Suudi Arabistan’la Korsan İsrail’in Yakınlaşma Çabaları

rasthaber
Rasthaber –  S. Arabistan bugün Arap dünyasının en önemli gücüdür ve bu
dünyanın liderlik iddiasında bulunmaktadır. Ocak 2015’de Salman bin Abdulaziz
bu ülkenin kralı olduktan sonra oğlu Muhammed bin Salman da hızlı bir şekilde
iktidar basamaklarına tırmandı, öyle ki 2017’de Suud rejiminin veliaht prensi
oldu ve şimdi de bu ülkede kraliyet tahtının ilk şansı sayılıyor. Ancak
Riyad’ın son zamanlarda izlediği dış politika bu ülkenin “Araplık” unsurunu
renksizleştirmeye başladığı gözleniyor. Örneğin Suud rejimi Mart 2015’te Arap
dünyasının en yoksul ülkesi olan Yemen topraklarına saldırdı. Bu savaş
üzerinden beş yıl geçmesine karşın halen devam ediyor. Oysa Suud rejiminin
dayattığı bu savaş yoksul Yemen’i ve mazlum milletini dünyada son yıllarda
yaşanan en büyük beşeri facia ile karşı karşıya getirdiği anlaşılıyor.

Öte yandan S. Arabistan rejiminin siyonist rejim İsrail ile
ilişkilerini normalleştirme çabaları ve daha sonra da bu ilişkileri aleni hale
getirmesi de Riyad yönetiminin bölgesel politikalarında “Araplık” unsurundan
iyice uzaklaşmaya başladığını ortaya koyan bir başka örnektir.

Filistin bir Arap ülkesidir ve bu ülkeyi siyonist rejim
İsrail’e karşı savunmak Arap liderlerin meşruiyetlerinin önemli kriterlerinden
biriydi. Ancak şimdi Arap dünyasının liderlik iddiasında bulunan S.
Arabistan’ın şimdiki liderleri Filistin meselesini gözardı ederek korsan rejim
İsrail ile ilişkileri aleni hale getirme yolunda ciddi adımlar atıyor.

Buna göre siyonist lobinin lideri Arthur Stark da S.
Arabistan’a yaptığı ziyareti Riyad ile Tel aviv arasındaki ilişkileri
normalleştirme yolunda büyük adım niteledi.

Amerika’nın büyük Yahudi örgütleri başkanları asamblesi adlı
siyonist lobinin Başkanı Arthur Stark’ın S. Arabistan ziyareti, ABD Başkanı
Donald Trump 28 Ocak 2020’de korsan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu da
yanına alarak beyaz sarayda Filistin milletinin tüm haklarını hiçe sayan
Yüzyılın Anlaşması adlı ihanet planını açıkladı. Bu plan Arap milletleri ve
bazı Arap devletlerin liderlerinin geniş çaplı muhalefeti ile karşılaştı.

Burada üzerinde durulması gereken nokta, Amerika’nın büyük
Yahudi örgütleri başkanları asamblesi Amerika’da korsan rejim İsrail’in
çıkarlarının en büyük hamilerinden biri olması ve amacı da Tel aviv çıkarlarını
koruma ve Amerika ile İsrail ilişkilerini geliştirme şeklinde beyan
edilmesidir. Siyonist lobinin Başkanı Stark ayrıca siyonist rejim Başbakanı
Benyamin Netanyahu’un yakın arkadaşlarından biri sayılır.

Kuşkusuz bu lobi Yüzyılın Anlaşması adlı şom planın
hazırlanmasında da önemli rol ifa etmiştir. Şimdi ise S. Arabistan rejimi
Amerika’nın büyük Yahudi örgütleri başkanları asamblesinin Başkanı Arthur
Stark’ı ağırlayarak bir nevi Yüzyılın Anlaşması adlı ihanet planını
desteklediğini ve Filistin milletine ihanet ettiğini ortaya koyuyor.

Gerçekte şimdi Riyad siyonist rejimin mazlum Filistin milletine
karşı işlediği cinayetlerin ortağı olmuştur. Şimdi Filistin karşıtı planları
ABD, İsrail ve S. Arabistan şer üçgeni ile birlikte yürütüyor. Bu durum ise S.
Arabistan’ın Arap dünyasının lideri olmayı haketmediğini ve pratikte İsrail
sahasında oynadığını gösteriyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın