gerçekleştirdiği ziyaret, dünya basınının gündeminde geniş yankı buldu. Cuma
günü başlayan ziyaret sona erdi.
Papa Francis’in Irak ziyareti hakkında birkaç noktaya
değinmekte fayda var:
Birincisi, Papa’nın aldığı kararları bağlayıcı değil ve
yürütme gücüne sahip değil. Papa’nın Irak ziyaretinden icra bağlamında bir
kazanım elde edileceği de zaten düşünülmüyordu. Bu ziyaret daha ziyade tarihi
ve sembolik yönüyle önce çıkmaktadır. Katolik dünyasının ruhani liderinin
Müslüman bir ülke olan Irak’a yaptığı ziyaret ve Şiiler’in büyük taklit
merciiyle görüşmesi, tarihi bir ziyaret olarak nitelendirildi. Papa’nın Irak
ziyaretinde; dinler arası diyalog, şiddet, mezhebi ayrımcılık, terörizmin
reddedilmesi gibi konular ele alınmış olsa da bu açıklamalar her şeyden ziyade
mezhebi liderlerin kaygı ve endişelerini yansıtıyor ve hayata geçirilmesi için
Irak yönetiminin siyasi iradesi ve de Irak’ın iç koşullarına bağlıdır.
****
Başka bir konu da, bazıların Papa’nın Irak ziyaretinin
Şiilik dünyasında Necef havzasının konumunun güçlendirilmesine yol açtığına
inanıyor olmasıdır. Bu görüş daha ziyade Şiilik dünyasında mercilik
kutuplaşması oluşturma amacıyla gündeme getiriliyor çünkü Necef havzası ve
Ayetullah Sistani büyük ve değerli bir konuma sahiptir ve Papa’nın ziyareti bunun
üzerinde etkili olmamıştır. Bu büyük konum nedeniyle Papa Francis bizzat Ayetullah
Sistani’nin evine gitti. Necef havzasının konumunun güçlendirilmesi düşünce
daha ziyade Şiilik dünyasında ilmiye havzaları arasında anlaşmazlık çıkarma
maksadıyla gündeme getiriliyor. Ancak Kum İlmiye Havzası Hocalar ve
Araştırmacılar Konseyi ortak bir açıklama yaparak, bu tür düşünceleri çürütmüş
oldu.
Kum İlmiye Havzası Hocalar ve Araştırmacılar Konseyi, Papa
Francis’in Iraklı Şiiler’in büyük dini mercii Ayetullah Sistani ile yaptığı
görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada; bu ziyaretin Şii alimler, İlmiye
havzaları ve oluşumları adına değerli bir fırsat olduğunu belirtti.
Açıklamada, söz konusu görüşmeyi örnek alınarak, dinler ve
mezhepler arasında diyaloğu ciddiyetle takip etmeleri için Şii alimler ve
ilmiye havzaları için Ayetullah Sistani ve Papa Francis arasında gerçekleşen
görüşmenin değerli bir fırsat olduğu bildirilerek, bu oldukça önemli olayın
dinler arası diyalog ve etkileşim süreci adına belirleyici bir adım olduğu
vurgulandı.
Papa’nın Irak ziyareti ile ilgili üçüncü konu ise, siyasi
bakıştır. Irak’ın siyasi arenası bir süredir, muhtelif gruplar arasında çekişme
ve anlaşmazlığına sahne olmaktadır. Mustafa el Kazımi yönetimi de, yoğun baskı
altındadır. Papa’nın tarihi ziyaretinin güvenliğinin sağlanması el Kazımi
yönetimi için olumlu bir karne sayılıyor olsa da, bu ziyaretin Bağdat yönetimi
ve bizzat başbakan için belli bir siyasi imtiyaz beraberinde getirebileceği
düşünülmüyor.
Kürt Bölgesel Yönetimi tarafından aynı siyasi çaba da
gösterildi. Yerel yönetim, bu vesileyle bir kez daha Kürt Bölgesel Yönetimi ve
Kürtlerin konumunu kamuoyu nezdinde güçlü göstermeye çalışıyor.
Ve son konu şu ki, Papa’nın Irak ziyareti, mezhebi açıdan
sembolik bir ziyaret olmasına rağmen, barış, güvenlik, insani keramet ve
şiddete hayır, tüm dinlerin ortak paydası olduğunu göstermiş oldu.
