iyi ilişkilerin ve işbirliğinin ehemmiyetine işaret ederek Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyareti ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es Sisi ile
görüşmesinin iki ülke açısından da yeni bir dönemin başlangıcı olduğunun altını
çizdi.
Şukri, Türkiye-Mısır ilişkilerine ilişkin yanıtladığı
soruya, “İşbirliği alanları bulacağımızı ve çıkarlarımızla ilgili
kurabileceğimiz verimli diyalogun daha iyi koşullar oluşturmak için bir fırsat
olacağını umuyoruz” cümleleriyle yanıt vererek iki halk arasındaki uzun
tarihi bağın siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda daha üst düzeyli bir
koordinasyon ve işbirliğinin gerekliliğini haklı çıkardığını vurguladı.
Her iki cumhurbaşkanının da bakanlarına ortak çıkarlar
çerçevesinde bölgenin istikrar ve güvenliği için daha etkili bir şekilde
çalışmaları konusunda talimat verdiğini hatırlatan Şukri, Türkiye ve Mısır’ın,
daha verimli bir ilişkinin başlamasıyla bölgedeki zorlukların üstesinden el
birliğiyle gelebileceklerini umduğunu dile getirerek, “İşbirliği alanları
bulacağımızı ve çıkarlarımızla ilgili kurabileceğimiz verimli diyalogun daha
iyi koşullar oluşturmak için bir fırsat olacağını umuyoruz” sözlerini
kaydetti.
‘Filistin topraklarını boşaltmak, uluslararası hukukun
ihlalidir’
Gazze’deki en önemli sorunlardan birinin, ‘uluslararası
hukuka aykırı’ olarak Filistinlilerin yerlerinden edilme meselesi olduğuna
dikkati çeken Şukri, “Filistin davasını tasfiye etmek veya Filistin
topraklarını boşaltmak amacıyla sakinlerinin Mısır veya Ürdün gibi ülkelere
gönderilmesi planları ve çalışmaları, kabul edilemez ve uluslararası hukukun
ihlalidir” dedi.
Şukri, Gazze’deki trajik durumun sona ermesi ve acil bir
ateşkesin sağlanması için Türkiye dahil Arap ve Müslüman ülkelerle gayret
gösterdiklerini belirterek Gazze’deki Filistinlilerin ihtiyaçlarının
karşılanması için gerekli insani yardımın sağlanması ve esirlerin serbest
bırakılması amacıyla da çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) daimi
üyeleri olmak üzere, birçok uluslararası ortakla iletişim halinde olduklarını
aktaran Şukri, “21. yüzyılda benzeri görülmemiş ve 20 binin üzerinde kadın
ve çocuğun hayatını kaybettiği bu yıkıcı savaşın bitmesi ve Filistinli
kardeşlerimizi bundan kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapmaya devam
edeceğiz” ifadesini kullandı.
‘Ramazandan önce ateşkesin gerekliliğine inanıyoruz’
İsrail’in Refah’ta herhangi bir askeri faaliyette
bulunmaması gerektiği konusunda uluslararası alanda fikir birliği olduğunu
belirten Şukri, “Şu anda yaklaşık 1,4 milyon insanın toplandığı bölgede
herhangi bir askeri saldırının şüphesiz ki, şimdiye kadar gördüğümüzden çok
daha büyük çapta insani duruma, can kaybına yol açacaktır”
değerlendirmesinde bulundu.
Şukri, sivillerin güvenliğini sağlayarak İsrail’in askeri
operasyon yapmasına imkan verecek bir plandan bahsetmenin uygun olmadığını
belirterek Ramazan ayında Filistinlilere karşı askeri faaliyetin durması
gerektiğine dair değerlendirmelerde bulundu.
Şukri, ateşkesin derhal ilan edilmesi yönünde devamlı
çağrıda bulunduklarını hatırlatarak “Bunun üzerinde çalışıyoruz, her türlü
çabayı göstermeye devam edeceğiz. Tehlikeler ve düşmanlıkların sona erdirilmesi
ihtiyacı konusunda gerekli esnekliğin ve anlayışın olacağını ümit
ediyoruz” dedi.
