(CAATSA) kapsamında Türkiye Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB) ve SBB Başkanı
İsmail Demir’in de aralarında yer aldığı dört kurum yetkilisine uyguladığı
yaptırımlar 7 Nisan’da yürürlüğe girecek.
Moskova Devlet Üniversitesi Tarih ve Politika Enstitüsü
Başkan Yardımcısı Vladimir Şapovalov, yaptırımların yürürlüğe girmesi
arifesinde Sputnik’e verdiği demeçte ABD’nin bu adımını yorumladı.
Eksen
‘ABD S-400’lerde Türkiye’ye yaptığı gibi Kuzey Akım-2 için
de Almanya’ya büyük baskı uyguluyor’
Washington’un eylemlerinin bir yandan tuhaf diğer yandan ise
mantıklı olduğunu düşünen Şapovalov bu görüşünü şöyle açıkladı: “Bir
taraftan tuhaf bir karar zira ABD, bir NATO müttefikine, farklı alanlarda
sürekli işbirliği yaptığı bir ülkeye yaptırım uyguluyor. Yaptırımlar aslında ABD’nin
kendi çıkarlarına darbe vuruyor. Diğer taraftan da bu durumda hiçbir tuhaflık
yok, zira ABD için müttefiklerinin çıkarları yok, sadece kendi çıkarları
vardır. ABD, hegemonya amaçlarına ulaşmak ve ekonomik çıkarlarını korumak için,
ister Türkiye veya Almanya olsun, her ülkeye darbe vurmaya hazır olduğunu
birçok kez gösterdi. Bu açıdan bakıldığında ABD’nin eylemleri mantıklı.”
‘ABD müttefiklerini Amerikan silahları alması gereken küçük
partnerler olarak görüyor’
ABD’nin oldukça uzun bir süredir müttefiklerinin üçüncü
ülkelerden silah almasına fiilen yasak getirdiğine dikkat çeken Şapovalov,
“ABD, tüm müttefiklerini Amerikan silahları almak zorunda olan küçük
partnerler olarak görüyor. Bu, ABD için dayanışmanın bir standart olmadığını
gösteriyor” ifadelerini kullandı.
‘Yaptırımlar Türkiye’nin ABD’ye sevgisini artırmayacak’
Rus uzman, söz konusu yaptırımların Türkiye’nin ABD’ye olan
sevgisini artırmayacağını ve olumsuz etki yaratacağından emin olduğunu da
vurguladı.
Rusya ile kurulan ilişkiler gerekçe gösterilmişti
ABD yönetimi, Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) ‘Rusya ile
kurulan ilişkileri’ gerekçe göstererek yaptırım uygulamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, yaptırımların
gerekçesini, ‘SSB’nin, Rusya hükümetinin savunma ve istihbarat kurumlarının
parçası olan ya da bu kurumlar adına faaliyet gösteren bir şahısla kasti olarak
önemli bir işlem gerçekleştirmesi’ olarak açıklamıştı.
kurum ve yetkililere Rusya’dan S-400 alımını gerekçe göstererek yaptırım
uygulamıştı.
