Gazze, Suriye ve İran’dan sonra artık hiçbir olay hakkında Bosch (boş) konuşulmayacak. Hiçbir reklam “masum” telakki edilmeyecek. Hiçbir eşya sadece “ticari meta” veya “ev eşyası” olarak nazari dikkate alınmayacak. Zira ulusal ve uluslararası şirketler sadece ticari bir kuruluş değildir. Şirketlerin evet en ulvi amacı çok kâr elde etmek, büyümek ve zirvede kalmaktır. Ancak bu şirketlerin sadece bir kâr güdüsü olmadı. Şirketler ekonomik, askeri, diplomatik, istihbarat, eğitim, lisaniyat, sosyal ve kültürel projelerin merkezinde yer alır ve hatta bizatihi bu unsurların kendileridir. Ürettiği neyse insan yaşamını etkiler, yönlendirir, yönetir ve inşa eder.
İngiliz emperyalizminin Hindistan ve Kuzey Amerika (bugünkü ABD ve Kanada) coğrafyasındaki omurgası şirketlerdi; Doğu Hindistan Şirketi (East İndia Company); Clive, Child ve Doğu’nun Rothshild ailesi olarak bilinen Sassoon aileleri şirketleşmiş ve kapitalzim ile emperyalizmin ana kolonlarını oluşturmuştur. İngiliz emperyalizminin Amerika kıtasındaki yayılımı, Kraliyet imtiyazı alan şirketler (chartered companies) ve bu süreçte devasa servetler edinen İngiliz Hanedanlığı’nın ticaret ortakları olan aristokrat aileler aracılığıyla yürütülmüştür. Virginia Şirketi (1606); tütün ve yan ürünleri, Massachusetts Körfezi Şirketi (1629); kereste, balıkçılık, kürk, İngiliz kolonileri inşaat işleri ve teokratik nizam tesis etme, Harvard Üniversitesinin kurulması, gemi yapımı, içki üretiminde tekeldi.
Hudson’s Körfezi Şirketi (1670); hayvan kürklerini toplama ve Avrupa pazarlarına satma, mağazacılık, gayri menkul ve depolar/antrepolar sahibi, kendi parasını basmış, koloniler inşa etmiş, yasalar koymuş ve Kanada’nın yüzde 40’ını idare etmiş, Royal Afrika Şirketi (Kraliyet Afrika Şirketi) Afrika’dan Amerika kıtasına on binlerce insanı ailelerinden, yurtlarından kopardı, altın ve değerli madenleri yüzlerce yıl çaldı, filleri katletti dişlerini çaldı, Afrika’nın her yerine karakollar inşa etti, kabileleri birbirlerine karşı kırdırdı, etnik ve dini farklılıkları savaşlara dönüştürdü. Drax, Penn, Lee ve Fitzhugh, Astor, Rothshild aileleri şeker, kahve, tütün, köle ticareti, kürk, gayrimenkul, finans alanında İngiliz hanedanlığın ortaklarıydı. Penn ailesi İngiliz Hanedanlığına verdikleri borç karşılığında tüm Pennsylvania eyaletinin mülkiyeti ve yönetim hakkı sahibi oldular.
HALİFAX AİLESİ
Rothshild ailesi İngiliz emperyalizminin Amerika’da kalıcı olması için savaşlarını ve sömürge genişlemesini finans etti. Bir de Halifax ailesi vardır; İngiliz emperyalizminin omurga ailesi desek abartı olmaz. Stratejik bir askeri üs (Kanada’daki Halifax şehri) hem de sanayi devrimiyle yükselen dev bir finansal yapı (Halifax Bankası) olarak kritik öneme sahiptir. Bu hanedanlığın başında Britanya Ticaret Kurulu Başkanı George Montagu Dunk (2. Halifax Kontu) vardı. Kanada’da Halifax Şehrin kurucusudur. Amerikan Devrimi’nden sonra on binlerce Kraliyet taraftarı mülteci buraya yerleşti. Halifax Bankası İngiltere’nin Yorkshire kentinde doğan bu kurum, sömürge ekonominin finansmanında doğrudan roller üstlendi. Halifax ismi, sömürge döneminde sadece Kanada’da değil, Virginia (ABD) gibi bölgelerde de devasa tütün tarlaları ve idari birimler bu isimle anıldı.
KÖPEK SEVGİSİYLE İZAH EDİLEMEZ
İngiliz aristokrasisinin bir sembolü olan Halifax ailesi, Britanya Amerika’sını düzenli bir imparatorluk varlığına dönüştürme vizyonunun mimarlarındandı. İlginç olan husus şudur ki bu imparatorluk vizyonunun en önemli ailelerin katkıları yanında garip bir grup vardı; İngiliz Deniz Köpekleri (Sea Dogs). Yabancı ülkelerin ve tüccarların mallarını, altınlarını, gümüşlerini ve kadınlarını çalmakla mükellef olan bu deniz köpekleri korsanlar da İngiliz hanedanlığın direkt koruması altında hırsızlıkta ortaklardı. Bu sebeple Bosch (Boş) reklamının 10 Mayıs Anneler Günü için hazırladığı ve infiale sebep olan tartışma sadece köpek sevgisi veya nefreti ile izah edilemez kadar değerlidir.
