Rasthaber – Avukat Figen Albuga Çalıkuşu, 2019 yılında THK’nin saf dışı
bırakıldığı ihaleyle kurumun söndürme uçaklarının bakımı için gerekli paranın
altı katı harcandığı gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’nin de
aralarında bulunduğu görevliler hakkında suç duyurunda bulundu.
T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, Avukat Figen
Albuga Çalıkuşu, 2019 yılında THK’nin saf dışı bırakıldığı ihaleyle kurumun
söndürme uçaklarının bakımı için gerekli paranın altı katı harcandığı
gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.
Çalıkuşu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bakan
yardımcıları, Orman Genel Müdürü ve yardımcıları ile 2019 tarihli yangın
söndürme ihale şartlarını hazırlayan, onay veren kamu görevlileri hakkında suç
duyurusunda bulundu. Çalıkuşu, bu isimlerin, görevi kötüye kullanma, bilinçli
taksir ile orman yangınına, can ve mal kaybına neden olmak suçlarından
soruşturulmalarını istedi. Dilekçede, Türk Hava Kurumu’nun 2019’dan itibaren
söndürme ihalelerinde saf dışı bırakıldığı belirtilirken, bu boşluk nedeniyle kiralanan
uçaklara, kurumun uçaklarının bakımı için gerekli paranın dört katı kadar
masraf yapıldığı savunuldu.
Çalıkuşu, Ankara Başsavcılığı’na yönelik dilekçesinde, 10
Temmuz 2018 Tarihli ve 30474 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ni anımsattı.
Buna göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, “Ormanların
korunması, geliştirilmesi, işletilmesi, ıslahı ve bakımı, çölleşme ve erozyonla
mücadele, ağaçlandırma ve ormanla ilgili mera ıslahı konularında politikalar
oluşturulması amacıyla çalışmalar yapmak” ile görevli olduğunu belirtti.
Dilekçede, kararnameye göre, “Ormanların
geliştirilmesini, usulsüz ve kanunsuz müdahalelere, tabii afetlere, yangınlara,
muhtelif zararlılara karşı korunmasını ve gerekli kontrolleri sağlamak”
görevinin bakanlığa ve Orman Genel Müdürlüğü’ne verildiği kaydedildi.
Dilekçede, şöyle devam edildi:
“2019 yılına kadar Orman Genel Müdürlüğü, 9 uçağı olan Türk
Hava Kurumu ile çalışmıştır. Türk Hava Kurumu; 1929 yılında Uluslararası
Havacılık Federeasyonu (FAI)’ye tam üye olmuştur. Aynı zamanda Türkiye’deki
Havacılık Federasyonu Yetkilerini de taşımaktadır. 5 Ağustos 1925 tarihinden
itibaren ‘kamu yararına çalışan dernek’ statüsündedir. Merkezi Ankara’dadır.
Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu THK’nın manevi koruyucularındandır.
Cumhurbaşkanı onursal başkanıdır, Kuvvet Komutanları, Ankara Valisi doğal
üyeleri arasında bulunmaktadır.
2019 yılında yangın söndürme ihalesini, yönetimine kayyum
atanmış THK ile CMC Savunma Sanayi A.Ş isimli şirketin aldığı
görülmektedir. THK’nın sadece işletme
ruhsatı ve uçakların bakımına destek olup küçük bir komisyon alacağı ama asıl
gelirin, CMC Savunma Sanayi A.Ş. tarafından tahsil edileceği bilgisi
bulunmaktadır.
İsmi geçen şirket 15.01.2019 tarihinde kuruluşu tescil ve
ilan edilmiştir. Tek ortaklı şirketin sermayesi 100 bin TL’dir. 25 bin TL si
ödenmiş, geri kalan kısmın ödenmesi taahhüt edilmiştir. Havacılık ve yangın
söndürme iştigal konusuna ait tecrübe ve birikimine, olumlu referanslarına dair
bir bilgiye ulaşılamamaktadır.
THK uçakları ve pilotları saf dışı bırakılan ve CMC Savunma
Sanayi A.Ş iş ortaklığında kurulan sistemde Rusya’dan 3 uçak kiralanmıştır.
THK’nın bakımı yapılmış uçuşa hazır 5 uçağı ihaleye sokulmamış, ihale
koşullarına göre, 3 Rus uçağına günlük 1.3 milyon lira, 153 gün için toplam 203
milyon lira ödenmesine kararlaştırılmıştır.
Bu gün dolar kuru karşılığı ödenecek rakam 23 milyon 882 bin 352
USD’dir. THK kayyum başkanı ise THK uçaklarını kaldırmak için 4 milyon dolarlık
bir yatırma ihtiyaç olduğunu bildirmiştir.
