Allah’ın adıyla
Gizli(!) bir el, manevi atmosfer ve duyguların yoğunluk kazandığı Ramazan ayı ile birlikte Çin Sincan Özerk Bölgesi’nde Müslüman Uygur Türklerinin baskı ve dikta altında olduğuna dair önce sosyal ve internet medyasında ardından yazılı ve görsel basında yoğun bir propaganda başlattı.
Toplumda “mezhepçi ve kavmiyetçi” duygular kabartıldı. Bu gizli el, Çin’i “İslamcı ve milliyetçi” kesimlerin hedef tahtasına oturtmayı başardı. Bir anda ülkenin dört bir yanını “Doğu Türkistan” protestoları sardı.
Duygular kabartılıp, taassup egemen hale getirildikten sonra ne Uygur Türklerinin baskı altında olduğu algısı oluşturmak için kullanılan haber ve görsellerin neredeyse tamamının uydurma ya da eski tarihlere ait olduğunun açığa çıkması ve ne de bölgede görev yapan gazetecilerin Uygur Türklerinin herhangi bir dikta ve zulüm ortamında olmadığına dair geçtikleri güncel haber ve resimler, İslamcı ve milliyetçi çevrelerin hızını kesmeye yetmedi. Sığ, mezhepçi ve kavmiyetçi tepki ve protestolar “faşizm” sınırına ulaştı!
Bu noktada; “Çin’i kim ve niçin hedef tahtasına oturtmak istiyor?” sorusu olup biteni doğru algılamak ve anlamlandırmak için kilit bir mana ve önem arz ediyor.
>>YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ<<
