Suriye: Siyonizme Karşı Savaşan Tüm Ülkeler Doğal Müttefikimiz

rasthaber
Rasthaber –  Suriye BAAS Partisi Milletvekili ve Arap Öğrenci Birliği
Başkanı Nidal Ammar, seçim zaferinin ardından Ulusal Kanal’a konuk oldu. Gece
Görüşü programında Deniz Çağlayan’ın sorularını yanıtlayan Ammar, dikkat çeken
açıklamalar yaptı.

Ammar, “Suriye halkı seçimlerle birlikte Batı’ya net bir
mesaj gönderdi. Halkın iradesinin tüm baskılardan, tüm ambargolardan daha büyük
olduğunu gösterdi” ifadelerini kullandı. Yeni dönemde Suriye’nin inşasına
odaklanacaklarını belirten Ammar, ülke dışındaki tüm Suriyelileri evlerine
dönmeye davet etti.

Ammar, Türkiye’ye de bir mesaj göndererek “IŞİD, El Nusra ve
PKK gibi Amerikan taşeronlarını temizleyeceğiz. Bu savaşta, Amerikan
emperyalizmine ve İsrail siyonizmine karşı savaşan tüm kuvvetler bizim doğal
müttefikimizdir. Bu mücadelede bölge ülkeleriyle ittifaka hazırız. Tek
koşulumuz ortak hareket etmektir” ifadelerini kullanırken, “Türk halkından
şunu istiyoruz: Türk halkı, hükümetinin yaptığı yanlışlardan geri dönmesi için
siyasilere baskı yapmalıdır. Biz, eskisi gibi kardeşçe ilişkiler kurmak
istiyoruz ve bu zamanla olacaktır. Türkiye, maalesef Suriye’deki harekat alanlarında
işgal ettiği topraklarmış gibi davranıyor. Bu kabul edilebilir bir davranış
değildir” dedi.

“SURİYE’DE KARARI SURİYE HALKI VERİR”

Aydınlık’ın aktardığına göre, Humus Milletvekili Nidal
Ammar, şu mesajları verdi:

“Suriye 10 yıldır yaşadığı bütün savaş ve ambargo
koşullarına rağmen, anayasal sistemini korudu. Çünkü Suriye bir hukuk
devletidir. Bu seçim Suriye halkının, Suriye Arap Ordusu’nun zaferiyle eş
olarak kazandığı bir sivil zaferdir. Sayın Cumhurbaşkanı Beşar Esad bu
seçimlere girerken tüm Suriyelileri ülkenin yeniden inşası için daha fazla
çalışmaya davet etti, Suriye halkı da biz sizin hedeflerinize evet diyoruz
dedi. Seçimde üç aday vardı ve halk Beşar Esad’a yüzde 95.1 oy vererek O’na ne
kadar güvendiğini gösterdi. Biz bu seçimde Amerika Birleşik Devletleri’ne,
Avrupa Birliği’ne ve Batı’ya ‘Suriye’de kararı Suriye halkı verir, bütün yetki
halkın kararındadır’ mesajını ilettik. Mesajımızın devamı şuydu: Hiçbir baskı
ve ambargo, Suriye halkının kendi geleceğiyle ilgili karar vermesinden geri
adım atmasını sağlayamaz. Halkın iradesi bütün baskıların üzerindedir. Bakın
insanlar günlerdir kutlamalar yapıyor. Bu mutluluğun nedeni; kendisiyle 10 yıl
savaşan, kendisinin yanında duran, direnen bir cumhurbaşkanının bundan sonraki
mücadelede de başarılı olacağına duyulan inançtır.

Sayın Cumhurbaşkanı dedi ki; Önümüzdeki dönem daha fazla
çalışarak ülkenin yeniden inşasının ve ambargolara karşı dimdik kalarak
direnmenin dönemidir. Suriye halkı şundan emin ki; önümüzdeki dönem Suriye’nin
topyekûn bağımsızlığa kavuşacağı, savaşın duracağı ve yeniden yapılanmak için,
sanayiyi güçlendirmek için bir çalışma seferberliğinin başlayacağı dönem
olacak. Suriye halkı da daha çok çalışacak. Suriye halkı tüm dünyaya biz
kararımız verdik, artık ambargoları kaldırın ve bu savaş bitirin mesajı verdi.
Ayrıca Suriyeliler, ülke dışında baskı altında oy kullanamayan vatandaşlarına
da ‘Ülkeniz burada… Sevgiyle, barışla sizi bekliyor ve ne zaman isterseniz geri
gelebilirsiniz… Kendi ülkeniz size daima açık’ mesajını iletti. Bu gerçekten
önemli bir mesajdı. Cumhurbaşkanımızın her alanda bir an önce çalışmaya
başlayacağız sözleri de Suriyelilerin geri dönmesi için çalışmaların
başlayacağını kapsıyordu.

