Arabistan’da yayınlanan Ukaz gazetesi, Katar dış işleri bakanı Muhammed Al-ı Sani’nin Irak’ı ziyaret edip, gizlice İranlı yetkililerle görüştüğünü iddia etti. Suudi rejiminin sözcüsü Ukaz Gazetesi, İslam ve Arap ülkelerindeki ihtilafları körüklemek için gizli ve açık sinsi hedeflerini gerçekleştirme şartlarını oluşturmaya ve kamuoyunu saptırmaya çalışıyor.
Katar ile Suudi krallık rejimi arasındaki ihtilaflar, yeni ve bu zaman kesitine ve yahut Trump’un Amerika-Arap toplantısıyla sınırlı değildir. Suudi hanedan rejimi ve müttefiklerini şoke eden mesele, ihtilafların şiddetlenmesi ve ihtilafların dillendirilmesi biçimiyle atılan ilgili adımlardır.
Amerika Başkanı Donald Trump ilk yurt dışı çalışma ziyaretini Suudi Arabistan’a yapıp, Amerika stoklarında tutulan silahları ilk aşamada 110 milyar dolarlık olmak üzere, toplam 380 milyar dolarlık silah ve askeri malzeme ve mühimmatı bu dikta ve terör ihracat merkezi rejime satma mukavelesi imzaladı. Katar ise bu anlaşmaya itiraz etmiş bulunuyor. Katar ile Suudi Arabistan arasındaki ihtilaflar, Riyad ile Washington’un uzun süreli stratejisine büyük bir darbe indirecektir. Katar, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında kamuoyu nezdinde etkin bir gücü vardır ve Suudi krallık rejimiyle rekabet halindedir. Suudi Arabistan krallık rejimi ise, Fars körfezinin en kalabalık nüfusuna sahip ülke olduğu için, kendini bu ittifakın lideri olarak görüyor ve üye ülkelerin her birine ne yapacaklarını dikte ediyor.
İran’da İslam inkılabının zafere kavuşmasından sonra, Amerika, monarşi ve dikta rejimleri koruyup petrollerini yağmalamak amacıyla Fars Körfezi İşbirliği Konseyini kurdurup, Fars körfezi Arap Birliği ordusunu oluşturup, silah satmaya başladı. Ancak bu sinsi plan suya düştü. Umman bu birliğe sıcak bakmadı. Umman’ın açıkça bu birliğe itiraz etmesi ise Suudi Hanedan rejimine pratikte gerekli mesajları iletti.
Bu arada Katar, Suudi Hanedan rejimiyle birlikte hareket edip, Suriye, Libya ve Yemen’de savaş ve katliamların körüklenmesine milyarlarca dolar yardım yapıp, bizzat savaş uçaklarıyla bu saldırılara katıldığı halde aniden saf değiştirip, Suudi Arabistan’ı karşısına alarak adeta büyük bir şok yarattı. Bu çekişmenin anlamı, Arap rejimleri arasındaki yaranın tekrar açılmasıdır. Fars körfezi İşbirliği Konseyi ülkelerin, özellikle Arabistan ile Katar arasında sınır ihtilafları da söz konusudur. Ancak yeni çekişmeler, ikili ihtilafların ötesinde çekişmelerdir ve bu saflaşmaları gizlemek de pek mümkün değildir.
Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamd Al-ı Sani’nin Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nin İran İslam cumhuriyetine karşı düşmanca tutum izleme kararı sert bir dille eleştirmesi ve bu sözlerinin El-Arabiye ve SKY New kanallarında yayınlanması ardından Suudi Krallık rejimi medya gurupları Katar’a saldırılarını arttırdılar. Katar Emiri ayrıca yüzlerce milyar doları, silaha yatırmak yerine, bölge ülkelerinin kalkınması ve gelişmesine harcanması gerektiğini belirtip, 380 milyar dolarlık stok silah alım anlaşmasını da kınadı. Bazı haber kaynakları, Amerika’nın yeşil ışık yakması ardından Katar Emirini değiştirme operasyonlarının Amerika ve Arabistan tarafından hazırlanmakta olduğunu belirttiler.
Bu arada Bazı Arap rejimleri de Katar’a karşı saf tuttular. Trump, Riyad üzerinden Vahabizm ve Siyonizm’i birleştirerek, İslam ve Arap ülkelerinde terör, iç savaş ve bölgesel mezhep savaşı çıkarmaya, böylece silah satışını arttırmaya çalışıyor. Bu nedenle Washington Arabistan topraklarını işgali altında tutmakla kalmayıp, bu ülkeyi cephaneye dönüştürmüş bulunuyor. Amerika’nın diğer cephaneliği işgal altındaki Filistin topraklarına kurdurduğu terörist İsrail rejimidir. Ancak aradaki fark, Amerika’nın İsrail rejimine en modern silahları vermesi ve Suudi krallık rejimine ise stok ve ikinci el silahları vermesidir.
Suudi rejimi, Trump’ın ziyareti üzerine özel bir hesap açmıştı. Nitekim Trump’ın arkasına sığınarak İran İslam cumhuriyetini terörizmi desteklemek ve bölgede istikrarsızlığı körüklemekle suçlayıp, gayri meşru varlığını Amerika garantörlüğüne bırakmaya çalışıyor. Ancak Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkelerini kendi emir kulu olarak kullanmaktan aciz kalıyor. Böylece Amerika- Vahhabi terör odağının İran karşıtlığı ittifakı suya düşmüş oluyor.
parstoday
