıdır. Hizbullah genel sekreteri bu
hususta şöyle dedi: “Yemendeki mücahitlere karşı medyatik ve siyasi savaş
başlamıştır. Bundan güdülen amaç, savaşın görüntüsünü yanlış çizmek ve
Suudilerin ateşkes istediğini, ancak Ensarullah’ın savaşı durdurmayı
reddettiğini söylemektir. Yemenli kardeşlere teklif edilen, düşmanlıkların sona
ermesi değil, ateşkes idi ve Yemen’e karşı savaşın geri kalan biçimleri
(topyekün kuşatma gibi durumları) devam edecek. Bu büyük bir numara. Yemenli
çocuklar bile bu büyük aldatmacaya aldanmıyorlar. Ben ise Amerikalılara ve
Suudilere zamanınızı boşa harcadıklarını söylüyorum.”
Seyyid Hassan Nasrullah’ın konuşmasının son kısmı savaşın
vizyonu ile ilgiliydi. Hizbullah Genel Sekreteri’ne göre Yemenliler üstün
konumda ve savaşın devamı Suudilerin çıkarlarına hizmet etmiyor. Bu nedenle
Seyyid Hasan Nasrullah Suudilere seslendi ve “Suudi hükümetine zamanınızı
boşa harcamayın, numara size hiç fayda sağlamaz. Gidin ve savaşı ve kuşatmayı
bitirin” ifadelerinde bulundu.
