RASTHABER- IĞDIR TAYDER’de, değerli İslam alimi H.Ş.Sabahattin TÜRKYILMAZ tarafından verilen seminerin 1. Gününde “Velayet ekseninde Kerbela Kıyamının hakikatini tanıma” konusu işlendi…
H.Ş.Sabahattin Türkyılmaz, bu gün Kerbela kıyamı ile ilgili olarak “anma ve anlama” şeklinde iki tutum göze çarptığını söyleyerek, yapılan program ve etkinliklerin daha çok “anma” şeklinde tezahür ettiğini, “anlama” noktasında ise daha az çalışmaların varlığına dikkat çekti.
Türkyılmaz, tarihte tanınan iki tane “İmam Hüseyin” ve “iki tane de Yezid” olduğunun altını çizerek; “Bizim bu gün ağladığımız İmam Hüseyin, Aşura sonrası İmam Hüseyin’dir. İki İmam Hüseyin vardır: Aşura öncesi İmam Hüseyin ve Aşura sonrası İmam Hüseyin. Aşura öncesi İmam Hüseyin, Veliyullah olan, Allah’ın hücceti, itaati farz, velayeti Allah tarafından emredilmiş, canlarımızdan daha evla olan İmam Hüseyin’dir. Aşura sonrası İmam Hüseyin ise, mazlum olarak, yalnız ve susuz şehid edilen İmam Hüseyin’dir. Eğer Aşura öncesi İmam Hüseyin tanınsaydı ve velayetine itaat edilseydi, belki de Aşura sonrası Mazlum Hüseyin olmayacaktı. Maalesef bizler de Aşura öncesi İmam Hüseyin’i yeterince tanımıyor ve velayeti, hücciyeti üzerinde yeterince durmuyoruz. Öne çıkardığımız O’nun mazlumiyeti ve Ehl-i beyt’ine yapılan zulümlerdir. Halbu ki, O’nun kıyamının nedenlerinden birisi veli ve imam olmasıydı…
Yine iki tane Yezid vardır; Aşura öncesi Yezid ve Aşura sonrası Yezid! Bizim karşı çıkıp lanetlediğimiz, hakkında konuştuğumuz Yezid, Aşura sonrası Yezit’tir. Aşura öncesi Yezid ile, maalesef çok fazla işimiz yoktur… Halbuki İmam Hüseyin’in karşı çıkıp kıyam ettiği Yezid, Aşura öncesi Yezit’tir. Aşura öncesi Yezid’in halifeliğine karşı Çıkmıştır İmam Hüseyin… Aşura öncesi Yezid’in İslam’ın başına geçmesinin ne felaketler doğuracağını bildiği için karşı çıkmıştır ve O Yezid, Aşura sonrası Yezid olmuştur.” Dedi…
İmam Hüseyin ile ilgili olarak iki vadiden bahsedilebileceğini, birisinin muhabbet ve sevgi vadisi, diğerini ise Velayet vadisi olduğunu söyleyen Türyılmaz hoca, İmam Hüseyin’i anmanın daha çok “Sevgi ve muhabbet vadişsine” ait olduğunu, ama Velayet vadisine girmeden İmam Hüseyin’i tanımanın imkansız olduğunu belirtti. Bazen insanların Velayet vadisine girebildiklerini, ama çok fazla dayanamayıp bu vadiden çıktıklarını vurgulayan Türkyılmaz Hoca, şunları söyledi:
“İmam Hüseyin (as), Yezid’in hilafetini reddederek Medine’den çıkarken ve Mekke’de bir çok yaranı ile beraberdi. İlk olarak Medine’den çıkarken, muhabbet vadisinde olanlar, O’nu vazgeçirmeye çalışmışlar ve O’nunla beraber olmayı akıllarından geçirmemişlerdi. Velayet vadisinde olan kimileri ise, bu yolculuğun tehlikelerini görüp o vadiyi terk etmişlerdi. Mekke’den Kerbela’ya giderken de bu durum aynen tezahür etmiştir. Yolda kimileri bu vadiyi terk etmiş, kimileri ise bu vadiye girmiştir. Son olarak Tasua günü, insanlar bu vadiyi terk etmiş ve geriye sadece 72 kişi kalmıştır. Onlar İmam Hüseyin’in velayetinin ne anlama geldiğini idrak edenlerdi… İmamlarımızın çoğu da, “eğer şu kadar yaranım olsaydı kıyam ederdim, derken, Velayet vadisinde olan şu kadar adamım olsa demek istemişlerdi. Yoksa muhabbet vadisinde binlerce sevenleri vardı.”
Aşura kıyamı üzerinde de, diğer konularda olduğu gibi düşünülmesi gerektiğini söyleyen Türkyılmaz; “Aklın kullanılması 4 aşamada gerçekleşir:1- Düşünen akıl2- Eleştiren akıl3- Analiz eden akıl4- Üretken akılAklın bu merhalelerinin adım adım geliştirilerek kullanılması durumunda oldukça verimli sonuçlar elde edilebilir. Artık bizim kendi durumumuzu bu 4 merhaleden hangisinde olduğumuzu tespit etmemiz lazımdır.” Dedi.Seminerin “İmam Hüseyin’in (as) kıyamının hakikatini anlamayı engelleyen faktörler” konulu ikinci bölümünün ise 9 Ekim 2016 Pazar günü (Bugün) akşam saat 20’de, yine IĞDIR TAYDER’de yapılacağı bildirildi…



