nitelendirmesi ile Türkiye’deki Amerikan üsleri bir kez daha tartışmaya
başlandı. Türkiye’de, ABD ve NATO’nun kullanımında olan 15 civarı üs bulunuyor.
İncirlik Üssü ise ABD’nin bölgedeki birçok operasyonunun merkezi oluyor.
Biden’ın ‘soykırım’ açıklamasının ardından birçok şehirde
düzenlenen protesto eylemlerinde ve sosyal medyada, ‘Türkiye’deki üsler,
ABD’nin kullanımına kapatılsın’ talebi ön plana çıktı.
Bu tepkiler üzerine açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı
kaynakları ise Adana’daki İncirlik Üssü’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait
Hava Kuvvetleri üslerinden biri olduğunu, Türk üssü olan İncirlik Üssü’nün
üzerindeki tüm tesislerle birlikte mülkiyetinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde
bulunduğunu vurguladı.
Aynı kaynaklar, İncirlik Üssü olarak bilinen 10’uncu Tanker
Üs Komutanlığı’nda ABD dışında İspanya, Katar ve Polonya’ya ait unsurların
bulunduğunu, üsten Doğal Kararlılık Harekatı’nın da desteklendiğini de
kaydetti.
İncirlik Üssü’nün, ABD’nin Ortadoğu’daki birçok
operasyonunun merkezi olduğu biliniyor. Gazeteci-Yazar Ceyhun Bozkurt,
Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, üs hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Bozkurt’un, Amerikalı Diplomatların Güneydoğu Faaliyetleri,
Vizesiz Müttefik, Mission Kürdistan-ABD-PKK İlişkilerinin Stratejik Analizi ve
Gladyo-Operasyon Türkiye kitapları bulunuyor.
İncirlik Üssü hangi operasyonlarda kullanıldı?
İncirlik Üssü’nün, Soğuk Savaş döneminde Türkiye’nin NATO’ya
giriş süreciyle bağlantılı olarak açıldığını ifade eden Bozkurt, şunları
kaydetti:
“1980 yılında Türkiye ile ABD arasında Savunma Ekonomik İş
Birliği Anlaşması imzalandı. Amerikalıların üsteki varlığının temel hukuki
dayanağı budur. İncirlik Üssü gerek Soğuk Savaş döneminde gerekse Soğuk Savaş
sonrasında çok sayıda operasyonda kullanıldı. Örneğin, 1960’ların başında
Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında gerilim oluşturan ABD’nin U-2 casus
uçaklarına ev sahipliğini İncirlik Üssü yapmıştı. Yine Soğuk Savaş döneminde
Sovyetler Birliği’ne karşı, ABD bombardıman uçaklarının konuşlandığı üslerden
biriydi. Ayrıca Arap-İsrail Savaşı, İran İslam Devrimi’nde Amerikan
vatandaşlarının ülkeden çıkarılması dahil olmak üzere Ortadoğu’da çok sayıda
operasyonda çeşitli görevlerde İncirlik Üssü, ABD tarafından kullanıldı. Soğuk
Savaş sonrasında da Birinci Körfez Harekatı sırasında Irak’ın kuzeyindeki
Amerikan birliklerine hava desteği İncirlik Üssü’nden gönderildi. Irak’ın
işgali sürecinde 1 Mart 2003 Tezkeresi’nin reddi dolayısıyla sadece lojistik
destek verilirken, IŞİD’e karşı operasyonlarda da İncirlik’in kullanıldığı
biliniyor. İncirlik Üssü, NATO görevlerinde de kullanılıyor.”
Üsteki ABD varlığı
Üsteki ABD varlığına ilişkin açık kaynaklardan ulaşılabilen
bilgileri de paylaşan Bozkurt, şunları ifade etti:
“Üste, ABD’nin 39’ncu Hava Üssü Kanadı’na bağlı yaklaşık
1.500 Amerikan askerinin görev yaptığı biliniyor. Bu çerçevede yere yakın hava
operasyonlarında kullanılan A-10, havadan havaya ve havadan karaya harpte yer
alan F-15 ve F-16 gibi taarruz uçaklarıyla, havada ikmal uçakları da
İncirlik’te bulunmakta. İstihbarat toplayıcı AWACS uçaklarının da üste
konuşlandırıldığı dönem dönem basına yansıyor. Ayrıca üste sadece Amerikan
askeri varlığı yok. IŞİD’le mücadele koalisyonu çerçevesinde Almanya başta
olmak üzere çeşitli ülkelerin dönem dönem üssü kullandığını biliyoruz.”
Üste bulunan nükleer bombalar
İncirlik Üssü’nde 50 tane B61-12 tipi modernize edilmiş ve
kabiliyeti artırılmış nükleer bomba bulunduğu da birçok kez medyaya yansıdı.
Bozkurt, “Bu konuda çeşitli rivayetler var. Genellikle yurt dışı kaynaklardan
aktarılanlara göre, üste ABD’ye ait belli sayıda taktik nükleer başlık
bulunuyor. Ancak kesinleşmiş veya resmi kaynaklarca doğrulanmış bir şey
olmadığı için bilgiden çok, iddia, şehir efsanesi boyutunda kalıyor” dedi.
‘Türkiye, NATO’dan çıksa bile kendini koruma
dinamiklerini oluşturur’
Bozkurt’un, İncirlik başta olmak üzere Türkiye’deki ABD
varlığına ilişkin değerlendirmeleri ise şöyle:
“Türkiye’nin bağımsızlığının en temel direklerinden biri de
dış politikasında attığı adımlar. Bu konuda, Soğuk Savaş döneminde bir güvenlik
şemsiyesi olarak girdiğimiz NATO ve özellikle başat gücü ABD ile Soğuk Savaş
döneminden itibaren başlayan temel sorunlarımız, gerilimlerimiz var. Johnson
Mektubu’ndan tutun da Türkiye’ye uygulanan ambargolara, darbelere verdikleri
destekten tutun da istihbarat veya ekonomik operasyonlarına kadar çok sayıda
gerilimde karşımızda yer alan ülkelerin başında ABD geliyor. 1990’lardan sonra
terörle mücadelemiz, bölgemizde yaşanan ve ülkemizi tehdit eden sorunlarda da
NATO üyesi dostunun yanında olmaktan çok Türkiye karşıtı konumlanan bir ABD ve
üyesi bulunduğumuz NATO’ya karşı artık daha bağımsız bir ilişki kurmanın zamanı
geldi, hatta geçiyor. Bu çerçevede elbette ki gerekli altyapı oluşturulduğunda Türkiye
ile NATO ilişkilerinin üyelik değil, bağımsız bir diplomatik seviyeye
çekilmesini, ABD ile ilişkiler de amir-memur ilişkisinden çok iki eşit bağımsız
devlet ilişkisine dönüştürülmesini savunuyorum. Bu çerçevede de NATO’ya ve
ABD’ye tahsis edilen üslerin, verilen imtiyazların artık geri alınmasının,
İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere üslerin tam anlamıyla millileştirmesinin
zamanının geldiğini düşünüyorum.”
