İzlenen ekonomi politikası…
Ana hatlarıyla düşük kur, değerli TL.
Üretimi desteklemeyen…
İthalatı cazip hale getiren …
Dış açığı, cari açığı yükselten politika.
Daha önce de uygulandı.
Duvara tosladık.
Peki neden ısrar ediliyor?
Yanıtı belli:
Uluslararası mafyalaşmış finans kuruluşları böyle istiyor.
Sıcak para getirme koşulu…
BÜYÜK KAZANÇ
Genel seçimler sonrası…
Faizlerin yükseltilmesi…
Döviz kurlarının bastırılması…
Yabancılar yılda yüzde 40-50 kazandı.
Hem de dolar bazında.
Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir vurgun yok.
En küçük risk görürlerse…
Anında çıkış yapıyorlar.
Türkiye’nin artı değerleri…
Yabancılara transfer ediliyor.
Kaybeden hep aynı.
İşçi, memur, esnaf, çiftçi, …
Artık sanayiciler de zor günler geçiriyor.
Bütünüyle Türkiye kaybediyor.
GELİR DAĞILIMI
Gelir dağılımındaki uçurum…
Her geçen gün büyüyor.
Bir yanda çok küçük bir azınlık…
Sürekli kazanıyor.
Üstelik vergi bile vermiyor.
Diğer tarafta ezici çoğunluk…
85 milyonun neredeyse 80 milyonu…
Daha da yoksullaşıyor.
Türkiye’nin önündeki en büyük risk.
ENFLASYON
Uygulanan programın ana hedefi:
“Enflasyonu düşürmek.”
Peki düşüyor mu?
Hayır!
Merkez Bankası hedefleri…
Orta Vadeli Programlar…
Hükümetin öngörüleri…
Hiçbiri tutmuyor.
Ortaya çıkan durum…
“Sapma” ile izah edilecek gibi değil.
Yüzde 10, bilemedin yüzde 20…
Sapma buna denir.
Ama bizde durum çok farklı.
Yıl başında açıklananların iki katı.
NİSAN AYI
2025 Kasım-Aralık enflasyonu…
Yüzde birin altında çıkmıştı.
O günlerde ne demiştik:
“Memur, emekliye düşük zam yapma rakamı.
Acısı 2026’nın ilk aylarında çıkar.”
Öyle de oldu.
Ocak, şubat, mart…
Nisan ayı enflasyonu…
O da beklentilerin çok üstüne çıktı.
Tüketici fiyatları yüzde 4,18.
Birçok ülkede yıllık enflasyon bunun altında.
Rusya 4 yıldır savaşta.
Bizim nisan enflasyonu…
Rusya’nın yıllık enflasyonuna yakın.
YOKSULUN ENFLASYONU
Açıklanan rakam genel enflasyon.
Esas alınması gereken yoksulun enflasyonu.
Yani temel gıda maddelerindeki…
Ulaştırmadaki…
Kira, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış.
Bunlarda enflasyon çok daha yüksek.
Türk-İş’e göre gıda enflasyonu…
Nisan’da yüzde 5,5.
Yıllık gıda artışı yüzde 43,90.
Asgari ücrete ve emekli maaşlarına yapılan artış…
Gerçekleşen enflasyonun yarısı bile değil.
Asgari ücret 28 bin TL.
Açlık sınırı şimdiden 35 bine dayandı.
Yoksulluk sınırı 112 bin 661.
Şu anda yoksulluğa ulaşmak bile zor.
Daha önümüzde 8 ay daha var.
Gerisini artık siz düşünün.
RİSK BÜYÜYOR
Tek amacı enflasyon olan bir program.
Onda da başarısız.
Sürekli üretilen gerekçeler…
Hiçbiri inandırıcı değil.
Sorunun kaynağı, sorunun çözümü olabilir mi?
İş giderek başka bir noktaya da evriliyor.
İzlenen neoliberal politikalar…
Türkiye’nin güvenlik sorunu haline geldi.
Amerikalıların…
“Türkiye’nin aşil topuğu ekonomisidir.” demesi…
Her şeyi anlatmıyor mu?
