Kral Selman’ın İran’ın Gücü Karşısında Öfkesi

rasthaber
Rasthaber –  Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz, sanal olarak
düzenlenen BM Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İran’a karşı
tekrardan ibaret olan iddialarını yineledi.

Kral Selman İran’a yönelik suçlamalarda Yemen savaşı
üzerinden Suudi Arabistan’a saldırmak, terörizmi desteklemek, bölgesel barış ve
istikrarı tehlikeye sokan silah geliştirmek ve Suudi Arabistan ile dostluğu
reddetmek gibi iddialarda bulundu.

Kral Selman’ın konuşmasında 3 gizli nokta ve mesaj göze
çarpar.

Birinci mesaj, Suudi Arabistan’ın, İran’ın bölgesel gücü ve
bölgede güç dengesinin İran’ın lehine değişmesinden derin öfke duymasıdır. Bu
öfke, Suudi Kral’ın geçtiğimiz yıllarda Riyad’ın İran’a barış elini uzatarak
Tahran ile ilişki kurmak için olumlu etkileşim içinde olduğu iddiasından
anlaşılır.

Suudi Arabistan 2016 yılından beri İran ile diplomatik
münasebetlerini kesip, hatta bazı Arap ülkelerine Tahran ile ilişkilerini
kesmek için baskı uyguladığı bir dönemde, Kral Selman, İran’a barış ve dostluk
eli uzattığını ileri sürüyor.

Kral Selman’ın sözlerindeki ikinci mesaj ise, çok sayıda
ülke yetkileri özellikle Batılı yöneticilerin yoğun eleştirilerine maruz kalan
ABD yönetimini desteklemesiydi. Muhtelif ülkelerin yetkilileri BM 75. Genel
Kurul Toplantısındaki konuşmalarında açık veya zımni olarak ABD yönetiminin tek
taraflı eylemlerini ve uluslararası kuralları görmezden gelmesini eleştirdiler.

Anlaşılan Kral Selman dünkü konuşmasıyla, ABD’ye yöneltilen
yoğun eleştirileri, İran’a yönlendirmeye çalıştı.

Kral Selman’ın konuşmasındaki 3. mesaj ise, Suudi
Arabistan’ın Yemen savaşında yenilmesiydi.

Suudi Arabistan mart 2015’te Yemen’e karşı savaş başlattı,
ancak 66 aylık bir süreden sonra savaşı kazanmadığı gibi pratikte Yemen
bataklığına saplanmış ve fakir Arap ülkesi Yemen’in içinde bazı gruplar ve
güçlerin kendi safında savaşmasına rağmen yenik düşmesinden kaynaklanan siyasi
onur ve haysiyeti sorgulanıyor.

Kral Selman’ın İran’ın eylül 2019’da Suudi Arabistan’ın
petrol tesislerine saldırdığı ve balistik füzeleri ve İHA’larla Suudi
Arabistan’ı hedef almaya devam ettiğine dair iddiası da, her şeyden ziyade
Riyad’ın Yemen’e karşı savaşta yenilgisini kabul ettiğini teyit eder
niteliktedir.

Kral Selman’ın açıklamaları, 3 açıdan ciddi şekilde
eleştiriye açıktır ve sırf bir medyatik iddia sayılmaz.

Her şeyden önce Kral Selman, İran’ın silah geliştirmesine engel
olunmasını istedi. Kuşkusuz İran, Batı Asya bölgesinde ne silahlanma
yarışmasını başlatmış, ne de bu yarışmayı olumlu karşılıyor. İran İslam
Cumhuriyeti sırf kendi savunma ihtiyaçları oranda silah üretiyor, ancak Al-i
Suud, dünyada en büyük ikinci silah ithalatçısıdır öyle ki başta ABD olmak
üzere Batı silahlarının deposu haline getirmiştir.

İkincisi, Kral Selman’ın Beyrut’taki patlamanın Hizbullah’ın
Lübnan üzerindeki kontrolünün sonucu olduğunu görüp, Hizbullah’ın
silahsızlanmasını istemesiydi.

Galiba Suudi kralı, Amerika ile birlikte Lübnan’ın iç
işlerine karışarak bu ülkedeki gösterileri organize etmeleri sonucu hükümetin
kurulamadığını unutmuştur. Hatırlanacağı üzere Hizbulalh’ı Lübnan’ı
istikrarsızlaştırmakla suçlayan Kral Selman’ın oğlu Muhammed kasım 2017’da
Lübnan’ın o dönemi başbakanı Saad Hariri’yi Riyad’da rehine alarak, onu istifa
etmeye zorlamıştır.

Üçüncü konu da, Kral Selman’ın bağımsız Filistin hükümetinin
kurulmasını desteklemesiydi. Oysa herkes, Suudi yönetimin BAE ve Bahreyn’in
işgal rejimi ile ilişkileri normalleştirmesini desteklediğini biliyor. Çünkü
Riyad’ın izni ve onayı olmadan bu ülkeler asla işgal rejimi ile normalleşmeye
doğru adım atamazlar./

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın