Rasthaber – Suriye’de hükümete karşı gösteriler ve itirazlar 15 Mart 2011’den diğer Arap ülkelerdeki gelişmelerin devamında başladı. Suriye gelişmelerin diğer Arap ülkelerindeki gelişmelerden asıl farkı ise Suriye’deki protestoların Batı-Arap- Siyonist Rejim- Türkiye müdahaleleri ile teröristler ile geniş çaplı bir savaşa dönüşmesi ve büyük bir iç savaşa dönüşmesi idi. Bu durum Suriye gelişmelerini iç protesto ve gösteriler halinden çıkarıp 80 ülkeden çok uluslu terör grupları ile askeri karşılaşmaya götürdü. Böylece diğer Arap ülkelerdeki gelişmelere karşın Suriye gelişmelerinde Suriye yasal hükümeti halk ile karşı karşıya kalmadı tam tersi Suriye hükümeti diğer ülkelerden bir araya gelen paralı teröristler ile karşı karşıya kaldı. Suriye insan hakları izleme kolu ise Suriye iç savaşındaki kurbanların istatistiklerini yayımlayarak en az 384 bin kişinin bu dokuz yıl kriz ve iç savaş sırasında hayatlarını kaybettiklerini ve milyonlarca insanın da mülteci duruma düştüğünü açıkladı. Yüzbinlercenin yaralandığı ve 12 milyonu aşkın insanın da mülteci duruma düştüğü de açıklandı. Bu terör savaşının hedefi Suriye hükümetinin devrilmesi ve daha sonra da bu ülkenin coğrafyasının bölünmesi idi. Ancak pratikte bu hedefler gerçekleştirilmedi. Ancak Suriye halkı insan hakları ve demokrasisinin iddiacıları tarafından da desteklenen savaşın en büyük kurbanları oldular. Birleşmiş Milletler Teşkilatı Suriye özel temsilcisi Geir Peterson bu hususta şöyle bir açıklamada bulundu: ” Suriye halkının bu dehşet ve esef verici on yıl içerisinde çektiği çile ve acı kavrama gücünün ve inancın ötesindedir. “
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Çocuk Fonu-UNİCEF ise son zamanda Suriye iç savaşının 9’uncu yılının sonu bağlamında yayımladığı raporunda şöyle bir bilgi paylaştı: ” Suriye’deki savaş her 10 saatte bir Suriyeli çocuğun hayatına mal oldu. ” UNİCEF’in 9 Mart günü yayımladığı istatistiklere esasen 2014 yılından 2019 yılının sonuna kadar Suriye’deki savaş sonucu hayatını kaybeden çocukların sayısı 5 bin 427 olmuştur. Uzmanlar ayrıca bu savaşta şimdiye kadar 5 milyonu aşkın çocuğun ihtiyaç sahibi duruma düştüğünü ve yaklaşık 2.5 milyon çocuğun da komşu ülkelere kaçtığını tahmin etmektedirler. Buna ilaveten Suriye’de kalan nüfusun yaklaşık yüzde 80 kadarı da yoksulluk çizgisi altında yaşıyorlar. Aslında Suriye’deki savaşın 9’uncu yılı Suriye ordusunun sahada üstün konumu ele geçirdiği bir sırada sonlandı. Suriye ordusu bu çerçevede terörizmle mücadele doğrultusunda İdlib eyaletini temizlemek üzere son operasyonları gerçekleştirdi. İdlib eyaleti 2015 yılından itibaren geçmişte Nusra Cephesi adlandırılan şimdi ise Heyet Tahrir El Şam adı ile bilinen teröristlerin işgalinde olup teröristlerin son üssüdür. Bu operasyonun devamında ise Suriye ordusu İdlib merkezinin 7 kilometre uzaklığına kadar ilerlemişken Türkiye ordusu birden bire olaylara karışıp Suriye ordusu ilerleyişini engelledi ve teröristler ile mücadeleyi yarım bıraktı. Amerika öncülüğündeki Batı ekseni ise bu süreçte Beşar Esad yasal hükümetini devirmekteki başarısızlığını kabul edip şimdi de siyasi süreçleri baltalamaya ve silahlı Kürt gruplarını malzeme olarak kullanmak istiyor. Arap ekseni ise pratikte Suriye’deki hedeflerine varmaktaki yenilgisini kabul edip Şam’ı Arap Birliğine geri getirmek çabası içerisindedir.
Görünen o ki Suriye’deki savaşın 10’uncu yılı bu savaşın sonlanması ve Amerika liderliğindeki Batı ekseninin siyasi süreçleri baltalaması ile sonuçlanacaktır.