 “Biz Batı basınının
bu seçimlere ilişkin bir dezenformasyon kampanyası yürüteceğini biliyorduk.
Bunlar Suriye halkı için kesinlikle yok hükmündedir. Suriye halkı, bu ülkelere
karşı 10 yıl boyunca savaştı ve kazandı. Dolayısıyla Batı’nın böyle bir kampanya
yürütmesi çok doğal. Biz seçim öncesi Arap parlamentolardan yetkilileri
ülkemize davet ettik ve onlar da geldiler, bütün seçim bölgelerinde gözlem
yaptılar. Meydanlarda halkın ne kadar istekli bir şekilde seçimlere katıldığını
gördüler ve bunu da açıkladılar. Fakat bunu Batı medyasında göremezsiniz. Bu
Arap ülkeleri tarafından da kayıt altına alınmış, açık ve özgür bir seçimdir.
Suriye halkı bu seçim zaferiyle birlikte herkese, kalbinden gelerek yasalara
uygun şekilde başkanını seçtiğini, gösterdi. Suriye’nin iç işlerine kimsenin
karışamayacağı mesajını net şekilde iletti. Suriye halkının bu seçimi,
Suriye’yi bölmeye kalkan dünyaya karşı bir mesajdır.

Suriye, kendi bağımsızlığını, halkıyla koruyacak güçte ve
kudrettedir. Tek karış toprağını bile hiç kimsenin kontrolüne bırakmayacaktır.
ABD ve ABD’nin bölgedeki kuvvetleri olan Kürt bölücülere, radikal teröristlere
izin vermeyecektir. Suriye Devleti, kendi topraklarını özgürleştirene kadar
savaşmaya devam etme kararlılığındadır.

Suriye, sadece kendi davet ederse yabancı askerlerin
ülkesinde olmasına müsamaha edecektir. Bu konuda kesin kararlıdır. Bugüne kadar
bölgedeki bütün komşularımıza saygılı davrandık. Onların içişlerine asla
karışmadık ve kendi içişlerimize karışılmasına da müsaade etmeyeceğiz. Bu arada
kendi halkımız ve ordumuzla bağımsızlığımızı sağlama kararlılığımız,
emperyalizmle mücadelede komşu ülkelerle çeşitli ittifaklar yapmamıza engel
değildir. Suriye bütün topraklarını bölücülerden temizleyecektir. İsrail’in
işgal ettiği topraklar kurtarılacaktır. Golan’daki işgali sonlandıracağız.

Şu an ülkemize davetle gelen sadece İran ve Rus orduları
var. Türk ordusunun da Suriye topraklarında olmasının tek koşulu olabilir, o da
ortak hareket etme koşulu. Bizim için Amerikan emperyalizmine ve İsrail
siyonizmine karşı mücadele eden herkes doğal müttefikimizdir ve biz her zaman
onlarla birlikte olmak isteriz. Bizim için tek önemli şey, Türk askeri gücünün
bu topraklarda olmasının bir ortak ittifakla olmasıdır. Amerika’nın ülkemizdeki
bütün araçlarını, milis güçlerini temizleyeceğiz. Bugün IŞİD gibi, Nusra gibi,
Kürt ayrılıkçıları gibi çeşitli milis gruplar Suriye’nin milli zenginliklerini
çalıyor ve ABD’ye satıyorlar. O nedenle emperyalizme karşı savaşan herkes bizim
müttefikimizdir ve beraber hareket etmek isteriz.

Türk halkından şunu istiyoruz: Türk halkı, hükümetinin
yaptığı yanlışlardan geri dönmesi için siyasilere baskı yapmalıdır. Biz, eskisi
gibi kardeşçe ilişkiler kurmak istiyoruz ve bu zamanla olacaktır. Türkiye,
maalesef Suriye’deki harekat alanlarında işgal ettiği topraklarmış gibi
davranıyor. Bu kabul edilebilir bir davranış değildir. İlişkilerin düzelmesi
halinde durum zaten çok farklı olacaktır. Bugün Türk tarafının İsrail’e karşı
sert bir üslup kullandığını görüyoruz ama Suriye ile ilişkileri düzeltmek için
adım atmıyorlar. Bu da İsrail konusundaki tutumun samimiyeti konusunda şüpheler
uyandırıyor. Eğer emperyalizme karşı bir duruş varsa, biz her zaman yan yana
oluruz.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın