Ensarullah’ın Kahbub Yükseklerinde Hakimiyeti…

Adem Namlı

Babülmendep Boğazı yakınlarındaki stratejik Kahbub dağ silsilesi üzerindeki kontrol, Ensarullah’ın Yemen’in güneybatısındaki askeri konumunu güçlendirebilir. Deniz rotalarına hakimiyetin yanı sıra kıyı mevzilerinin, ikmal hatlarının ve Suudi Arabistan destekli güçlerin hareketlerinin korunmasında önemli bir rol oynayan bu yüksekliklerde Ensarullah kontrolünün pekişmesi halinde, Kızıldeniz’in güvenlik denklemleri bu durumdan etkilenecektir.

Yemen’in güneybatısındaki askeri gelişmeler, bu ülkenin bölgesel güvenlik denklemlerindeki coğrafi önemini bir kez daha öne çıkarmıştır. Son günlerde Lahic vilayetindeki Kahbub dağ silsilesi, Ensarullah güçleri ile Suudi destekli hükümet güçleri arasındaki en önemli çatışma odaklarından biri haline gelmiştir; Babülmendep Boğazı’na yakınlığı nedeniyle önemi yerel bir askeri konumun ötesine geçen yüksek bir bölge.

Seba Haber Ajansı tarafından 6 Kasım 2026 tarihinde yayınlanan raporlar, Ensarullah güçlerinin bir operasyonla Suudi destekli güçlerin Kahbub yükseklerindeki mevzilerini hedef aldığını ve bunlardan bazılarını ele geçirdiğini göstermektedir. Haber ajansı ayrıca askeri araçların imha edildiğini ve karşı güçlerin geri çekildiğini bildirmiştir. Bununla birlikte, bu iddianın detayları henüz bağımsız bir şekilde doğrulanmamıştır.

Bu gelişmelerin önemi Kahbub’un coğrafi konumunda yatmaktadır. Bu yükseklikler üzerinde kontrol sağlanması, Ensarullah’ın kendi kıyı mevzilerini daha iyi korumasına, rakip güçlerin hareketlerini gözetim altında tutmasına ve onların iletişim ile lojistik rotaları üzerinde daha fazla baskı kurmasına imkan tanıyabilir. Öte yandan bu bölgenin Babülmendep’e yakınlığı, buradaki çatışmaların sonucunun bölgesel aktörler ve bölge dışı güçler için de önem kazanmasına yol açmıştır.

Kahbub: Rakip Güçler Karşısında Doğal Bir Duvar

Kahbub dağ silsilesi, Lahic vilayetinde ve Babülmendep Boğazı’nın yakınında yer almaktadır. Bu bölge, sahilden iç kesimlere doğru uzanan bir dizi tepe, sırt ve yüksek geçitleri kapsamaktadır.

Yemen Monitor’da yayınlanan coğrafi incelemeye göre Kahbub yüksekleri, Babülmendep çevresindeki rotalara hakim konumdadır ve bunların kontrolü, kara hareketlerini izleme ve iletişim hatlarını koruma imkanını artırabilir. Söz konusu yayın organı 17 Eylül 2026 tarihli haberinde, Yemen hükümet güçlerinin el-Amalika, Vatan Kalkanı (Dir’ul-Vatan) güçleri ve yerel grupların katılımıyla bu yükseklikleri tamamen geri aldıklarını iddia ettiklerini duyurmuştu.

Bu konumun önemi doğal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Dağlık bölgelerde yüksekliklere hakim olmak genellikle daha iyi gözetleme, düşman hareketlerini tespit etme ve aşağı kesimlerdeki mevzileri koruma imkanı sağlar. Sonuç olarak, yüksekliklerde konuşlanan güçler, karşı tarafın kıyı yollarındaki ve bağlantı güzergahlarındaki hareketlerini daha büyük bir kolaylıkla takip edebilirler.

Arab News da 18 Eylül 2026 tarihli raporunda Kahbub’un askeri önemine değinerek, Ensarullah güçlerinin Babülmendep’e hakim yükseklikleri ele geçirmek için geniş çaplı çabalar sarf ettiğini, ancak hükümet güçlerinin o dönemde bu saldırıları püskürttüklerini iddia ettiklerini yazmıştı. Bu rapor, çok sayıda dağ silsilesi, tepe ve vadinin bulunması nedeniyle bölgedeki ilerleyişin zorluğuna dikkat çekiyordu.

Dolayısıyla Kahbub’un önemi sadece zirvelerinin yüksekliğinde değildir; aksine bu yüksekliklerin bütünü, rakip güçlerin ilerleyişi önünde doğal bir engel haline gelebilir ve sahile çıkan yolların kontrolünü etkileyebilir.

