Aksa Tufanı, Araplarla İsrail Arasındaki Uçurumu Ortaya Çıkardı

rasthaber
Rasthaber –  Emekli bir ABD Ordu Albayı, Arap ülkeleri ile Tel Aviv
arasındaki derin görüş ayrılıklarına dikkat çekerek, Aksa Tufanı operasyonunun
Washington ile Tel Aviv’in bölgesel güvenlik koalisyonu kurma hayallerini
yıktığını açıkladı.

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, 7
Ekim’de Gazze Şeridi’nden işgal rejimine yönelik ‘Aksa Tufanı Operasyonu’
başlatmıştı. “Aksa Tufanı”, Siyonist İsrail’in son yıllarda yaşadığı
en büyük şoklardan biri olarak değerlendiriliyor.

Aksa Tufanı operasyonunun Arap ülkeleri ile Siyonist rejim
arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi sürecine etkisi konusunda Batılı ve
Amerikalı uzmanların kaleme aldığı birçok analiz arasında 2021’den Eylül 2023’e
kadar ABD Merkez Komutanlığı’nda (CENTCOM) iletişim direktörlüğü görevini
yürüten “Joe Buccino” da bulunuyor.Joe Buccino’nun The Hill web sitesinde
yayınlanan bir yazıda, “Geçtiğimiz 3 yıl boyunca Cumhuriyetçi ve Demokrat olmak
üzere iki Amerikan hükümeti, bölgedeki ana odağını Arap ülkeleri- İsrail
normalleşme projesini genişletme ve aralarında savunma-güvenlik koalisyon
oluşturmaya odakladı. Ancak Hamas’ın askeri kolu İzzeddin El Kassam
Tugayları’nın “Aksa Tufanı” adı altında İsrail’e yönelik operasyon
düzenlediğinde Washington’un normalleşme süreci için uzun yıllar süren çabaları
bir gecede sona erdi.

Aksa Tufanı, Araplarla İsrail Arasındaki Uçurumu Ortaya
Çıkardı

Eski CENTCOM yetkilisi, Washington’un İsrail ile Arap
ülkeleri arasındaki güvenlik ortaklığının nihayetinde ortak tehditlere karşı
koymaya yol açacağını umduğunu söyledi. Ancak Aksa Tufanı operasyonu bölgenin
güvenlik yapısını onlarca yıl boyunca değiştirecek. Bu büyük saldırı sadece
alarm vermekle kalmadı, aynı zamanda ABD’nin tüm diplomatik çabalarına rağmen
Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki büyük uçurumları da ortaya çıkardı.

Hamas’ın İsrail’e yönelik büyük harekat sonrasında bazı Arap
ülkelerinin tepkileri, Tel Aviv’in güvenlik ittifakı kurma konusunda Arap
ülkelerindeki olası müttefiklerinden ne kadar uzak durduğunu gösterdi.

ABD’li uzman, Hamas’ın İsrail’e düzenlediği kapsamlı
operasyonun ardından bazı Arap ülkelerinin gösterdiği tepkinin, Tel Aviv’in
güvenlik koalisyonu kurma konusunda Arap ülkelerindeki olası müttefiklerinden
ne kadar uzak durduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin Siyonist rejimin
Filistin halkına yönelik saldırganlığını kınayan açıklamalarına değinen ABD’li
emekli asker, “Bunlar sadece diplomatik açıklamalar değil, aynı zamanda iki
Arap ülkesinin duygularını yansıtrak, İsrail ile derin ve muhtemelen onarılması
zor olan farklılıkları gösteriyor.” dedi.

Joe Buccino, Suudi Arabistan’ın Aksa Tufanı operasyonuna
dair yayınladığı yazılı açıklama hakkında, Riyad’ın dolaylı olarak İsrail’i
kınadığını, ancak Hamas’la dayanışma içinde olduğunu vurgulağını belirterek,
Bu, Riyad’ın Tel Aviv’le farklı tutumunun, Washington’un bölge için tasarladığı
güvenlik yapısının temellerini sarstığını gösterdi. Suudi Arabistan’ın bu
tavrı, İsrail’le ilişkileri normalleştirmenin eşiğinde olduğu bir dönemde
açıklandı.”ifadesini kullandı.

Bölgede İsrail’e Karşı Bir Konsensüs Var

Eski CENTCOM yetkilisinin kaleme aldığı yazıda, ‘’Katar,
olayın tırmanmasından doğrudan İsrail’i sorumlu tutarken, Riyad, Doha ve
Tahran’ın yayınladığı koordineli ve ortak mesajı, bölgede İsrail’e ve dolayı
olarak Amerikan çıkarlarına karşı bir uzlaşının olduğunu gösteriyor. Bu durum,
Amerika’nın bölge için planladığı güvenlik ilkelerine tamamen aykırıdır.
Birleşik Arap Emirlikleri, ABD’nin Ocak 2020’deki Yemen füze saldırılarına
karşı zayıf konumundan şikayet etmeye devam ederken, BAE yöneticisi Muhammed bin
Zayed, Yemen savaşı konusunda Joe Biden yönetiminin çabalarını defalarca
marjinalleştirdi.’’ ifadelerine yer verildi.

ABD’li askeri yetkili, BAE lideri Bin Zayed’in yakın zamanda
dünyanın önemli ticaret güzergahlarından Fars Körfezi ve Kızıldeniz’de sözde
terör ve korsanlıkla mücadele adı altında ABD tarafından kurulan deniz
koalisyonundan (İran karşıtı Birleşik Deniz Kuvvetleri) çekme kararının
Washington’a karşı kasıtlı bir adım olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

‘’Öte yandan Suudi Arabistan’ın Çin’e yönelmesi, ABD
öncülüğündeki bölgesel güvenlik mimarisinin hiçbir zaman başarılı
olamayacağının bir başka işareti. Burada Riyad’ın Pekin’le silah
sözleşmelerinin sürekli artmasına, Suudilerin doğuya yönelmesine, Suudi
Arabistan’ın İran ve müttefikleriyle olan anlaşmazlıklarının çözümüne
değinmeliyiz.’’

ABD’li askeri uzman, ‘’Suudi Arabistan, Çin liderliğindeki
Şanghay İşbirliği Örgütü’ne (ŞİÖ) katılmayı kabul etti. Aynı zamanda Suudi
Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İsrail ile normalleşmeyi güvenlik
garantileri ve gelişmiş Amerikan silahları ve nükleer teknolojisinin elde
edilmesi şartına bağladı. Bin Selman’ın Çin, ABD ve İsrail ile eşzamanlı
görüşmeleri, Arap ülkeleri ile İsrail arasındaki herhangi bir bölgesel güvenlik
koalisyonun sağlam temeller üzerine kurulamayacağını gösteriyor.’’ yorumunu
yaptı.

Joe Buccino, ABD’nin Ortadoğu’daki dış politika
önceliklerini acilen yeniden değerlendirmesi ve bölgedeki müttefikleriyle
ilişkilerini yeniden düzeltmesi gerektiğini söyledi/tesnim

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın