Adamlar çok tehlikeli

GİRİŞ: 11.01.2022 06:33      GÜNCELLEME: 11.01.2022 06:33
Rasthaber -  Suudiler; “Orada Şiiler var” diye 7 yıldır komşu Arap ve Müslüman ülkesi Yemen’i bombalıyor.

Suudiler; Şii olduğu gerekçesiyle İran’a karşı her karanlığın içinde olmuş ve İsrail’in bu ülkeye yönelik söylemlerini tekrarlayıp duruyor.

Suudiler; 2011’de başlayan ve farklı formatlarıyla devam eden “Arap Baharı” sürecinde bölge ülkelerine ‘demokrasi ve özgürlük getirmek için’ her türlü kanlı tezgahın başını çekti ve bu yolda on milyarlarca dolar harcadıktan sonra Suriye coğrafyasını Türkiye’ye bırakıp çekildiler.

Elbette IŞİD, Nusra ve benzeri onlarca ruh hastası örgütün kurulmasına yardım ettikten sonra.

Suudiler; Sisi’nin Temmuz 2013 darbesinden sonra Şii olmayan Müslüman Kardeşleri terör örgütü ilan ettiler sonra da Müslüman Kardeşlere destek veren Sünni Türkiye ve Katar’a savaş ilan ettiler.

Suudiler; kendisi gibi Sünni olan BAE ve Mısır’la birlikte Sünni Türkiye ve Katar’ın desteklediği Libya’nın Sünni gruplarına karşı diğer Sünni gruplara yardıma devam ediyorlar.

Suudiler; Hıristiyan Kıbrıs (Rum yönetimi), Yunanistan ve Fransa ile birlikte her yerde Türkiye’nin karşısında duruyor.

Suudiler yani Kralın oğlu Veliaht Muhammed kendisine muhalefet ettiği için Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın kafasını İstanbul’da kestirerek kendince Türkiye’ye mesaj vermeye çalıştı.

İran’a düşmanlık olsun diye dünyanın her yerinde Şiilerle kavgaya tutuşan ve onlara kaşı yüzlerce din adamına parayla fetva verdiren Suudiler  şimdi Irak’da Şiileri birbirine kırdırmaya çalışıyor.

Üç ay önce yapılan seçimlerde 329 sandalyenin 73’ünü kazanan Şii Muktada Sadr grubuna çengel atan ve bu yolda milyarlarca dolar harcayan  Suudiler bu grupla İran destekli diğer Şii gruplarını birbirine kırdırmak ve Irak’ı dağıtmak istiyorlar.

Sadr grubunun vekilleri önceki gün ilk toplantısını yapan Irak parlamentosuna kefenleriyle (Kefen modası!) geldiler ve kendilerine karşı gelen geçici meclis başkanını tartaklayarak hastanelik ettiler.

Saddam’ı 8 yıl süreyle İran’a saldırtan Suudilerin işi gücü kan.

Her zaman ve her yerde ABD’nin emirlerini yerine getirirler.

Kaide, Taliban ve ruh hastası benzeri tüm grupların kuruluşunda hep onlar vardı.

Pakistan, BAE, CİA ve Mİ6 ile birlikte.

Çağ dışı, ilkel, bağnaz ve insanlık adına hiçbir değere saygısı olmayan yönetimiyle Suudi Arabistan bu bölgenin en tehlikeli ülkesi.

Suudiler olmasaydı bu coğrafyada son 100 yılda yaşanan olayların bir çoğu yaşanmamış olabilirdi.

Suudilerin hakkından bir tek Başkan Trump geliyordu.

Trump canlı yayınlarda Suudi ve hatta Körfez’in diğer kral, emir ve şeyhlerine hakaret ederek “Ben sizleri koruyorum siz de paraları söküleceksiniz” diyerek aşağılıyordu.

Çok meraklı olduğu hakaret ve aşağılamayı becerdikten sonra da onlara yüz milyarlarca dolarlık silah satardı.

O da yetmeyince hepsini İsrail’le barıştırdı.

Bazılarını açıktan diğerlerini gizliden.

BAE, Bahreyn, Fas, Sudan ve başkaları…

Gelelim Türkiye’ye.

Bir zamanlar hepsiyle kavgalı bazılarıyla da kanlı bıçaklı olan Ankara şimdi hepsiyle kanka olmaya çalışıyor.

Önce BAE, yakında Suudi Arabistan ve Bahreyn.

Sonra da İsrail ve baş düşman Sisi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki kez telefonla konuştuğu Herzog kolay ama Sisi’nin işi zor gibi.

Müthiş bir dış politika becerisi ya da beceriksizliği.

En ağır ifadelerle saldırıp hakaret ettiğimiz adamlara şimdi “gelin kanki olalım” diyoruz.

Adamlar biraz nazlanıyor ama olsun.

Özellikle Suudi Prens Hazretleri.

Kaşıkçı dosyasını kapattık, mahkemelerdeki davaları düşürdük ve “Suudi yargısına güveniyoruz” dedik ama adam kendini ağırdan satıyor.

Kolay değil büyük dedesi Abdullah’ın kafası 1820 yılında Sultan İkinci Mahmud tarafından İstanbul’da uçurulmuştu.

Ama şimdi o dünyanın en zengin adamı ve herkes onu sevmek zorunda!

Kaşıkçı cinayetinde azıcık testere ve asit kullanmış ama bu kadar kusur da kralın oğlunda olabilir”!

Yeşil dolarların gözü kör olsun.

korkusuz

YORUMLAR

REKLAM