Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Ortak Bildirisi

rasthaber
Rasthaber –  Türkiye ile İran arasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi
7. Toplantısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim
Reisi’nin eş başkanlığında bugün Tahran’da gerçekleştirildi.

Toplantı çerçevesinde iki ülke arasında 8 anlaşma imzaladı.

Toplantının ardından yayımlanan bildiride, terörle
mücadeleden, düzensiz göç ve küresel gıda krizine kadar birçok konuda işbirliği
mesajına yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İran Cumhurbaşkanı Reisi
başkanlığında, Tahran’daki Sadabad Sarayı’nda düzenlenen Türkiye-İran Yüksek
Düzeyli İşbirliği Konseyi 7. Toplantısı’nın ardından ortak bildiri yayımlandı.

Bildiride tarafların, ikili ilişkilerinin mevcut durumunun
yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin ışığında aralarındaki son dört
asırdır kardeşlik ve dostluk ilişkilerinin varlığı ve devamı ile bu
ilişkilerin, karşılıklı saygı, karşılıklı çıkar ve iyi komşuluk temelinde
genişletilmesinin önemi vurgulandı.

İki ülkenin üst düzey yetkililerinin ekonomik, ticari ve
transit geçişlerle ilgili bağlarını sürekli biçimde geliştirmeye yönelik güçlü
siyasi iradelerini yinelediği belirtilen bildiride, Yüksek Düzeyli İşbirliği
Konseyinin geçmiş toplantılarında alınan kararların uygulanması ihtiyacı
kaydedildi.

Türkiye ve İran’ın ikili ve bölgesel düzeyde, terörün her
türüne ve biçimine karşı güçlü siyasi iradelerini ifade ettiği vurgulanan
bildiride, şu ifadeler yer aldı:

“Taraflar, çatışmaların barışçı çözümü için bölgesel ve
uluslararası mekanizmaların asli, yadsınamaz önemini ve daha adil bir
uluslararası düzenin kurulmasını teminen adaletli, tam kapsayıcı ve insani
yaklaşımların gerekliliğini vurgulayarak; siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel
ve güvenlik işbirliğinin yanı sıra iki ülke arasında sürekli üst düzey heyet
teatileri ziyaretleri yoluyla, ikili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi
yönündeki amaçlarını bir kez daha tekrarlamışlardır.”

Tarafların mevcut mekanizmalardan tam anlamıyla yararlanmak
ve Karma Ekonomik Komisyon, Tercihli Ticaret Anlaşması (PTA), ulaştırma,
bankacılık, gümrük, sağlık ve tarım alanlarında ortak işbirliği komiteleri
dahil yürürlükte bulunan anlaşmaları ve düzenlemeleri tam olarak uygulamak
suretiyle ikili ticaret hacmini artırma ve ekonomik işbirliği için yeni
imkanlar yaratma konusundaki taahhütlerini vurguladığı belirtilen bildiride,
tarafların, yatırımlara yönelik güvenli ve cazip bir ortam yaratmak dahil, iki
ülkenin özel sektörlerine garanti ve teşvik sağlamanın önemini yineledikleri
kaydedildi.

Bildiride, bölgesel kara yolları ve demir yolları transit ve
ulaştırma koridorlarında altyapıya ortak yatırım yapılması yönünde özel
sektörleri teşvik konusundaki iradelerini ifade eden iki ülkenin, enerji
alanında ikili işbirliğinin güçlendirilmesi ve genişletilmesini vurguladığı
belirtildi.

Evrenin korunması ve su kaynakları yönetimi alanlarında
ortak işbirliğini güçlendirmek ve genişletmek amacıyla ikili istişarelerin
sürdürülmesini ve ortak çalışma gruplarının kurulmasının vurgulandığına da yer
verilen bildiride, “Taraflar, konsolosluk işlerinde işbirliğini
genişletmeye yönelik çabaların artırılması ve konsolosluk istişarelerinin
düzenli olarak yapılması ihtiyacı konusundaki ortak çıkarlarını vurgulamışlar;
Türkiye Büyük Millet Meclisi ile İran İslam Cumhuriyeti İslami Şura Meclisi
arasında halihazırda mevcut parlamenter diplomasinin ve bunun parlamenter
işbirliği yoluyla genişlemesinin üzerinde durmuşlar; uluslararası siyasi
uyuşmazlıkların tek taraflı yaptırımlarla değil, yalnızca anlamlı siyasi
diyalogla ele alınabileceğine dair inançlarını ifade etmişlerdir”
ifadeleri kullanıldı.

Rusya’nın Ukrayna operasyonu

Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi:

“Uluslararası hukuk çerçevesinde, çatışmaların barışçı
çözümüne ve bölgesel ve küresel meseleler karşısında güç kullanılmamasına
ilişkin ortak çıkarlarını ifade etmişler; Ukrayna’daki savaşın olumsuz
sonuçları hakkındaki endişelerini ifade ederken, müzakereler sonucunda elde
edilebilecek bir çözümün gerekliliğini ve aciliyetini ve ortaya çıkan küresel
gıda krizi dahil, ancak bununla sınırlı olmamak üzere, krizin insani
yansımalarının ele alınmasına yönelik ortak çabaların önemini
vurgulamışlar.”

