Pandora’dan İhale Rekortmeni Yandaş Holding de Çıktı

rasthaber
Rasthaber –  Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ)
tarafından paylaşılan belgelere göre Mehmet Cengiz, Britanya Virjin Adaları
(BVI) merkezli MEFA Cengiz Limited şirketinin de sahibi. Cengiz, vergiden
kaçınmak ve bunu yaparken ismini gizli tutmak için şirketin kuruluşunda vekil hissedar
ve direktörler kullanıyor.

DW Türkçe’den Pelin Ünker ve Serdar Vardar’ın haberine göre
6 Nisan 2011’de kurulan MEFA Cengiz Limited’in hissedarlarından bir diğeri ise
aynı zamanda Cengiz Holding İcra Kurulu Üyesi olan Uğur Cengiz. 2015 yılına
gelindiğinde Uğur Cengiz, MEFA Cengiz’in direktörlüğünü de üstleniyor. Aynı
tarihte şirket hissedarlığı da vekil hissedarlardan alınıp bizzat Uğur ve
Mehmet Cengiz’e geçiyor.

50 bin dolar sermayeyle kurulan şirketin kayıtlı olduğu
servis sağlayıcı ise Trident Trust. Trident Trust gibi firmalar, müşterilerinin
kimliğini ve varlıklarını gizlemek için iç içe geçmiş paravan şirketler ve vekil
direktörler kullanıyorlar.

Adına Standard Chartered Bank’ta hesap açılan offshore
şirketin yönetimi Standard Chartered Trust (Guernsey) Limited tarafından
yapılıyor. Elde edilen belgelerde Cengiz Ailesi’nin yoğun programlarından
dolayı MEFA Cengiz Limited ve varlıklarının yönetimi için profesyonel bir hizmet
almak istediği belirtiliyor.

DW Türkçe’nin sorularını yazılı olarak yanıtlayan Cengiz,
MEFA Cengiz’in Uğur Cengiz ile kendisine ait bir şirket olduğunu kabul etti.
Ancak vergi yükünü azaltmak için hangi yöntemlere başvurduğuna dair bilgi
vermedi.

Offshore şirketin yetkililerinin İGA İstanbul Havalimanı
çalışanlarından seçilmesi ise dikkat çekiyor.

Belgelere göre 29 Haziran 2015’te havaalanı planlama müdürü
olan Atınç Tuncalı MEFA Cengiz Ltd. şirketine sekreter olarak atanıyor. İGA
İstanbul Havalimanı’ndaki Baş Planlama Görevlisi olan İsmail H. Polat ise
Trident Trust ve MEFA Cengiz Ltd. arasındaki iletişimi yürütüyor.

Cengiz, DW Türkçe’ye verdiği yanıtta, bu iki havalimanı
çalışanının, kendisine ait offshore şirketteki görevleri dolayısıyla fazladan bir
maaş almadıklarını söyledi.

Cengiz Holding’in Limak, Kolin, Kalyon ve Mapa ile birlikte
kurduğu ortak girişim grubu, 3 Mayıs 2013 tarihinde yapılan İstanbul Havalimanı
ihalesini 22 milyar 152 milyon euro bedelle almıştı. Cengiz Holding,
havalimanını 2043’e kadar işletme hakkına sahip firmalardan biri.

Dünya Bankası’nın raporuna göre dünyada en fazla kamu
ihalesi alan üç şirketten biri olan Holding’in 2002-2020 yılları arasında
aldığı ihalelerin toplam bedeli 42,1 milyar doları buluyor.

Cengiz Holding’in son dönemde aldığı ihaleler arasında
İstanbul Havalimanı’nın yanı sıra Ankara Hızlı Tren Garı, Kuzey Marmara Otoyolu
Avrupa ve Asya Kesimi, Rize-Artvin Havalimanı, Ordu-Giresun Havalimanı,
Gebze-Halkalı Banliyö Hattı, Eti Bakır AŞ Murgul HES, Eti Alüminyum, Yusufeli
ve Ilısu Barajı da bulunuyor.

Boğaziçi, Akdeniz, Meram, Uludağ ve Çamlıbel elektrik
dağıtım şirketlerinin de sahibi olan Holding’in 2011-2020 yılları arasında
aldığı ve Kamu İhale Kurumu tarafından kamuoyuna açıklanan ihalelerin toplam bedeli
18 milyar lirayı geçiyor.

Pandora Papers’a göre Cengiz Ailesi, MEFA Cengiz Limited
şirketi üzerinden, “düşük vergili” ev alıyor. Trident Trust’ın
kayıtlarına göre 2011 yılında Londra’da Brompton Road’da alınan ev için 3
milyon 750 bin pound ödendi.

Mehmet Cengiz, verdiği yanıtta, bu rakamın içinde verginin
de olduğunu vurgulasa da İngiltere’de ev almak offshore şirketler aracılığıyla
oldukça avantajlı. Bu yolla yıllık ödenmesi gereken konut vergisi oranı düştüğü
gibi veraset ve intikal gibi bazı vergilerden de muaf olunuyor. Cengiz ise
satış sırasında devir işlemlerini kolaylaştırdığı için bu yolu tercih ettiğini
iddia ediyor.

Satın alınan evi gerektiği zaman aile üyelerinin
kullandığını söyleyen Cengiz, şirketin halen aktif olduğu, Uğur Cengiz’in de
direktörlüğe devam ettiği bilgisini verdi.

