Korgeneral Kasım Süleymani’ye Yönelik Suikastin Dört Önemli Sonucu

rasthaber
Rasthaber –  Terörist Amerikan hükümetinin İran İslam Cumhuriyeti
Muhafızlar Ordusu Kudüs kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani’ye
yönelik suikast saldırısı düzenleyip bu büyük direniş cephesi komutanını şehit
düşürmesi kısa vadeli ve çok önemli sonuçlar doğurmuştur.

Korgeneral Süleymani ve yol arkadaşlarının suikaste uğrayıp
şehit düşürülmelerinin  en önemli
sonuçlarından biri de Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi’nin
itibarsızlaşmasıdır.

Birleşmiş Milletler Teşkilatı Anlaşmasının 24’üncü
maddesinin ilk paragrafına göre Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi
uluslararası güvenlik ve barışın korunmasından sorumludur.

Amerika hükümetinin İran İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu
Kudüs kuvvetleri komutanına yönelik suikast girişimi  güçten yasa dışı bir şekilde kullanılmasının
göstergesidir.

Buna rağmen en ufak meseleler için bile oturumlar düzenleyen
Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi, terörist Amerikan hükümetinin
bu cinayeti ile ilgili hiçbir oturum düzenlemeyip hiçbir girişimde bulunmadı.

Amerika’nın Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kasım
Süleymani’ye yönelik suikastının önemli sonuçlarından bir diğeri de IŞİD terör
örgütü için yeniden ayağa kalkma fırsatı yaratılmasıdır.

Şehit Korgeneral Kasım Süleymani, IŞİD terör örgütü ile
mücadelede ve Suriye ve Irak’ta yenilgiye uğratılmasında öncü olup büyük bir
rol oynadı.

Her hafta hazırlanıp farklı medyalar aracılığı ile
yayımlanan IŞİD terör örgütüne ait El Neba gazetesi ise baş yazısında
Amerika’nın bu terör eylemine olumlu tepki gösterip bu saldırıdan duydukları
sevinç ve memnuniyete yer verdi.

Şehit Korgeneral Kasım Süleymani’ye yönelik suikastin bir
başka önemli sonuçlarından biri de Amerika’nın prestijinin ağır zarar görmesi
idi. Bir yandan uluslararası düzende hegemonya kurmak isteyen Amerika hükümeti
terör eyleminde bulunup buna açıkça itiraf etti. Bir diğer taraftan ise İran
İslam Cumhuriyeti Amerika’nın Irak’taki Aynel Esad askeri üssüne saldırarak
terörist Amerikan hükümetinin cinayetine kesin cevap verdi.

Her iki açıdan da Amerika ister bölgesel ister küresel
düzeyde itibarsızlaştı.

Filistinli uzman Vasif Arikat bu hususta  İran İslam Cumhuriyeti’nin Amerika’nın
Irak’taki Aynel Esed üssüne füze saldırısının çok değerli olduğuna değinerek bu
saldırılarda tam da Korgeneral Kasım Süleymani’ye suikast saldırısını
düzenleyen İnsansız Hava Araçları’nın kalktığı üssüne yapılan tam isabetli
füzeli saldırının bu husustaki önemi arttırdığını söyledi.

Aynel Esed üssü Amerika’nın büyüklük açısından ikinci en
büyük hava üssü olup 5 bin asker kapasiteli bir üs olarak merkezi güvenlik
sistemi ve radarlara  sahiptir. Ancak bu
radarlar ve savunma sistemleri bile İranlı füzelerin farkına varmamış ve bu da
kendi radar sistemleri ve hava savunma sistemleri ile övünen Amerika’ya büyük
darbe sayılmıştır.

Bu darbenin ardından Amerika’nın bölgedeki değeri de yok
oldu. Bu da Amerikan askerlerinin ölmesinden daha önemli bir husustu. Gerçi
Amerika bu saldırılarda gördüğü zarar ve hasarları kabul etmiyor ancak bu üssün
güvenlik sistemleri, İHA’ları ve altyapısı ciddi derecede zarar gördüğü
kesindir.

Korgeneral Süleymani’nin şehit düşürülmesinin bir başka
önemli sonuçlarından biri de İran’ın caydırıcılık gücünün ispatlanması ve
bölgede direniş cephesi karşıtı eksenin itibarsızlaşması idi.

İranlı üniversite hocası Seyyid Celal Firuzabadi bu hususta
şöyle bir değerlendirmede bulundu: “Şehit Süleymani’nin şehadeti, bölgede
direniş karşıtı cepheyi zayıflatıp Amerika’nın bölgeden geri çekilme zeminini
hazırladı. Çünkü Trump Amerika içinde bile Irak ve Suriye’den çekilmek için
ağır bir baskı altında kalmıştır. Nitekim Trump kendisi de seçim
kampanyalarında bunu yapacağı vaatlerini vermişti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın