Merkezi’nde Türkiye-Afrika 4. İş ve Ekonomi Forumu Kapanış Töreni’nde konuştu.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
‘AFRİKA’DAKİ BÜYÜKELÇİLİK SAYIMIZI 44’E ÇIKARDIK’
”2005 senesinde ülkemizde Afrika yılı ilan ederek kıta ile
ilişkilerimizde yeni bir sayfa açtık. Afrika, Türk milletinin kalbinde olduğu
kadar ülkemizin dış politikasında da özel bir yere sahiptir. Afrika’nın benim
gönlümdeki yeri ise çok müstesnadır. Bir kez Afrika’ya giden her zaman gitmek
istermiş.
Afrika’daki büyükelçilik sayımızı 44’e çıkardık. Ortak
başarımızı göstermesi açısından bazı rakamları paylaşmak istiyorum. Kıta ile
2003 yılında 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu
itibariyle 41 milyar dolara yaklaştı. Şirketlerimiz, iş gücü ihtiyaçlarının
büyük bölümünü yerelden sağlayarak Afrika’da istihdama katkı yapıyorlar.
HAMAS-İSRAİL ÇATIŞMASINDA 7. GÜN
İsrail ile Filistin arasında meydana gelen hadiseler
hepimizi derinden sarstı. Gerginliğin artarak bölgeye yayılması ihtimalinden endişeliyiz.
Camilerin hastanelerin ve sivil yerleşim yerlerin bombalanması gibi saldırıları
kabul etmediğimizi ve etmeyeceğimizi açıkça söylüyorum. 360 kilometrekareye
sıkışmış 2 milyon insanın elektriğini suyunu gıdasını kesmek en temel insan
haklarının ihlalidir. Amerika İngiltere uçak gemisi göndermeyi konuşuyoruz. Şu
anda Gazze’de yer ile yeksan edilen kadın çocuk anne ne var ne yok hepsi yok
ediliyor. Bundan kimse dertlenmiyor ama biz dertliyiz. El Ariş Havalimanı’na
ilaç, dayanıklı gıda, konserve, çocuk bezi, tıbbi malzemelerin de bulunduğu bir
insani yardım uçağımızı bu sabah gönderdik. Çatışmalar başladığından beri
bölgeye ilk yardım kargosunu götüren uçağımız bugün saat 12.00 itibariyle
havalimanına indi. Gazze’ye insani yardımlarımızı ulaştırmaya devam edeceğiz.
Tüm tarafları önce ateşkese sonra kalıcı barışı görüşmeye davet ediyoruz.
‘GAZZE ŞU AN İTİBARİYLE MAZLUMDUR’
Gazze şu an itibariyle mazlumdur mağdurdur ama İsrail’in şu
an itibariyle mazlum durumu söz konusu değil. Uçak gemisi gönderilmesi barışa
hiçbir katkı sağlamıyor. Amerika’nın dışişleri bakanı benim dışişleri bakanım
ile görüşme yapıyor; ‘İsrail’e dışişleri bakanı sıfatıyla değil bir Yahudi
sıfatı ile yaklaşıyorum.’ diyor. Bu nasıl bir politikacı bu nasıl bir yaklaşım?
Bunu söylediğin zaman karşındakiler de şunu söylerse ben de bölgeye bir
Müslüman sıfatı ile yaklaşıyorum derse ne diyeceksin? Biz Yahudi öbür tarafta
Türk demiyoruz karşındakine insan sıfatı ile yaklaşacaksın. O çocukların halini
görmüyor musun?
‘İSRAİL BÜYÜKELÇİLİKLERİ KORUMA ALTINDA’
Ülkemdeki İsrail büyükelçiliklerini her türlü koruma altına
aldık. Bu tür dönemde her şey olabilir. Egemen bir Filistin devleti kurulmadan
bölgeye huzur gelmeyecektir.
‘ABD İLE GÜVENLİK SORUNUMUZ VAR’
ABD’nin PKK’nın Suriye’deki uzantılarıyla bu ülkede
yürüttüğü faaliyetler Türkiye’nin milli güvenliği için olağanüstü bir tehdit
mahiyetine sahiptir. Bize karşı oynanan tiyatroyu acı tebessümle karşılıyoruz.
Tiyatro oynayanları kendi senaryolarıyla baş başa bırakıp kendi milli
güvenliğimizin gerektirdiği adımları atmayı sürdüreceğiz. Amerika ile NATO’da
beraber değil miyiz, beraberiz. Bizim SİHA’mızı Amerika düşürdü mü, düşürdü.
NATO’da nasıl beraberiz, nasıl böyle bir şey yapabilirsin?”