Belgeler de şirketin Londra’daki evin alımı dışında
işlemlerinin olduğunu gösteriyor. Kayıtlara göre Mayıs 2011 ile Temmuz 2012
arasında şirkete yaklaşık 4,4 milyon dolar para giriyor. Mayıs 2012’de Mehmet
Cengiz’in kızı Dilek Cengiz’e sınırlı imza yetkisi verilirken şirket, Haziran
2012’de Standard Chartered Bank’tan 8 milyon dolarlık kredi almaya karar
veriyor. 2015’te şirket hesabı Garanti Bank International N.V’ye aktarılıyor.
Hesabın aktarılmasıyla ilgili talebi ileten İsmail H. Polat, gönderdiği mailde,
MEFA Cengiz Limited’in Mehmet Cengiz ve Uğur Cengiz’e ait birkaç gayrimenkulü
yönetmek için kurulduğunu belirtiyor.

Mayıs 2019’da Mehmet Cengiz’in 30 yıllık eşi ve altı
çocuğunun annesi Fatma Cengiz, “şiddetli geçimsizlik ve zina”
nedeniyle boşanma davası açmış, İstanbul Anadolu Aile Mahkemesi’ne verdiği
dilekçede, Cengiz’in ilişki yaşadığı bir kadının üzerine Londra’da bir daire
geçirdiğini iddia etmişti.

ICIJ tarafından 2016 yılında yayınlanan Panama Papers
sızıntılarında da Mehmet Cengiz’in Panama merkezli hukuk şirketi Mossack
Fonseca’nın (MossFon) müşterilerinden biri olduğu ortaya çıkmıştı. Niue ve
Britanya Virjin Adaları’nda toplam altı tane offshore şirketi bulunan
Cengiz’in, servetini aktardığı bu şirketler aracılığıyla alım-satım, piyasa
araştırması, danışmanlık hizmeti ya da gümrük anlaşması yaptığı MossFon
kayıtlarına yansımıştı.

Yine belgelerde Mehmet Cengiz’in kardeşi Ekrem Cengiz ile
birlikte, Ankara merkezli Digital İnternet Hizmetleri adlı şirketin gizli
sahibi iken bu şirket üzerinden Britanya Virjin Adaları’ndaki şirketi Digital
European Company Ltd’ye para aktardığı görülüyordu.

Mossack Fonseca’nın belgelerinde ayrıca Akkuyu Nükleer
Santrali’nin yüzde 49 hissesini Rusatom’dan satın almak isteyen Mehmet
Cengiz’in 2016’da Britanya Virjin Adaları merkezli bir danışmanlık şirketiyle
anlaşma imzaladığı ve şirkete bunun için 15 milyon dolar ödemeyi taahhüt ettiği
yer alıyordu. Ancak hisse alımı gerçekleşmedi.

Cengiz, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, Panama Papers
sızıntılarında adının geçtiği şirketlerle şu anda ilgisinin olmadığını ifade
etti.

MEFA Cengiz dışında kullandığı bir offshore şirketi daha
olduğu bilgisini veren Cengiz, yurt dışındaki şirket ya da taşınmazlarını Türk
makamlarına bildirmekle ilgili yasal bir zorunluluğu olmadığını vurguladı.

30 kez vergi borcu silindi

Sıfır vergi avantajından yararlanmak için vergi cennetlerini
tercih eden Cengiz Holding’e Türkiye’de iktidar tarafından yapılan çok sayıda
vergi indirimi de söz konusu.

Ekim 2020’de CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın
dönemin Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a verdiği soru önergesine gelen cevaba
göre son 10 yılda Cengiz İnşaat için 30 defa vergi indirimi yapıldı. Bu, yılda
üç kez indirime denk geliyor. Rakamsal olarak ne kadar indirim yapıldığına dair
bilgi ise ticari sır denilerek kamuoyu ile paylaşılmıyor. Maliye Bakanlığı’nın
açıklamasına göre 2010 yılında şirketin yaklaşık 425 milyon liralık vergi borcu
tek kalemde silinmişti.

Holding’e iktidar tarafından sağlanan olanaklardan biri de
teşvikler. Son verilen teşvik, Eylül ayında Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı
kararına dayanıyor. Buna göre 2004’te özelleştirme kapsamında Cengiz Holding’in
bünyesine katılan Eti Bakır AŞ’nin, Samsun’daki 1,6 milyar TL’lik katot bakır
ve kimyasal gübre üretim tesisine proje bazlı devlet desteği verilmesi
kararlaştırıldı. Şirket, Temmuz ayında da Eti Bakır’ın Adıyaman’daki tesisi
için 72 milyon liralık teşvik almıştı. Holding’in Ağustos 2020’de Rize’de
açılışı yapılan Ricosta Otel için aldığı teşvik ise 49 milyon 630 bin lira
oldu.

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) yönetmeliğinden muaf
tutularak başlanan ve milyonlarca ağacın katledildiği Kuzey Marmara Otoyolu’nun
hizmete açılan bölümlerinde “araç geçişlerinin garanti sınırının altında
kalması” nedeniyle ise Cengiz Holding’in de aralarında olduğu
işletmecilere 2020 yılında 1,4 milyar TL ödendi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın