Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Külliyede düzenlenen toplantı, 3
saat 45 dakika sürdü.
Toplantının ardından yazılı açıklama yapıldı. Açıklama
şöyle:
“Türkiye Yüzyılı’nda, Türkiye ekseni çerçevesinde;
millî güvenliğimiz bakımından önem arz eden siyasi, askerî ve iktisadi
gelişmeler değerlendirilmiş; 2024 yılında karşı karşıya kalınması muhtemel
meseleler ile bu çerçevede yürütülecek faaliyetler ve alınacak tedbirler
müzakere edilmiştir.
Terör örgütleri PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ VE DEAŞ başta olmak
üzere millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve
tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla
gerçekleştirilen operasyonlar hakkında kurula bilgi sunulmuştur.
Türkiye’nin kararlılıkla uyguladığı millî güvenlik
siyasetinin, proje terör örgütleri üzerinden kurgulanan planlarla akamete
uğratılamayacağının altı çizilmiştir. Ülkemiz için tehdit teşkil eden tüm terör
örgütlerini ve uzantılarını, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız
çerçevesinde zaman ve mekân ayrımı gözetmeksizin hedef almaya devam edeceğimiz
bir kez daha hatırlatılmıştır. Huzurumuzu bozmaya niyet edenleri sınırlarımıza
dahi yaklaştırmayarak bertaraf eden Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik güçleri
ve istihbarat birimlerimizin bu mücadeledeki en büyük dayanağının, aziz
milletimizden aldıkları sarsılmaz destek olduğu vurgulanmıştır.
IRAK İLE TEMASLAR
Komşumuz Irak ile artan temaslarımızın, terör örgütleriyle
mücadelede atılacak somut adımlar başta olmak üzere müşterek coğrafyamızda
huzurun sağlanmasına yönelik gayretleri tahkim ettiği ifade edilmiş;
bölgemizdeki tüm ülkelerin refahını teminat altına alacak olan kalıcı barış ve
istikrarın ancak terörden arındırılmış bir güvenlik ortamının tesis edilmesiyle
mümkün olabileceği değerlendirilmiştir.
İSRAİL VURGUSU: ÇATIŞMALAR YAYILABİLİR
İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliamları
sürdürmesinin, bölgedeki barış ve güvenlik ortamıyla hassas dengelerin telafisi
mümkün olmayacak şekilde bozulmasına ve çatışmaların yayılmasına sebep olacağı
kaydedilmiştir. Bir kez daha müşahede edildiği üzere, Gazze’de işlenen insanlık
suçlarına engel olamayan mevcut uluslararası sistemin başta Birleşmiş Milletler
olmak üzere tüm kurumları ve kurallarıyla hakkaniyeti esas alarak ıslah
edilmesinin, küresel barış ve istikrarın sağlanması bakımından aciliyet arz
ettiği belirtilmiştir. Türkiye’nin; Gazze’de akan kanın durdurulması, insani
yardımların kesintisiz ve engelsiz ulaştırılması, 1967 sınırları temelinde adil
ve kalıcı barışın sağlanması ve uluslararası sistemin reforme edilmesiyle
ilgili ısrarlı ve kararlı tutumunu sürdüreceği ifade edilmiştir.
Kızıldeniz’deki son gelişmeler değerlendirilmiş; Filistin
meselesinin yansımalarını da ihtiva eden ve küresel istikrara yönelik menfi
tesirleri bulunan mevcut durumun bir an evvel çözüme kavuşturulmasının önemine
dikkat çekilmiştir.
Libya, Somali ve Sudan’daki durum ile muhtemel gelişmeler
ele alınmış; Türkiye’nin dost ve kardeş ülkelerin toprak bütünlüğünü
destekleyerek mevcut meselelerin çözümüne yönelik çabalarını ilgili taraflarla
temas hâlinde sürdüreceği belirtilmiştir.
RUSYA – UKRAYNA SAVAŞI
Bölgesel ve küresel riskleri artıran Rusya-Ukrayna
Savaşı’nın acil bir ateşkes ve kalıcı barışın tesisiyle sona ermesinin önemine
işaret edilmiş; Türkiye’nin mevcut riskleri bertaraf etmeyi amaçlayan yaklaşım
ve uygulamalarını Montrö rejimi çerçevesinde titizlikle sürdürerek Karadeniz’de
barış ve istikrarın hâkim olmasına yönelik gayretlerini gerek gıda güvenliği
bağlamındaki girişimler gerekse Karadeniz mayın karşı tedbir görev grubu gibi
uygulamalarla muhafaza edeceği ifade edilmiştir.
Millî güvenliğimize temel teşkil eden hususlardan biri olan
savunma sanayiindeki başarılarımızın yanı sıra uzayda attığımız adımlarla
taçlandırılan bilim ve teknolojideki atılımlarımızın, yarınların teminatı olan
çocuklarımızın hayalleri, gençlerimizin azmi ve ülkemizin yüksek
potansiyelinden istifade edilerek kararlılıkla sürdürüleceği
vurgulanmıştır.”