Terör örgütleriyle mücadele

İki ülkenin, tüm biçimleri ve tezahürleriyle terörizmi
kınadıklarını teyit ederek ve fark gözetmeksizin bütün terör örgütleriyle
mücadele ihtiyacını hatırda tuttukları belirtilen bildiride, “Taraflar,
ortak sınırları boyunca terör örgütlerinin ve organize suç şebekelerinin
varlığını ve faaliyetlerini önlemek için karşılıklı olarak kararlaştırılacak
mevcut ve daha fazla ikili mekanizmalardan tam olarak yararlanacaklarına dair
kararlılıklarını da vurgulamışlardır” değerlendirmesi yapıldı.

Bildiride, Türkiye ile İran’ın, göçün temel nedenlerinin
tespit edilmesi konusunda işbirliğinin önemini vurguladığı ve düzensiz göç
hareketleriyle baş edebilmek amacıyla sınır yönetiminin geliştirilmesinin ve bu
bağlamda iki ülkenin ilgili kurumları arasında, 14 Mart 1937 tarihli
Türkiye-İran sınır anlaşması çerçevesinde eş güdümün artırılmasının öneminin ve
Mültecilerin Statüsüne ilişkin 1951 Sözleşmesi ve 1967 Protokolü’nün
hükümlerinin altını çizdikleri vurgulandı.

Suriye, Yemen ve Afganistan

Bildiride, “Taraflar, Suriye’nin toprak bütünlüğüne,
siyasi birliğine ve ulusal egemenliğine olan bağlılıklarına işaret edilerek,
“Suriye halkının acılarını hafifletmenin tek yolunun siyasi bir çözümden
geçtiğini ve Astana anlaşmalarının uygulanmasının önemini bildirmişlerdir”
denildi.

İki ülkenin, Yemen’de devam eden siyasi ve insani krizin
acilen sona erdirilmesi gerektiği ifade edilen bildiride, “Uluslararası
toplumu Yemen halkına, özellikle de çocuklara gıda ve diğer temel ihtiyaçları
sağlamak için birlikte çalışmaya çağırmışlar; tarafların vardığı ateşkesi
memnuniyetle karşılamışlar ve çatışmayı çözmek için bunun kalıcı bir ateşkesi
ve siyasi bir süreci beraberinde getirmesini umduklarını ifade etmişler ve BM
Genel Sekreterinin özel temsilcisinin bu yöndeki çabalarını
desteklemişlerdir.” değerlendirmesi yer aldı.

Tarafların, Afganistan’da, bütün siyasi ve etnik grupları
temsil edecek, etnik ve mezhepsel ayrım olmaksızın tüm Afgan vatandaşlarının
güvenliğini sağlayacak, tüm biçimleriyle ve tezahürleriyle terörizmle etkin
mücadele edecek kapsayıcı bir hükümet kurulmasının gerekliliğini yinelediği ve
sürdürülebilir sosyal ve ekonomik kalkınma için gerekli olan, kadınların
yaşamın her alanına tam, eşit ve anlamlı katılımlarının ve dahil edilmelerinin
önemini vurguladıkları belirtildi.

Irak’ın toprak bütünlüğü

Türkiye ve İran’ın, Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasını
vurguladıkları ifade eden bildiride, şunlar kaydedildi:

“Taraflar, ülkedeki siyasi sürece ve kapsayıcı ve
işleyen yeni bir hükümet kurulmasına yönelik desteklerini dile getirmişler;
terörle mücadele ve ülkenin yeniden inşasına yönelik çabalarında Irak
hükümetine desteklerini ifade etmişler; bölgede kalıcı istikrarın sağlanması
için ekonomi ve ticaret alanlarında bölgesel işbirliğinin genişletilmesinin
önemini belirtmişler, ayrıca Irak topraklarının, teröristlerin komşu ülkelere
yönelik saldırılar düzenleme amacıyla kullanmalarına izin verilmemesinin
öneminin altını çizmişler.”

Filistin meselesi

İslam dünyasının en temel meselesi olan Filistin ve Kudüs’ün
her zaman ilgi ve dikkatleri dahilinde olduğunu vurgulayan iki ülke, Filistin
meselesinin vazgeçilmez haklarını gerçekleştirme çabalarına ve eylemlerine
ilkeli biçimde destek sağlama sözü verdikleri belirtildi. Bildiride,
tarafların, yasa dışı yerleşim eylemleri de dahil olmak üzere, tüm tek taraflı
politikalara bir son verilmesinin ve Kudüs-ü Şerif’in kutsallığının
korunmasının önemini vurguladıkları kaydedildi.

Bildiride, “Taraflar, Güney Kafkasya’da çok yönlü
işbirliğinin geliştirilmesi için 3+3 Bölgesel Danışma Platformu’nun öneminin ve
toplantılarının düzenlenmesinin gerekliliğinin altını çizmişler, Birleşmiş
Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, EİT ve D-8 gibi her iki ülkenin de üyesi
olduğu uluslararası kuruluşlarda işbirliğinin önemini vurgulamışlardır”
ifadelerine yer verildi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın