Rasthaber – “İsrail” Kızıldeniz’de dört kabusla uğraşıyor ve
Yemen onların ortak noktası gibi görünüyor. Bu ne şiirdir ne de boş umutları
yayma maksadıyla yapılan abartılardır.
BAE, Bahreyn, “İsrail” ve ABD için deniz askeri tatbikatları
başlatması güç gösterisi değil; başta “İsrail” olmak üzere derin bir endişe ve
kuşkunun bir yansımasıdır.
“İsrail”
Kızıldeniz’de dört kabusla uğraşıyor ve Yemen onların ortak noktası gibi
görünüyor.
İlk kabus: “Kritik hedefleri vuracağız.”
Ensarullah, geçen yıl ‘İsrail’in Yemen’deki duruma ilişkin
yorumuna böyle yanıt verdi. Ensarullah’ın sözleri sadece laf kalabalığı
değildi, çünkü Yemen insansız hava araçları ve Sana’nın füze yetenekleri,
çeşitli İsrail askeri araştırma merkezleri tarafından da teyit edilen
Kızıldeniz cephesindeki işgale karşı gerçek bir tehdit oluşturuyor.
‘Eilat’ı tehdit
etmek, Suudi Aramco’yu tehdit etmekten daha zor değildir’ bu, ‘İsrail’ Ulusal
Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nde araştırmacı olan Ari Heistein’ın yaklaşımı.
Heistein, Yemen tehdidini hafife alsa da, Ensarullah’ın çok uzak mesafelerden
hedefleri vurmak için uzun menzilli füzeler kullanabileceğini kabul ediyor. Tüm
durumu tek bir cümleyle özetliyor: “Gerçekçi ama sınırlı.”
“Sınırlamanın” tehlikeli yönü, temel bir açıdan
kaynaklanmaktadır: uzun menzilli füzeler, ‘İsrail’ savunma sistemlerine yanıt
vermesi için belirli bir süre tanıyacaktır. Bu rapor, savunma sistemlerindeki
meselelerin sadece hazırlığa bağlı olmadığını, bir savaştan daha fazla
hazırlığa değer olduğunu kanıtlayan “Kudüs’ün Kılıcı” savaşından iki hafta önce
yazıldı.
İkinci kabus: 1967 savaşı sırasında ‘İsrail’, Süveyş
Kanalı ve Tiran Boğazı’nın kapatılmasının yansımalarını ilk elden yaşadı,
öyleyse daha uzak bir geçidin – Babülmendep Boğazı – kapatılmasının olumsuz
etkileri ne olabilir?
Babülmendep Boğazı’nın işgal gemilerine kapatılması, işgal
rejimi ticaretine hem ithalat hem de ihracat açısından ciddi zarar verebilir.
Hindistan, 2016 ve 2020 yılları arasında ‘İsrail’in’ silah ihracatının %43’ünü
ithal ederek dünyanın en büyük işgal rejimi silah ithalatçısı iken, Vietnam ‘İsrail’in’
silah ihracatının %12’sini ithal ederek dünyanın üçüncü büyük işgal rejimi
ithalatçısı oldu.
Silah ihracatı, işgal ekonomisinin hayati bir parçası, çünkü
işgal rejimi silah ihracatı açısından dünyada sekizinci sırada yer alıyor ve
dünya silahlarının %3’ünü ihraç ediyor. Bu nedenle, işgal ekonomisinin temel
direklerinden biri olan işgal gemilerine Babülmendep’i kapatmak, işgal rejimi makamlarının
yerinde tutmak için birçok ayartmaya ihtiyaç duyduğu işgalci yerleşimcilerin
hayatlarını büyük ölçüde etkiler.
İşgal rejimi ekonomisi, Hint Okyanusu’dan gelip Babuülmendep’ten
geçen ithal mallara büyük ölçüde güveniyor. ‘İsrail’ Ekim 1973 savaşında
yaşadığı durumun tam tersi bir durum yaşayabilir, İran Şah’ın yönetimindeyken
“İsrail”e petrol taşıyan İran tankerlerine Babülmendep’in kapatılması nedeniyle
“İsrail” sıkıntı yaşamıştı. Bugün “İsrail”, devrimci İran’la dayanışma içinde
olan aynı boğazdan son derece endişeli.
Üçüncü kabus: “İsrail” kıyılarında turistik çekici
şehirlere sahip olmayı hayal ediyor ve bu şehirler, birincisi elde edecekleri
karlar, ikincisi de normalleşme için açabilecekleri kapılar nedeniyle gelecek
planlarının bir parçası.
Carnegie Center bu projeye “Suudi Neom’un diplomasisi”
diyor. Neom şehri bu projenin kalbinde yer alıyor ve işgal rejimi teknolojisi,
Kızıldeniz’de istikrar olmadan elde edilemeyecek yüksek düzeyde istikrar
gerektiren bu proje için en önemli girdi kaynaklarından biri. Kızıldeniz’de
askeri istikrar fırsatını kaybetmek, ‘İsrail’in bu “akıllı şehirlerde” ekonomik
fırsatlarını da kaybedeceği anlamına gelir.
Dördüncü kabus: Çin, Kuşak ve Yol Girişimi’nin geçtiği
bölge ve boğazlarda istikrar için en iyi koşulları sağlamayı hedefliyor.
Girişimin haritasına bakıldığında Babülmendep’in başarısı için çok önemli bir
ara bağlantı olduğu görülüyor. Aynı girişim, özellikle birçok alternatifi
olduğu için Hayfa limanını Akdeniz’e giden yollar açısından daha az öncelikli
görüyor.
ABD korkusuyla, Çin’i memnun etmeyi amaçladığı görüntüsü
vermemek için çok ihtiyatlı davranan ‘İsrail2, projeden en yüksek faydayı elde
etmeyi umuyor. Ancak Babülmendep, Çin’in sıfır toplamlı bir oyuna sokulduğu
takdirde işgal rejimine ciddi zarar verebilir. İşgal, “Eilat” ve “Ashdod”u
birbirine bağlayan bir demiryolu ve işgal altındaki topraklardan enerji
aktaracak ve onlara enerji sağlayacak devasa doğalgaz boru hatlarını
kaybedecektir.
Bu, Yemen’in işgalden aldığı coğrafi intikamdır, çünkü dört Yemen
kabusu işgalin güvenliği ve ekonomisi açısından işgal rejimini temelden sarsmak
için yeterlidir.
