Suriye meselesi patlak verdiğinde “Yapmayın, bu politika Suriye’yi büyük bir yıkıma götürür, ülkemizi büyük bir ateşin ortasına çeker, sınırlarımızı Peşaver’e döndürür” dedik, dinlemediler.
Üstelik Suriye politikasına itiraz eden, ‘yanlış’ diyen herkese ‘Esad’cı,’ ‘Türkiye’yi değil, Suriye’yi tutan vatan hainleri,’ ‘içimizdeki Suriyeliler’ yaftası vurdular.
Sonra hiçbir şey olmamış gibi çıkıp “Suriye politikası çok yanlıştı, Ahmet Davutoğlu’nun iktidara attığı bir kazıktı” deyip işin içinden sıyrıldılar.
“Yapma, bu politika ülkeyi felakete götürür” diyenler, ‘vatan haini’ ithamıyla karşılaştıklarıyla kaldı.
Mavi Marmara
İsrail ile Mavi Marmara meselesinde iktidarın verdiği diplomasiden uzak, duygusal tepkinin ülkeye vereceği zarar ortadaydı.
“Tamam olan oldu, bari diplomasiyi elden bırakmayalım, duygusallıktan kaçınalım, aklıselimle hareket edelim” diye itiraz edenler oldu.