Bu meseleyi, Rabbimizin “yaratanı yaratandan dolayı severiz” hak sözü, mağarada (Kehf) uzun yıllar uykuya dalan evliyaları koruyan köpek Kıtmir ve Hz. Muhammed’in köpek sevgisi ile izah edenler var. Buna mukabil bazı din müfessirleri mezhepler, hasta ruhlu mahlûklar neden köpeklerden nefret edilmesi ve uzak durulması gerektiğini anlatırlar. Ayrıca genelde hayvan özelde köpekten nefret eden, kuduz korkusu, köpek saldırısı veya havlaması sonucu çocuklarda oluşan travmalar, hijyenik sorun sebebiyle köpeklere karşı “uzak durma” tavrında olanlar var. Ama ve lakin durumu bu üç unsur ve çerçevesinde sınırlı tutmak meseleyi gözden kaçırmaya vesile olur. Bir kesim reklamı hadsizlik, aymazlık veya sehven olarak görebilir. Bosch şirketinin reklamlarına karar veren merciin aymazlığı, işgüzarlığı, aptallığı olarak ta telkin edebilir.
NÜFUS HEDEF ALINIYOR
Bazı kesimler Bosch şirketinin aynı reklamı Avrupa’da anne-çocuk kullanarak yapmasını Türkiye’de ise anne-köpek kullanmasını reklamdaki kadının “oğlum” diye hitap ettiği köpeğe annelik yapmasını, 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’de çeşitli vakıf ve uluslararası kuruluşlar aracılığıyla yürütülen “nüfus planlaması” faaliyetleri “modernleşme” ve “doğum kontrolü” adı altında Türkiye’nin nüfusunu hedef aldı. Doğum kontrol yöntemleri, doğum kontrol hapları üzerinden az çocuklu ya da çocuksuz aile yapısını teşvik etti. Reklamlar ve popüler kültür aracılığıyla “evcil hayvan ebeveynliği” ise özendirildi olarak sunabilir. Bosch şirketini 1886’da kuran Alman büyük baba Robert Bosch’un tescilli Mason olması, Siyonistlerle bağlantılarının olması Bosch ve Busch isim benzerlikleri, bu şirketle ilgili “operasyon şirketi” iddiaları ve şüpheleri artırabilir.
İSRAİL İLE GÜÇLÜ İLİŞKİLER
Genelde vergi kaçırmak, para aklamak (Bosch bunu yapıyor anlaşılmasın), verilen burslar ve muhtelif desteklerin gider olarak kullanılabilmesi için holdingler vakıflar kurar. Bosch şirketinde aile payı yüzde 6, diğer yüzde 94 ise vakfın başında da torun Christofer Bosch’a aittir. Torun Bosch’un İsrail ile güçlü ilişkilere sahip olması bu şüphelerin pekişmesi için önemli bir sebep oluşturabilir. Bosch Vakfının Eylül 2022’de İsrail’in robotik, yarı iletken üretimi, tıbbi cihazlar ve insansız araçlar (AGV/İHA) gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlar için ultra küçük, akıllı ve verimli sürücüler ve hareket kontrolörleri tasarlayan Elmo Motion Control şirketini 700 milyon dolara satın alması bu şirketi İsrail ekonomisinde önemli bir partner yapmaktadır. Bosch bünyesine katılmasına rağmen İsrail şirketinin yerel yönetimi ve bağımsız yapısını koruyarak bir İsrail kuruluşu olarak faaliyetlerine devam etmesine izin verilmesi de ayrıca düşündürücüdür.
SEVGİYİ BİZDEN ÖĞRENEBİLİRLER
HAMAS’ı terör örgütü olarak ilan eden ve kınayan Bosch’u Filistinlilerin ve birçok Müslüman kesimin protesto etmesi, Bosch şirketinin reklamının sadece köpek sevgisiyle ilgili olmadığı yönünde bir kanaat oluşturabilir. Zira mesele köpek ve eşek sevgisi ve merhametiyle ilgiliyse Batı toplumlarını, maalesef işi köpeklerle cinsel münasebete (parafili) kadar götüren hasta ruhlu, yalnız, sevgisiz ve benciller dâhil, Türk ve Arabi ve de Farisi, Rumi, Ermeni, Kürdi insanımızdan köpek ve eşeğe verilen kıymeti öğrenmeye davet ediyoruz. Mitolojimizde Tarkan dişi kurt tarafından emzirilmiştir. Ergenekon’dan çıkışa yol göstericidir. Arabiler köpek ve eşek sevgisini isimleri yapmış;
İslam öncesi Arabistan’da Kuleyb (Küçük Köpek, Köpekçik) en güçlü kabilelerden biriydi. Başında Kuleyb Bin Rabia vardı (Rabia Oğlu Köpekçik). Arabiler bununla iftihar ederdi. Zira Köpekoğulları kabilesi sadakat, cesaret ve koruyucu anlamına gelirdi. Beni Cahş (Eşekoğulları) kabilesi de meşhurdur. En maruf olanı Zeynep Bint Cahş, Hz. Muhammed’in eşidir. Son söz; Köpeğe evladım, oğlum denilmez. Zira evlat velet vilade kökenlidir: Doğurduğun, doğumunu yaptığın demektir. Bir kadında bir köpekten evlat yapamayacağına göre bu tabiri Bosch (boş) kullanmasın, değersizleştirmesin.
