Yemen Ordusu Aramco Tesislerini Vurdu

Yemenli devrimciler; ABD, Siyonist rejim ve Arap irtica güçlerinin desteğiyle Suudi savaş uçaklarının şehirlere yönelik düzenlediği çok sayıda saldırıya yanıt olarak dün sabah Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Aramco tesislerini hassas vuruşlarla hedef aldı ve aynı zamanda Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı da devre dışı bıraktı.

Dün gelen haberlere göre, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin 3 Ekim 2026 Cumartesi günü sabaha karşı Suudi Arabistan’ın başkentine düzenlediği füze ve İHA saldırıları, Aramco şirketinin tesislerinde büyük bir yangına ve Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda ciddi aksamalara yol açtı. Saha raporlarına göre, Suudi jetlerinin şehirlere yönelik yoğun bombardımanına yanıt olarak Riyad’daki Aramco petrol depoları, bu şehirdeki diğer stratejik hedefler ve Yanbu Limanı hedef alındı. Uydu görüntüleri de yangının bu raporun hazırlanmasından yaklaşık 12 saat önce başladığını ve haberin yayına hazırlandığı sırada hâlen devam ettiğini gösteriyor. Riyad’da çok sayıda patlama sesi duyulurken, uçuşlarda geniş çaplı gecikmeler ve iptaller yaşandı. Bu saldırı bir kez daha Suudi rejiminin hayati altyapılarının, başkentin kalbinde dahi ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bu haber, Yemenlilerin Taiz bölgesinde en az 55 Suudi paralı askerini öldürdüklerini açıkladıkları bir sırada yayımlandı. Yemen güçleri ayrıca Taiz etrafındaki kuşatma halkasını daraltmış olsa da şehrin kontrolünü henüz tamamen eline geçirmiş değil. Taiz; Sana ve Aden’in ardından Yemen’in en büyük üçüncü şehridir. Savaşın bu aşamasına kadar Babülmendep Boğazı çevresindeki bölgelerin Yemenli devrimciler tarafından ele geçirildiği belirtilmelidir. Bu gelişmeler enerji piyasalarını da anında etkiledi; Brent ham petrolünün vadeli işlemleri varil başına 102 doların üzerine çıktı.

Pakistan’ın Suudi Arabistan’daki Askeri Varlığı!

İsmi açıklanmayan Pakistanlı bir yetkili, İslamabad’ın Suudi Arabistan’a 30 bin ila 40 bin arasında askeri personel konuşlandırdığını bildirdi. Aynı kaynağa göre bu güçler, kara sınırlarını korumak ve füze ile İHA’ların engellenmesine yardımcı olmak amacıyla konuşlandırıldı. Reuters’ın iddiasına göre bu güçler geçen yıldan bu yana birkaç aşamada Suudi Arabistan’a girdi ve bir kısmı son çatışmaların tırmanmasının ardından sevk edildi. Pakistanlı yetkili, Pakistan’ın şu ana kadar Yemen’e muharip rolde asker gönderme yönünde bir karar almadığını vurguladı. Bu rapor, Suudi rejiminin kendi topraklarını savunmak için yabancı güçlere bağımlı hale geldiğini; ancak bu güçlerin şu ana kadar bir etkisinin de görülmediğini gösteriyor. Türkiye de Riyad’a askeri teçhizat sağlamıştır. Bu askeri bağımlılık, devasa petrol zenginliğine rağmen Yemen direnişiyle mücadele etmek için dış müttefiklerinden asker ve teçhizat ithal etmeye muhtaç kalan bir rejimin tablosunu çizmektedir.

Suudi Planı ve ABD’nin Muhalefeti

Suudi Arabistan, Yemen Silahlı Kuvvetleri’ni Kızıldeniz’in kıyı bölgelerinden ve Babülmendep Boğazı’ndan uzaklaştırmak amacıyla yakında başlatılacak “geniş çaplı bir saldırı” hazırlığındayken, ABD doğrudan katılım sağlama konusundaki muhalefetini bir kez daha dile getirdi. İki Amerikalı yetkili Axios web sitesine yaptıkları açıklamada; Suudilerin ve onlara bağlı paralı askerlerin haftalardır bu operasyonu planladıklarını, Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın Perşembe günü ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirerek ABD’nin hava saldırısı düzenlemesi talebini yinelediğini aktardı. ABD bu talebi reddetti ve tutum değişikliği olasılığı bulunmakla birlikte şu anda doğrudan bir askeri eylemde bulunmayacağını vurguladı. Ancak Amerikalı yetkiler, ABD ordusunun Suudi Arabistan’a istihbarat ve hedef tespit verileri sağlayarak yardım ettiğini ve son iki hafta içinde 200’den fazla hedef sunduğunu itiraf etti. Reuters da bu operasyonun temel amacının, Yemen güçlerinin Eylül (Şehrivar) ayında elde ettiği hızlı kazanımları geri çevirmek olduğunu iddia etti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın