Hüseyni Özgürlük

GİRİŞ: 17.09.2021 09:11      GÜNCELLEME: 17.09.2021 09:11
Rasthaber -  Bismillahirahmanirahim

“Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip-yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.” (Secde-24)

İmam Hüseyin'in kıyamın asırla boyunca ilahi bir ruhla anılmakta, verilen ilahi mesajlar ve kerbela faciasının sebebi ve yorumları yapılmakta ve yapılmaya da devam edecek. Çünkü Kerbela’da yaşananlar belirli bir periyoda sıkışmış, bir kavime veya bir inanca hapis olmuş bir olay değil ve Kerbela da şehit olan İmam Hüseyin (as), yarenleri ve aile fertleri Allah'ın yeryüzünde ve gökyüzünde yaşayan her türlü canlılar için örnek kıldığı Allah'ın seçilmiş yüce kullarıdır.

İmam Hüseyin'in kerbelada ki kıyamı; İlahi inanç Tevhid ve Batıl inanç olan Tehvid arasındaki ton farkını net belirlemiştir. İlahi dini her turlu pisliklerden ve sapkınlıklardan kanla canla arındırılıp pak kılmış bir kıyamdır. İlahi kaynağı her türlü sapıtmalara rağmen “Bir zikir olan Kuran'ı biz indirdik ve onun koruyucusu da biziz” * ayetindeki Allah'ın dinin (kitabinin) koruyucusu olmuştur. Allah'ın “Ve onları, kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahdettik. Onlar bize ibadet edenlerdi. ** Ayetinin tefsiri olmuştur. * (Hicir 9), **(Enbiya73)

İbrahim (as), Peygamber olmasına rağmen rüyasında Allah (cc) tarafından oğlunu kurban etmesi emredilmiş ve İbrahim (as) rüyasını gerçek kılması üzerine Allah’ın indirdiği koçu kurban ederek Allah'ın emrini tamamlayarak imtihan olmuş ve Allah (cc) tarafından insanlar için İmam seçilmişti.

İmam Hüseyin (as), Peygamber olmamasına rağmen Ailesinin tüm can pare koçlarını (çocuklarını) kurban etmekle kalmayıp kendisini de kurban etmiştir. Fakat İmam Hüseyin (as) kıyamından önce Allah tarafından seçilmiş bir İmamdı. Eğer bizler bugün İslam dinin tanıyor ve Allah'ın emirlerini yerine getirmeye çalışıyorsak bu imam Hüseyin'in kerbeladaki kıyamın bizlere bahşettiği bereketidir…. Bizler bu açıklamalarımızı daha da çoğaltabiliriz alimlerimiz ve İslam tarihçilerimiz daha geniş ve detaylı anlatabilirler.

Kerbela’da İmam Hüseyin (as) bize verdiği mesaj özü ne idi? Ya da İmam Hüseyin'in üniversal mesajı nedir? O, öylesine bir mesaj ki ırklar, mezhepler, her türlü inançlar üstü insanlık mesajıdır. Dolaysıyla yukardaki anlattıklarımdan farklı olmayıp ama farklı bir yorum getirmek istiyorum. İmam Hüseyin (as) yezidin ordularına yaptığı bir sesleniş vardı kendini tanıttıktan sonra “Benim kıyamımın amacı iktidar sahibi olmak değil. Ben, dedemin dini İslam'ı küfrün (sahtekarlıklardan, yalanlardan, dünya oyuncağı olmaktan, sahte ilahlarından ve kendi nefislerini ilah edinerek insanlara hükmetmek isteyenlerin) planlarını ve oyunlarını bozmak ve dedemin dinin kaim kılmak için kıyam ediyorum.”

İmam Hüseyin (as) bu seslenişindeki asıl verdiği üniversal mesaj: Ey insanlar Dünyanın cazibesi ve tuzakları, dünyayı kullanarak oyunlar tuzaklar kuran sahtekâr ve kendilerini ilah edinmiş güçlerin oyunları ve tuzakları sizleri hür olmaktan alıkoymasın. Hakikati bilmenize rağmen neden düşüncelerinize, hürriyetinize prangalar vuruyor ve köleleşiyorsunuz! Sizler “LA İLAHE İLLALLAH” dememiş miydiniz? Allah’tan başka ilah tanımıyoruz ve tüm ilahlara hayır demiştiniz ve şimdi ne oldu size Allah’a ve onun emirlerine karşı gelip hürriyetinizi görsel olmaktan başka bir şey olmayan bu dünyanın süsüne aldanıp kimsenin sahip olamadığı dünyaya karşın ahiretinizi satıyorsunuz. Allah kul olmak yerine kalıcı olmayan dünyanın çekici süslerine ve sizin gibi olan insanlara kulluk ediyor ve itaat ediyorsunuz.

Özet olarak; Ey İnsanlar! İnsan olmak hur iradenize sahip olmaktan geçer. Hur iradenize, etkisine alan çekim alanlarından, nefsanin arzulardan kurtarmakla sahip olabilirsiniz ve ancak o zaman samimi olarak Allah’a itaat edebilirsiniz.

Ne yazık ki bizler, çıkarcı ve bencil nefsimize köleleşmiş hayatı kaybetme korkusu, bizleri şekilci, riyakâr olarak hakikatten uzaklaştırmış ve bizlerde buna dini kılıflar bularak kendimizi tatmin etmeye çalışmaktayız. Bizlerin bilinçsizce veya bilinçli köle olduğu o kadar ilahlar var ki hür değiliz. Fakat buna rağmen nasıl Rehbere olan bağlılığımızda! dahası Peygamberimize olan bağlığımızda! dahası Allah'ın kitabı kurana olan bağlılığımızda! kendimizi hur ve özgür görebiliriz? Bizler doğru yolu tanımlarken yaşantımızda o yolu benimsemiyoruz ya da benimsiyormuşuz yapmaktayız çünkü amellerimizin sonuçlarını gözlerimizin önünde yaşıyoruz.  Dolaysıyla Kendimizi hür kılamadığımızdan ötürü, yaptığımız ziyaretler bir turizm gezisine dönüşmüş ve de öylesine basite indirgemişiz ki Müslümanların yaşadığı zulümleri görmemize rağmen karşı duyarsız olmuşuz. Dünyanın her yerinde 1000lerce Kerbela vakası yaşanırken bizler huzurumuzdan dünyevi çıkarlarımızdan ödünç vermemek için çabalıyoruz. İslam düşmanları gözümüzün için sokarak bizlere yaptıkları zulmü anlatmalarına rağmen bunları haber olarak algılayıp hata öyle ki “O, bizden değil söylediği de doğru değil” havasına girip bencil dünyamızı yaşamaya devam etmekteyiz.  Bizler bu yapıyla nasıl olur da İmam Hüseyin ve yarenlerinin kıyamını, Hürriyet & özgürlük aşıklarının yolunu aydınlatan ışığı ve yol gösterici panosu olarak takip edebiliriz! İmam Hüseyin (as) ruhu & bendeni özgürlüğün simgesi ve mutlak tanımı olduğunu bilmemize rağmen!

Netice olarak bugün ki yaşadıklarımız ve de oluşan yeni düzende ne hac vazifelerimiz ne Masum imam ziyaretlerimiz (Kerbela) artık eskisi olmayacak. Tezat şekilde örneklersek Türkiye'de başörtüsü yasakken kadınlarımızın inanç ruh haliyle ve şimdi serbestken inanç ruh halleri çok farklı. Bizler Allah taraftarlarının yaptıklarıyla övünerek kendimizi o öyle sanmaktayız. Bizler imtihan edilmeden cennete gireceğimizi beklemeyelim.

Şayet bizler Hür ve Özgür olmak istiyorsak dünyayı bize karşı koz olarak kullana şeytan & onun uşaklarına ve de nankör nefsimize karşı imam Hüseyin (as) her yönüyle kendimize lafla değil amel ve samimiyetle örnek almalıyız ve onun gibi yaşamaya gayret etmeliyiz ki Hür & özgür olalım.

Kendimizde bunu teste etmek çok basit; “Ya Hüseyin canım sana feda olsun” derken Allah’ın emri olan namazı acaba vaktinde kılıyor muyuz?  Gıybet etmekten kardeşlerimizi çekiştirmekten kendimizi alıkoyabiliyor muyuz? İlişkilerimizde terazimizi adil tutabiliyor muyuz?  Ciddileşmekten, bencilikten ve gruplaşmaktan kendimizi arındırabiliyor muyuz? Hak sahibine hakkını iade edebiliyor muyuz vd… ?

Eğer bunları gerçekleştiremiyorsak bizler hür değiliz, Hür olmayan birsini yaptığı ibadet sadece kendini kandırmak olur. Çünkü “LA” olmadan “İLLA ALLAH” olmaz.

Mustafa Kemal TASPINAR

14 Eylül 2021

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM