Suudi hava sahasını Siyonist uçaklara açma konusunda anlaştığını bildirdi.
Arap ülkeleri ile Siyonist rejim İsrail arasındaki
ilişkilerin normalleşmesi üç aşamadan geçti. İlk aşama, 1978’de, Siyonist rejim
ve Mısır’ın Camp David Barış Antlaşması’nı imzaladığı zamandı. Dönemin ABD
Başkanı Jimmy Carter, Kahire ile Tel Aviv arasında bir barış anlaşması
imzalamak için arabuluculuk yapmıştı.
İlişkilerin normalleşmesinin ikinci aşaması, birinci
aşamanın ardından 16 yıl sonra Ürdün ve Siyonist rejimin Vadi Arabe adlı bir
barış anlaşması imzaladığı 1994 yılında gerçekleşti. ABD yine bu anlaşmada
arabuluculuk rolü oynadı. ABD Başkanı Bill Clinton, anlaşmanın imzalanması için
Ürdün ile İsrail arasında arabuluculuk yapmıştı.
Üçüncü aşama, ilişkilerin normalleşmesinin iyice ara
verilmesinin ardından başladı.Vadi Arabe anlaşmasından 26 yıl sonra Abraham
Anlaşması imzalandı. Önceki iki aşamada her aşamada sadece bir ülke Siyonist
rejimle ilişkileri normalleştirirken, bu aşamada iki ülke birden normalleşmeye yanaştı. Eylül 2020’de BAE ve Bahreyn ve ardından 2020’nin sonuna
kadar Fas ve Sudan, Kudüs’teki işgalci rejimle ilişkilerini
normalleştirdi. Bu aşamada ABD başkanı
devreye girdi. Donald Trump Arap ülkeleri ile Siyonist rejim arasında
arabuluculuk yaptı ve bu normalleşme sürecinde büyük rol oynadı.
Arap ülkelerinin Siyonist rejimle ilişkilerinin
normalleşmesinin üçüncü aşamasıyla ilgili önemli olan, bu sürecin Suudi
Arabistan’ın desteğiyle yapılmış olmasıdır. Suudi Arabistan, uluslararası
kamuoyu baskısının sonuçları nedeniyle şimdiye kadar İsrail ile ilişkilerini
açıklamayı reddetti, ancak haber kaynaklarına göre Riyad ve Tel Aviv arasındaki
ilişkiler son iki yılda büyüyor ve yetkililer arasında görüşmeler yapılıyor.
Ancak son günlerde Suudi Arabistan’ın Siyonist rejimle
ilişkilerini kamuoyuna açıklama arzusuyla ilgili yeni haberler yayınlandı.
İsrail gazetesi Hayom, Siyonist rejim ile Suudi Arabistan arasında, Suudi hava
sahasını İsrail uçaklarına açmak için “ABD arabuluculuğu” ile yapılan
ilk anlaşmayı bildirdi. Gazete, bu gerçekleşirse, iki tarafın uzun süredir
gizli ilişkileri olmasına rağmen, Tel Aviv ve Riyad arasındaki ilişkilerin
kamuoyunda normalleşmesine yönelik büyük bir adım olacağını bildirdi
Suudi Arabistan Savunma Bakan Yardımcısı ve Muhammed bin
Salman’ın kardeşi Halid bin Salman, birkaç hafta önce ABD’ye giden bir
delegasyona başkanlık etti. Aynı zamanda İsrail Savaş Bakanı Benny Gantz da
Washington’daydı. Bazı kaynaklar, Halid bin Salman ve Beni Gantz arasında
Washington’da gizli bir görüşme olasılığını bildirdi. Geziden kısa bir süre
sonra İsrail Kanal 12 televizyonu, üst düzey bir İsrailli yetkilinin Riyad ve
Tel Aviv arasında güvenlik işbirliği konusunda bir anlaşmaya varmak için birkaç
gün önce gizlice Suudi Arabistan’a gittiğini bildirdi.
Suudi Arabistan Kralı
Salman bin Abdülaziz’in fiziksel durumunun kötü olduğu ve Suudi Arabistan
Veliaht Prensi Muhammed bin Salman’ın Suudi Arabistan tahtını almaya
hazırlandığı bir sırada İsrail ile Suudi Arabistan arasında yeni durum
gelişmektedir. ABD Başkanı Joe Biden ile Muhammed bin Salman arasındaki ilişkilerde
bir çözülme olduğuna dair haberler de var ve Biden’ın diğer Batılı yetkililer
gibi bin Salman’ın krallığını kabul ettiği söyleniyor.
Bu konuda Yahudi lobisinin rolü öne çıkıyor ve Riyad ile Tel
Aviv arasındaki ilişkilerin gelişmesi, Siyonist rejimin Bin Salman tahta
geçmeden önce kazandığı bir ayrıcalık sayılır. Ancak İslam dünyasındaki
Siyonist rejim ve Suudi Arabistan’ın yeri konusunda ciddi hassasiyetler göz
önüne alındığında, Suudi-İsrail ilişkilerinin açığa çıkması iki tarafın
büyükelçiliklerinin erkenden açılması anlamına gelmiyor.
