gazetesinin baş editör yazısında, batı medyasının Suriye seçimlerine dönük
tepkileri kaleme alındı.
Yazıda, Avrupa medyasının Suriye seçimlerinde iki özelliğini
dışa vurduğu, bunlardan birinin ABD’nin öncülüğündeki “ezbercilik”,
ikincisininse “Avrupa ülkelerinin adalet duygusu yoksunluğu” olduğu
belirtildi. Avrupa ülkelerinin bu tepkilerinde Filistinlilerin Siyonizm’e karşı
direnişinin ve bazı grupların Suriye krizindeki pozisyonlarını yeniden
değerlendirmelerinin belirleyici olduğu kaydedildi.
Bugün ihtiyaç duyulan şeyin, krizlerden ve krizlerin
gelişimindeki iç ve dış faktörlerden ders çıkarmak ve bu derslerden fayda
sağlamak olduğu belirtilen yazıda Suriye’de görülecek bir sonraki aşama için
gerçekçi bir analiz geliştirilmesi gerektiğine işaret edildi.
Suriye’deki tüm siyasi, toplumsal ve etnik unsurların
güçleri, zayıflıkları ve önceliklerinin belirlenmesi gerektiği kaydedilen
yazıda, önceliğin tek kelimeyle direnmek olarak özetlenebileceği vurgulandı
Yazıda, Suriye’nin öncelikleri şöyle sıralandı:
- Suriye’deki Siyonist, ABD ve Türk işgaline direnmek
- Suriye toprağı ve halkının bölünmesine direnmek ve bunların
birliği için çalışmak - Suriye’nin egemenliği ve birliğini, halkın siyasi ve
demokratik tercihlerini garanti altına almayan tüm yerleşimlere direnmek - Suriye halkı içinde mezhepsel, dini ve etnik çatışma yaratma
girişimlerine kapsamlı ulusal diyalog yoluyla direnmek - Suriye düşmanları için “Truva atı” niteliğindeki
herhangi bir “yeniden inşa” senaryosuna direnmek - Yurt meselelerine dönük şüpheli odaklar tarafından
körüklenen herhangi bir anlaşmazlık ve umutsuzluğa karşı yoksul ve orta gelirli
gruplara yönelik hızlı tedbir paketleri yoluyla direnmek
Yazıda, söz konusu gerçekçi değerlendirmelere Suriye
Birleşik Komünist Partisi’nin de katkı koyduğu kaydedildi.