THK’nın devreden çıkarılmasıyla yangınların tahrip gücünün
arttığı görülmektedir. Altısı uçabilir dokuz uçağı olan THK’nın en son görev
yaptığı 2018 yılında 5,3 bin hektar orman yanarken 2019’da 11,3 bin hektar,
2020’de ise 20,9 bin hektar ormanlık alan zarar gördüğü bilgisi verilmektedir.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin açıklamasında; 2020 yılında ülke
genelinde 3 bin 399 adet orman yangını meydana geldiğini ve 20 bin 971 hektar
orman alanının zarar gördüğünü bildirmiştir. Bakan açıklamalarına göre, 01 Ocak
2015 tarihinden 31 Aralık 2019 tarihini kapsayan 5 yıllık süreç zarfında da 12
bin 604 adet orman yangını neticesinde 41 bin 344 hektar orman alanının zarar
gördüğü belirtilmiş, Bakan’ın güncel olarak verdiği 2020 yılını kapsayan
rakamlarından orman yangını sayısı önceki 5 yılın ortalamasına göre yüzde 34
artarken zarar gören alan miktarının ise yüzde 153 arttığı anlaşılmıştır.
28 Temmuz 2021 tarihinde Manavgat ilçesinde başlayan
yangınlarda, Antalya Manavgat’,a Muğla,
İzmir, Osmaniye, Mersin, Adana, Çanakkale, Kayseri, Edirne, Kütahya, Aydın,
Kilis, Kocaeli, Kastamonu, Sakarya, İstanbul, Hatay, Bursa, Diyarbakır,
Karaman, Balıkesir, Manisa, Bingöl, Kırklareli, Bilecik, Şanlıurfa, Bitlis,
Kahramanmaraş, Çorum, Isparta, Manisa
illerinde çıkan yangınlar eklendi ve eklenmeye halen bu gün de devam
etmektedir. Ülkemizin maalesef her yıl
orman yangınları olan bir ülke olduğu her bir yurttaşın malumudur. Ölen
insanlarımız, hayvanlarımız, ormanlarımız, orman içi canlıları kısacası
ciğerimiz yüreğimiz yanmakta, büyük bir üzüntü ve çaresizle izlemekteyiz.
Böylesine ciddi yangın tehdit ve tehlikesi altına bir ülke
iken, Türkiye’de devlete bağlı birimlere ait envanterlerde, havadan yangın
söndürmede kullanılan bir araç bulunmadığı bildirilmiştir. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli 2019
yılında yangın filosu kurulacağını söylemiştir. Ama halen kurulmamıştır. 2021
yılında Türkiye gelişmiş teknolojiye sahip bir filoyu kurabilecek durumda bir
ülkedir. Cumhurbaşkanı 31 Temmuz Cumartesi günü yaptığı açıklamada da bir
yangın filosu çalışmasının yapılacağını bildirmiş, devamla, ‘yangın uçağı
konusunda sıkıntı olduğunu’ ve uçak konusundaki sıkıntıların ana sebebinin de;
THK’nın filosunu ve teknolojisini yenileyememiş olduğunu ifade etmiştir. Bu
ihtiyaç şimdilik ihaleler yoluyla karşılanmaktadır. Sonuç olarak bu gün
Türkiye’nin, 2021 yılında yapılan ihalelere göre sadece 3 adet amfibik kiralık
uçağı vardır.
THK gibi yılların köklü bir kurumunu devre dışı bırakacak
bir ihale neticesinde yeni sisteminin sadece 3 uçaktan ibaret tutulması en
basitinden görevi kötüye kullanmaktır.
THK elinde 9 uçak vardır ve kendi ifadelerine göre 4 milyon
dolarlık yatırıma ihtiyaç vardır. THK Cumhurbaşkanlığı, Bakanlar Kuruluna bağlı
bir dernektir. Doğal üye yapısı İtibarıyla 1925 yılından bu yana görev yapan 9
uçağı olan bir kurum için 4 milyon dolar harcamak yerine 3 kiralık uçağa 23
milyon dolar vermekle en etkili önlem ve müdahale sağlanamayacağı ayan beyan
ortadadır.
THK Onursal Başkanı olan Cumhurbaşkanı tarafından başka
ülkelerden uçaklar istendiği ve uçakların geleceği bilgisinin verilmiş olması
da bu hukuksal gerçeğin ve yetersizliğin teyidi cümlesinden önemli esaslı delildir.
Son olarak Pazar gecesi geç saatlerde Avrupa Birliği’ne acil yardım isteği ile
müracaat edilmiştir. Tüm bu neden ve gerekçelere göre bildiğimiz sorumlu
şüpheler ve Savcılığınız tarafından saptanacak diğer şüpheliler hakkında cezai
soruşturmaya başlanılmasına ve ceza davalarının açılmasına karar verilmesini
dilerim.”
