Şiileri Mezhepçilikle Suçlamanın Perde Arkasındaki Gerçekler

rasthaber

Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası  Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde  Şiilerin ve Direniş Cephesi’nin hedeflerine değinerek şu hususlara dikkat çekti:

Çoğu Müslüman, müstekbir güçlerin ve onların İslam dünyasındaki uzantılarının İran üzerinden Şii ağırlıklı Direniş Cephesi’ni mezhepçi ilan etmelerinin arkasındaki gerçek planı göremiyor.

Şiilerin ve Direniş Cephesi’nin hedefi nedir; neden Irak, Suriye Yemen, Bahreyn, Lübnan, Filistin gibi ülkelerde savaşıyorlar? Kime hizmet ediyorlar? Ne için savaşıyorlar?

Şiiler inançları gereği müslüman ve mustazafların/ezilen halkların haklarını savunmak ve ellerinden hakları alınanların yanında olmak için istikbara/emperyalizme karşı direniş ve mücadele edilmesi gerektiğini savunuyor.

Şiiler, istikbara karşı mücadelenin sadece İslam şemsiyesi altında vahdet ve kardeşlik ile yapılabileceğine inanıyor. Hangi mezhepten olursa olsun, hangi ırktan olursa olsun, nerde yaşarsa yaşasın halkları küresel adalet, emniyet ve huzuru kavuşturacak İslam’ın şemsiyesi altında toplamaktır.

Şiiler, müslüman ve mustazafların din şemsiyesi altında insani ve İslami değerlere sarılarak “küresel adalet ve küresel direniş“ sağlamalarını istemektedir.

Şiilerin hedefi İslam medeniyetini kurmak ve yeryüzüne hakim kılmaktır; bütün halkların ancak İslam şemsiyesi altında adalet, emniyet ve huzur bulacaklarına, ellerinden alınan haklarına ve kardeşce yaşamaya ancak böyle ulaşacaklarına inanıyor, bu da Batı kültürünü hakim kılmak isteyen istikbarı rahatsız ediyor ve bundan dolayı da Şiiler mezhepcilik iftirasına maruz kalıyor.

Peki istikbara karşı mücadele nasıl olmalıdır?Bazı müslümanlar, istikbarın söylemlerini kullanıp Batı ile ittifak kurarak Amerika’nın iddia ettiği “demokrasi ve barışı“ dünyaya getireceklerini düşünüyorlar.

Şiiler ise, tarih boyunca istikbara karşı mücadele verip öz Muhammedi İslam’ı günümüze kadar canlı getirmiştir. Günümüzde müslüman ve mustazaf halkları istikbara karşı uyandırdıği için istikbar en güçlü olduğu bu asrımızda bundan rahatsız olmakta ve müslümanlar arasına mezhepcilik fitnesini sokarak direnişci müslümanların saflarını bölmek istiyor. Malesef bazı basiretsiz müslümanlar da buna kanarak düşmanın oyununa alet olmaktadırlar.

Şiilerin inançları Kur’an, Nebevi Sünnet ve Ehlibeyt kaynaklı olduğu için Emevi ve Abbasi kaynaklı din anlaşıyına sığınmış olanlar, Şiilerin evrensel ilahi söylemlerinden rahatsız olmaktadırlar. Bundan dolayı sözlerini Amerika’nın yazdığı, notalarını siyonistlerin bestelediği “mezhepcilik şarkısını“ malesef bu tür müslümanlar seslendiriyor.

Müstekbir güçler direniş cephesi karşısında yenilgi aldıkca agresifleşiyor, saldırganlaşıyor ve zalimleşiyor.Ancak ne yaparlarsa yapsınlar başarılı olamayacaklar.

Direniş cephesinde din derdi olan, adalet ve hak peşinde olan müslümanlar ileride daha fazla saldırıya maruz kalacaklardır. Çünkü istikbar gün geçtikce daha fazla darbe alacaktır.

Onların bir planı var, Allah’ın da bir planı, Allah nurunu tamamlayacak müstekbirler ve uşakları istemese de.

Rasthaber/ Berlin

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın