Kavcıoğlu, yılın son Enflasyon Raporuna ilişkin sunum yaptı. Kavcıoğlu, yıl
sonu enflasyon tahmininde 4.8 puanlık güncelleme yaparak yüzde 65.2’ye
çıkardıklarını açıkladı.
Kavcıoğlu, “Küresel risklerin önümüzdeki dönemde de
devam etmesi ve önümüzdeki yıl büyümeleri daha çok etkilemesi bekleniyor.
Üretim kapasitesi risk altında olan Avrupa ülkeleri için tahmin güncellemeleri
daha belirginleşti. Emtia fiyatlarında son dönemdeki aşağı eğilimin enflasyon
dinamiklerini olumlu etkilemesi bekleniyor. 2022 yılına ilişkin enflasyon
beklentileri bir çok ülke için yukarı yönlü güncellendi, bir süre daha devam
edeceği öngörülüyor” dedi.
GIDA FİYATLARI
Kavcıoğlu, “Gıda fiyatlarının, yıl sonuna doğru düşüşe
geçerek 2022 yılında yüzde 75, 2023 yılında ise yüzde 22 oranında artacağını
varsaydık. Tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir
perspektifle, enflasyonu düşürmeye odaklı ve liralaşma adımları kapsamında
koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünüm esas aldık” ifadelerini
kullandı.
YIL SONU ENFLASYON TAHMİNİ
Kavcıoğlu, “2022 yıl sonu enflasyon tahmini 4,8 puanlık
güncellemeyle yüzde 60,4’den yüzde 65,2’ye çıkardık” dedi.
Kavcıoğlu, “2023 yıl sonu tahminimizi ise 3,1 puanlık
bir güncelleme ile yüzde 19,2’den yüzde 22,3’e güncelledik. 2024 yıl sonunda
ise enflasyon yüzde 8,8 seviyesine gerileyerek, azalış eğilimini sürdüreceğinin
tahmin edildiğini” söyledi.
TL MEVDUATLARI DÖVİZ KURLARINA İSTİKRAR SAĞLIYOR
TL mevduatlarında artış olduğunu kaydeden Kavcıoğlu,
“Mevduatlarda Türk Lirasının payı artmaktadır, bu durum döviz kurlarına
istikrar kazandırarak enflasyonun kontrol altına alınmasına katkı
sağlamaktadır. Bütünleşik bir çerçeve içinde oluşturulan etkin politika
araçlarıyla beklentilerin ve kur istikrarının enflasyondaki düşüşü desteklemesi
sağlanacaktır. Kalıcı cari fazla verme kapasitesine ulaştığımızda döviz
piyasasında sağlıklı fiyat oluşumu doğal olarak sağlanmış olacak. Bu hedefe
beklenenden daha yakın olduğumuzu bir süredir paylaşıyorum.
Enflasyondaki düşüşün kalıcı bir fiyat istikrarı
sağlamasının iki ön koşulu olduğu değerlendirilmektedir, birincisi kalıcı cari
fazla verme kapasitesine ulaşılması, ikincisi ise hane halkının, firmaların ve
bankaların bilançolarındaki TL’nin baskınlığının sağlanmasıdır. Sağlıksız fiyat
oluşumlarına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
