Vadeli Mevduat” uygulamasına ilişkin, “Hazinenin bunu yapabilmesi
için bütçede bir kalemin olması ve kanuni bir altyapının hazırlanması
gerekmektedir. Bu yetki, Meclis’in devredilemez yetkisidir. Bu uygulama için
hem bir yasal altyapı eksikliği hem de bir ek bütçe gerekliliği apaçık
ortadadır” açıklaması yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat”
uygulamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Özel’in açıklaması şöyle:
‘Yoksulun değil zenginin çıkarlarını koruyan bir iktidar’
“Bu uygulama en yalın tarifle ‘faize para yatıranlara
ek faizi, faize para yatıramayanların ödeyeceği’ bir yöntem dayatıyor. Hayat
pahalılığı ve açlıkla mücadele eden asgari ücretlinin, yoksulun, işsizin,
işçinin, öğrencinin, çiftçinin bir de zenginin mevduatını korumakla sorumlu
kılınması, AKP’nin yoksulun değil zenginin, dar gelirlinin değil varlıklının
çıkarlarını koruyan bir iktidar olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Daha birkaç ay önce doların 10 TL’yi aşması, bir felaket
senaryosuyken, bugün 12,5 TL’lik dolar kurunun, ekonomi yönetiminin başarısı
olarak pazarlanmaya çalışılması çok hazindir. Faizin kötü yönetimin bir sonucu
değil, tüm kötü gidişatın tek sebebi olduğu iddiasından Recep Tayyip Erdoğan
zımnen vazgeçmiştir. Yapılan düzenleme faizle mücadele değil, faiz gelirinin
kur gelirinden az kalmayacak olmasının garanti dilmesidir.
Döviz tevdiat hesaplarına yönelik Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası bir tebliğ yayınlamış olmasına karşın, Türk Lirası mevduatında oluşacak
olası zararın Hazine tarafından nasıl karşılanacağına ilişkin bir mevzuat
yoktur. Oluşacak görev zararına yönelik bütçede bir kalem yer almamaktadır.
İktidar partisi genel başkanının, ilgili bakanın ve banka temsilcilerinin
yaptığı açıklamalar bu telafinin Hazine tarafından karşılanacağını ifade
etmektedir. Hazinenin bunu yapabilmesi için bütçede bir kalemin olması ve
kanuni bir altyapının hazırlanması gerekmektedir. Bu yetki, Meclisin
devredilemez yetkisidir. Bu uygulama için hem bir yasal altyapı eksikliği, hem
de bir ek bütçe gerekliliği apaçık ortadadır.
Tek adam rejimi TBMM’yi by-pass etmekte, TBMM’nin yasama
yetkilerini gasp etmektedir. TBMM’nin Türk Milleti adına kullandığı yasama
yetkisine başka kurumlarca el uzatılmasına başta Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı, tüm milletvekillerinin karşı çıkması gerekmektedir.”
ANKA