Kahbub’un Kontrolü Ensarullah İçin Neden Önemli?

Kahbub’un Ensarullah için en önemli askeri değeri, kıyı bölgelerinde savunma derinliği oluşturmasıdır. Bu hareket, son aylardaki askeri gelişmelerde Yemen’in batı sahilinin bazı kısımlarında kendi konumunu genişletmeyi başarmıştır; deniz denklemleri açısından özel bir öneme sahip olan Babülmendep’e yakın bölgeler.

Reuters, 6 Ekim 2026 tarihli raporunda Yemenli beş askeri kaynağa dayanarak, Ensarullah’ın Babülmendep çevresindeki mevzilerini desteklemek amacıyla Kahbub yükseklerini ele geçirmeye çalıştığını yazmıştı. Rapora göre bu yüksekliklerin kontrolü, Ensarullah’ın kıyı bölgelerindeki ve Mayun (Perim) Adası’ndaki hassas mevzilerini koruyabilir ve yeni cephelerin açılmasına imkan sağlayabilir.

Bu husus önemli bir noktayı açıklığa kavuşturmaktadır: Arkalarındaki yükseklikler kontrol edilmeden kıyı bölgelerini elde tutmak, sahilde konuşlu güçleri askeri baskıya maruz bırakabilir. Buna karşılık, yüksekliklerin kontrolü güçlere kıyı bölgelerine erişim yollarını daha iyi gözetleme ve kara saldırılarına karşı kendi mevzilerini koruma olanağı verir.

Bu nedenle Kahbub Ensarullah için sadece yüksek bir bölge değil, Yemen’in batı sahilindeki konumu korumak için gerekli savunma zincirinin bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Suudi Destekli Güçlerin İkmal Hatları Üzerindeki Baskı

Kahbub hakimiyetinin bir diğer önemli boyutu, Suudi destekli güçlerin iletişim ve lojistik hatları üzerindeki etkisidir.

Güney ve batı cephelerinde el-Amalika tugayları, Vatan Kalkanı güçleri ve Yemen hükümetine bağlı askeri teşkilatlar dahil olmak üzere çeşitli güçler bulunmaktadır. Bu güçler mevzilerini korumak için kara yollarına, teçhizat transferine ve askeri üsler arasındaki iletişime bağımlıdır.

Kahbub yüksekleri, kontrol edilmeleri halinde bu güçlerin kıyı bölgelerindeki ve güney vilayetlerine giden yollardaki hareketlerini etkileyebilecek bir konumda yer almaktadır.

Anadolu Ajansı, Vatan Kalkanı güçlerinin el-Amalika tugayları ve ortak güçlerin eşliğinde Kahbub cephesini tamamen ele geçirdiklerini iddia ettiklerini bildirmişti. Bu operasyon, Ensarullah kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla başlatılan “Fecrü’l-Yemen” askeri programının bir parçası olarak tanıtılmıştı.

Bununla birlikte, sonraki raporlar bölgede çatışmaların devam ettiğini gösterdi. Seba Haber Ajansı 6 Kasım’da Ensarullah güçlerinin Suudi destekli güçlerin yüksekliklerdeki mevzilerini birkaç noktada hedef almayı başardığını ve onları geri çekilmeye zorladığını ilan etti.

Böyle bir durumun kalıcı hale gelmesi halinde düşman güçleri, iletişim ve destek hatlarını korumada daha büyük zorluklarla karşılaşacaklardır. Ayrıca yüksekliklere hakim olunması, güney ve batı bölgelerine giden yolları izleme imkanını artırabilir.

Babülmendep: Yemen Coğrafyasının Küresel Ticarete Bağlantı Halkası

Kahbub’un önemi, konumu Babülmendep ile birlikte incelendiğinde daha net ortaya çıkmaktadır.

Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na bağlamakta olup, Asya ile Avrupa arasında mal ve enerji transferinin en önemli güzergahlarından biri sayılmaktadır. Dünya deniz ticaretinin kayda değer bir kısmı, Süveyş Kanalı ile Hint Okyanusu suları arasında geçiş yapmak için bu boğaza bağımlıdır.

Associated Press, Ekim 2026’da Yemen’deki askeri gelişmeler hakkındaki raporunda bu geçidin önemine işaret ederek, Babülmendep’in dünya ticaretinin yaklaşık %12’sine ev sahipliği yaptığını ve çevresindeki askeri çatışmaların küresel ekonomi için geniş çaplı sonuçlar doğurabileceğini yazmıştı.

Bu açıdan bakıldığında, Yemen kıyı bölgelerindeki askeri dengelerdeki her türlü değişim deniz güvenliği hesaplarını etkileyebilir. Kahbub’a hakim olmak tek başına Babülmendep’i kontrol etmek anlamına gelmez, ancak sahillerde konuşlu güçlerin konumunu pekiştirebilir ve boğaza bakan mevzilerin korunmasını kolaylaştırabilir.

Başka bir deyişle, Ensarullah’ın deniz denklemlerini etkileme gücü sadece füze ve İHA kapasitesiyle sınırlı değildir; coğrafi konum ile yüksek ve kıyı bölgelerin kontrolü de bu kapasitenin bir parçasıdır.

Kahbub’dan ABD ve Suudi Arabistan’a Mesaj: Bölgesel Gerilimlerle Eş Zamanlılık

Kahbub’daki gelişmeler, İran ile ABD arasındaki bölgesel gerilimin tırmandığı ve stratejik enerji geçitlerinin güvenliğinin Washington’ın dış politikasının en önemli konularından birine dönüştüğü bir ortamda yaşanmaktadır.

Reuters, Yemen’deki gelişmeler hakkındaki raporunda bu ülkedeki çatışmaların ABD-İran savaşı ile bağlantısına değinerek, Ensarullah’ın Babülmendep yakınlarındaki ilerleyişinin ABD hükümeti için yeni bir sorun yarattığını; çünkü Washington’ın bir yandan Suudi Arabistan’a karşı güvenlik taahhütleriyle karşı karşıya olduğunu, diğer yandan ise çatışmaları daha fazla yaymak istemediğini yazmıştı.

Böyle bir ortamda Ensarullah’ın Babülmendep’e bakan bölgelerdeki savunma gücünün artması, ABD ve müttefiklerinin hesaplarını daha da karmaşıklaştırabilir. Bu konu özellikle bölgede çatışmaların yayılması halinde, iki önemli geçit olan Hürmüz ve Babülmendep’in güvenliğinin birbiriyle kenetlenebileceği açısından önem taşımaktadır.

Bölgesel meseleler araştırmacısı Necah Muhammed Ali de Kahbub operasyonunun ABD’nin İran’a olası tecavüzü hakkındaki tartışmaların artmasıyla eş zamanlı olmasına dikkat çekerek, bu gelişmenin Washington için bir mesaj taşıdığını değerlendirmiştir.

Elbette Kahbub yükseklerine hakim olmayı, Babülmendep’i kesin olarak kapatma yeteneği anlamında görmemek gerekir. Böyle bir adım denizel, füze, kıyı ve istihbarat kapasitelerinin bütününü gerektirir. Bununla birlikte, yüksekliklerin kontrolü kıyı mevzilerinin korunmasını pekiştirebilir ve bu bölgelerde konuşlu güçlere karşı yapılacak her türlü askeri operasyonun maliyetini yükseltebilir.

Kahbub: Askeri Bir Yükseklik mi Yoksa Jeopolitik Bir Kaldıraç mı?

Sonuç olarak, Kahbub dağ silsilesinin önemi coğrafya, askeri güç ve deniz güvenliği şeklinde üç unsurun bağlantısında incelenmelidir. Bu bölge bir yandan iletişim yollarına ve kıyı mevzilerine hakimdir, diğer yandan küresel ticaretin en önemli geçitlerinden birinin yakınındadır.

Ensarullah için Kahbub üzerindeki kontrolün pekişmesi; savunma derinliğinin artması, kıyı mevzilerinin daha iyi korunması ve Suudi destekli güçler üzerinde daha fazla baskı oluşturulması anlamına gelebilir. Bölgesel düzeyde ise böyle bir gelişme, ABD ve müttefiklerinin Kızıldeniz’deki güvenlik hesaplarını etkileyebilir.

Dolayısıyla Kahbub muharebesi sadece Yemen’in iç çatışmalarının bir parçası olarak görülemez. Bu yükseklikler, askeri gelişmelerinin Babülmendep’in güvenliği, küresel ticaret ve Orta Doğu’daki güç denklemleri ile bağ kurabileceği bir noktada bulunmaktadır.

Ensarullah bu yüksekliklerde sürdürülebilir bir kontrol elde etmeyi başarırsa, Kahbub Yemen’in güneyindeki dağlık bir cephe olmaktan çıkıp bu hareketin Babülmendep yakınlarındaki stratejik derinliğinin bir parçasına dönüşecektir; değeri sadece Yemen muharebe meydanında değil, bölgesel ve bölge dışı güçlerin güvenlik hesaplarında değerlendirilebilecek bir konum.

Not: bu analiz snn.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın