yasasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Dezenformasyon suçunun teşekkülü
için beş şartın beşinin de olması gerekiyor. Dolar öngörüsünde bulunan ekonomist,
deprem tahmini yapan bilim adamı bu suç kapsamına girmez” dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ‘Dezenformasyonla
mücadele yasası’ olarak bilinen yasayla ilgili açıklama yaptı.
Hürriyet yazarı Hande Fırat’a konuşan AK Partili Ünal,
“Sansür mü? Dezenformasyonla mücadele mi? sorusuna “Şu kanunun içerisinde
sansür niteliğinde tek bir şey gösterin” yanıtını verdi.
‘Dezenformasyon tek başına gerçekdışı bir bilgiyi yaymak
değildir’
Ünal, şunları söyledi:
“TCK 218 açıktır. Haber verme sınırlarını aşmayan ve
eleştirici amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Nokta.
Dezenformasyon tek başına hakaret değildir. Dezenformasyon tek başına
gerçekdışı bir bilgiyi yaymak değildir. Dezenformasyon bunların toplamını
koordineli bir şekilde ortak bir amaca dönük belli bir süre içerisinde yayma
işidir.”
Açıklamaya göre, suçun teşekkülü için tam beş maddenin,
beşinin de varlığı aranacak.
Koşullar ise şöyle sıralandı:
1.Yayılan haber gerçek olmayacak.
2.Ülkenin güvenliği ve kamu sağlığı ile ilgili gerçekdışı
haber olacak.
3.Halk arasında panik, korku ve endişe oluşturma kastı
taşıyacak.
4.Kamu barışını bozmaya elverişli olacak.
5.Bunlar aleni biçimde yapılacak.
‘Bu beş unsurdan üçü varsa suç teşkil etmeyecek’
“Altını çiziyorum, beş unsurun bir varlığı aranacak. Bu
beş unsurdan üçü varsa suç teşkil etmeyecek” diyen Ünal şöyle devam etti:
“TCK’de zaten suç sayılan unsurlar burada bir araya
getirilmiş. Adalet Bakanlığı’ndan toplantılara katılan arkadaşların tamamının
söylediği bir şey var: ‘Bu beş unsurun bir araya gelmesi kolay değil yani suçun
teşekkülü zor.’
Doların 40 lira olacağını söyleyen bir kişi, deprem
tahminlerini paylaşan bilim adamı bu suç kapsamına girmez. Kanunu okuduğunuzda
bunu net bir şekilde görürsünüz.
(ENAG enflasyon rakamları) Uygulayıcı karar verir. Sadece
yalan haber yapmak bu maddeye göre suçun teşekkülü için yeterli değil. Ancak
TCK 218 açık bir şekilde, ‘Haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla
yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz’ diyor.
‘Seçime giderken muhalifleri susturacaklar’ iddiasına yanıt
veren Ünal, şu ifadeleri kullandı:
“Bu düzenlemenin siyasetle uzaktan yakından ilgisi yok.
Siyasal kaygılarla yapılmış bir düzenleme değil”
Amaç toplumsal yarar.
Bir yalanı, gerçekdışı bir bilgiyi kasıtlı bir şekilde bu
ülkenin huzurunu, barışını, kamu düzenini iç ve dış güvenliğini tehlikeye
atacak şekilde kullanmasını engellemek için yaptığımız bir düzenleme. Bundan
neden masum insan etkilensin? Bir insanın Twitter’da tek başına bir konuda
gerçekdışı bir bilgiyi kullanması başka bir şey, dezenformasyon başka bir şey.
Bu, kişilerle ilgili bir şey değil. Kişilerle ilgili olsaydı TCK’da kişilere
karşı suçlar başlığı altında ele alırdık.”
