Ateş kes anlaşması uyarınca, Suriye Ordusunun Kastello otobanına hakim olması, ılımlı muhaliflerin Amerika liderliğindeki koalisyon güçlerince denetim altına alınması ve insani yardım konvoylarının sivillere ulaştırılmasıydı. Ancak ılımlı denilen tekfirci terör örgütleri, işgal girişimini başlatan Türkiye ordusu ve ırkçı İsrail rejimi Suriye ordusuna karşı hava ve kara saldırılarını sürdürdüler. Amerika liderliğindeki ittifakın ateşkes’ten amacı, terör örgütlerine lojistik destek sağlamak ve onları yeniden örgütleyip saldırıya geçirmek, Suriye Ordusu ve direniş güçleriyle Rusya ordusunun kıskacı altında bulunan tekfirci terör örgütlerini kurtarmaktı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ateşkese uyarken ABD öncülüğündeki uluslar arası koalisyonun Deyr ez-Zor’da Suriye ordusuna saldırdı ve onlarca Suriye askerini öldürdü ve yüzden fazla askeri de yaralayıp Selefi Vahhabi DAEŞ terör örgütlerinin bölgede ilerlemesini sağlamaya çalıştı. ABD, Suriye’de siyasi ve barışçı çözüm istemiyor. Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyıp Erdoğan da Amerika’nın bu vahşi saldırısına “hayroal, Amerika ziyaretinde bunun nedenini soracağını” belirtip diplomatik dille destekledi.
Rusya Suriye’de barış, huzur ve istikrarın sağlanmasını istiyor ve bu amaçla Tarafları masaya oturtmaya çalışıyor. ABD ise suriye ordusuna saldırarak “Suriye’de siyasi çözümün sağlanması konusunda Moskova-Washington işbirliğini tehlikeye attı. IŞİD’le savaşan Suriye ordusuna yönelik bu saldırı haklı olarak Beşar Esad hükümetiyle Moskova’nın tepkisini çekti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi Sözcüsü Mariya Zaharova, ‘Suriye ordusuna yapılan bu saldırıların ardından Beyaz Saray’ın DAEŞ-ü IŞİD’i koruduğunun dünya kamuoyunca anlaşıldığını söyledi. ABD yönetimi ise DAEŞ’i vurmak yerine hata yaptığını iddia etti. Halbuki o bölgede Suriye ordusu konuşlandırılmıştı. Washington önceden bölgedeki Rus askeri birlikleriyle koordineli çalışmaktan kaçınıp, saldırı planı hakkında gereken bilgiyi vermedi. Bu gerçekelrden dolayı Suriye ordusu ateşkesin sona erdiğini bildirdi. Amerika ise, Rusya’nın ateşkes anlaşması sözünü tutmadığını ve Suriye ordusunun ateşkesine bağlı kalmasını sağlayamadığı iddia etti.
Sözde Suriye dostları çekirdek gurubuna üye amerika işbirlikçisi Katar dış işleri bakanı Muhammed Bin Abdurrahman Al’i Sani de BM genel kurulu kulislerinde yaptığı açıklamada, Beşar Esad’in suriye geleceğinde bir yeri olmadığını söyledi. suriye dostaları çekirdek gurubu üyesi ülkelerin yönetimlerinin çoğu dikta ve hanedan rejimleriyle yönetilmekte veya sömürgeci batılı güçlerdir. Katar ve Suudi krallık rejimi petro dolarlarıyla suriye’deki selefi Vahhabi terör örgütlerini kurdurup desteklemektedirler. Bu ülkeler ayrıca Siyonist İsrail rejimiyle yakın işbirliğini sürdürüp, anti Siyonist direniş cephesini çökertmek için Suriye’yi katliam ve yıkıma uğratmaktadırlar.
Suriye muhalifleri yüksek konseyi başkanı Riyad Hicab da 19 Eylül günü BM genel kurulu kulislerinde diplomatik heyetlere hitaben yaptığı konuşmada, Suriye muhaliflerin siyasi görüşmelerle geçiş döneminin başlatılması ve Beşar Esad hükümetinin tasfiye edilmesi planını hazırladığını belirtti. Riyad Hicab, Eylül ayı başlarında Londra toplantısında alınan karara göre, üç aşamalı siyasi bir geçiş döneminin daimi ateşkesle başlayacağını, terör örgütlerine karşı askeri operasyonların durdurulması gerektiğini belirtti. Riyad Hicabın bu sözleri, Amerika liderliğindeki Suriye dostları çekirdek gurubunun siyasi, askeri, istihbarat ve lojistik olarak destekledikleri sözde Suriye muhalif gurupları ateşkese uymayacaklarını, sadece Suriye ordusuyla halk direniş güçlerini zayıflatmaya çalıştıklarını gözler önüne seriyor.
parstoday
