dolaylı görüşmeler Katar’ın başkenti Doha’da sürüyor. Diplomatik kaynaklara
göre ateşkesin süresinden esirlerle mahkumların durumuna kadar hiçbir temel
konuda anlaşma sağlanamıyor. Tel Aviv’in öne sürdüğü talepler ateşkes umudunu
yok ediyor
HAMAS, Gazze’deki savaşın kalıcı olarak sona ermesi, işgalci
İsrail askerlerinin Filistin bölgesinden tamamen çekilmesi ve yerlerinden
edilen insanların evlerine dönmesi karşılığında yüz kadar İsrailli esirin
aşamalı olarak serbest bırakılmasını öneriyor. Edinilen bilgiye göre İsrail ise
savaşı sona erdirmeyi ve askerlerini Gazze’den çekmeyi reddediyor. İsrailli
müzakereciler ayrıca her gün sadece “iki bin yerinden edilmiş Filistinlinin”
evlerine dönmesine izin vereceklerini belirtiyor. Bu karşı öneriyi dikkate
alarak bir hesap yapıldığında yerinden edilen bir milyonu aşkın Filistinlinin
sığındığı Refah kentinden ayrılıp Gazze’nin kuzey kısımlarına dönmesinin “iki
yıldan fazla” süreceği görülüyor. HAMAS ilk aşamada sadece kadın ve çocukları
serbest bırakacağını belirtirken, İsrail tüm kategorilerdeki esirlerin derhal
serbest bırakılmasını istiyor.
‘GEÇİCİ ATEŞKESİN PEŞİNDELER’
HAMAS’ın Siyasi Büro şeflerinden Bassem Naim Al Jazeera’ye
yaptığı açıklamada İsrailli müzakerecilerin “Gazze’deki savaşı sona erdirme
taahhüdü olmadan” esirleri geri almak istediğini söyledi. Tel Aviv aslında
Washington’ın da istediği gibi “geçici bir ateşkesin” peşinde. Bu da Filistin
bölgesinde ölüm ve yıkımın süreceği anlamına geliyor. Naim ayrıca HAMAS’ın
arabuluculara “başka herhangi bir öneriyi tartışmaya hazır olmadıklarını
söylediğini” de aktardı. Agence France-Presse’e (AFP) konuşan Filistin
direnişinden bir yetkili de karşılıklı konumlarda “derin bir ayrışma” olduğunu
doğruladı ve HAMAS’ın bir önceki görüşmelere göre gösterdiği esnek tutumun Tel
Aviv tarafından “zayıflık” olarak algıladığını söyledi. Yetkili, İsrail’in
“kapsamlı bir ateşkes üzerinde anlaşmayı reddettiğini ve güçlerinin
Gazze’den tamamen çekilmesini kabul etmediğini” aktardı. Tel Aviv’in diğer
dikkat çekici talepleri arasında insani yardım ve barınma konularını “kendi
kontrolü altında tutmak” ve “Birleşmiş Milletler’in (BM) özellikle Gazze
Şeridi’nin kuzeyinde yeniden çalışmaya başlamamasını sağlamak” da yer alıyor.
‘ABD İLERLEME VARMIŞ GİBİ GÖSTERİYOR’
Katar’da kalan İsrailli yetkililer de müzakerelerde gerçek
anlamda bir ilerleme olmadığını vurguluyor. Hatta Times of Israel’e konuşan bir
kaynak, “Amerikalılar ilerleme varmış gibi gösteriyor. İlerleme baskısı
onlardan geliyor.” şeklinde konuştu. İsrail’de yayın yapan Kanal 12, Tel
Aviv heyetinin edindiği izlenimi şu şekilde özetledi:
“Rehine aileleri bir ilerleme kaydedileceği umuduna
kapılmamalı ancak görüşmeler sürüyor.” Haber kanalının verdiği bilgiye göre
HAMAS heyetindeki öne çıkan isimler, grubun şeflerinden İsmail Heniyye ve Halid
Meşal ayrıca Direniş’in Gazze’deki lideri Yahya Sinvar’ın yardımcısı Halil
el-Haya. Mossad Başkanı David Barnea İsrail’e geri dönse de bazı istihbarat
şefleri henüz Doha’dan ayrılmadı. Müzakerelere 22 Mart tarihinde CIA Başkanı
Bill Burns de katıldı. Arap uzmanlar, İsrail’in kabul edilmesi mümkün olmayan
şartlar öne sürerek, müzakereleri bilinçli olarak baltalamak istediğini
düşünüyor. Tel Aviv rehine görüşmelerinde engel çıkaradursun HAMAS cumartesi
günü 34 yaşındaki bir İsrailli esirin daha “ilaç ve gıda eksikliği”
nedeniyle öldüğünü açıkladı.
‘BİBİ ESCOBAR’
Doha’daki müzakereler sürerken, Netanyahu hükümetine
rehineler konusunda baskı yapmak amacıyla düzenlenen protestolar yeniden ivme
kazandı. Gösterilerin odağı başkent Tel Aviv’de, binlerce protestocu akşam
saatlerinde bir araya gelerek, Netanyahu ve aşırılıkçı siyasetçiler aleyhine
slogan, pankart ve dövizlerin eşlik ettiği protesto gösterileri düzenledi.
“Hükümet istifa” sesleriyle binlerce kişi kortej halinde, güvenlik güçlerinin
demir bariyerler ve otobüslerle kapattığı caddelerde ıslık çalarak yürümeye
çalıştı. Protesto alanında Netanyahu’nun yüzünü kan içinde gösteren
pankartlarda “Suç Bakanı”, “Sen baştasın sen suçlusun” gibi ifadeler görüldü.
Kolombiyalı uyuşturucu baronu Pablo Escobar’ın fotoğrafıyla Netanyahu’nun
resminin kolajlandığı “Bibi Escobar” yazılı döviz dikkat çekti. Gazze’deki
esirlerin bir an önce evlerine dönmesi çağrısı yapan protestocular, davullar ve
düdükler çalarak meşaleler eşliğinde “Hepsi hemen eve!”, “Hey Joe! Biden,
onları kurtarmamıza yardım et” yazan dövizler taşıdı ve hükümetin esir
siyasetini suçlayan sloganlar attı. Demir bariyerlerle kapatılan bazı
caddelerde polis ile göstericiler arasında arbede yaşandı. Kimi yollar ateşe
verilerek, trafiğe kapandı. Polis bazı eylemcileri gözaltına aldı.
‘GAZZE’Yİ BİZ DEĞİL ONLAR TERK EDECEK’
Filistin direnişi, İsrail basınında çıkan ABD’nin “eğer
HAMAS’ın lider kadrosu Gazze’yi terk ederse öldürülmeyecekler” önerisini
gündeme getirdiği iddialarını reddetti. Konuya ilişkin çıkan haberlerde Tel
Aviv’in teklifi kabul ettiği ve Direniş’in cevabının beklendiğini ileri
sürülmüştü. Haberleri yalanlayan HAMAS Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Rişk, konuyu
“ucuz propaganda” diye tanımlayarak, “Direniş liderliği halkıyla birlikte
toprağına dirençle bağlı; ya zafer ya şehadet. Suçlu düşmanın liderleriyse bu
toprağı terk edecek olanlar.” ifadelerini kullandı./aydınlık
