günü yaptığı açıklamada teröristler ve yabancı milis güçlerinin Karabağ
bölgesinden çıkmasını isterken, “yabancı radikal ve aşırıcı silahlı milis
güçlerinin o bölgede olmaması gerektiğini,
Karabağ bölgesinde savaş sırasında Batı Asya bölgesinden teröristler ve
savaşçıların katıldığının, ispatlanan bir gerçek olduğunu ve bu gerçeğin sadece
kendileri değil başka ülkeler tarafından da onaylandığını” söyledi.
Söz konusu üst düzey
yetkilinin uyarısı 10 Kasım tarihinde Rusya’nın arabuluculuğu ile Azerbaycan
Cumhuriyeti ve Ermenistan arasında 10 Kasım tarihinde varılan ateşkes anlaşması
ve ayrıca Rusya ve Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları ile Ermenistan
başbakanı tarafından imzalanan üçlü bildirinin ardından bile aşırıcı terörist
unsurların hala Karabağ’da bulunduklarını gösteriyor. Rusya söz konusu teröristlerin sayısının yaklaşık
2000 kişi olduğunu tahmin ediyor.
Karabağ bölgesinde
aşırıcı teröristlerin varlığı konusundaki endişeler bölgede yaşanan savaştan
daha çok, onların Azerbaycan Cumhuriyeti toprakları özellikle İran sınırına
yakın bölgelerde bulunması ve muhtemelen Güney Kafkasya’da daha geniş alana
yayılarak bir sonraki aşamada da Rusya’ya sızmaları endişelerinden
kaynaklanıyor ve tabii ki bu konu Moskova’yı yoğun şekilde endişelendiriyor.
Bir süre önce Rusya
dış istihbarat başkanı Sergey Naryshkin bu konuda yaptığı açıklamada; Karabağ
Bölgesi’nin, Rusya gibi bölge ülkelerine
uluslararası teröristlerin giriş kapısına dönüşebileceği hakkında uyarıda
bulunarak, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir
Putin’in Cuma günü video konferans şeklinde düzenlenen Bağımsız Devletler
Topluluğu liderler zirvesindeki konuşmasında Karabağ bölgesinde münakaşa ve
savaşın bölgedeki teröristlerin yayılma tehlikesini yoğunlaştırdığı hakkında
uyarıda bulunduğunu belirtti.
Rusya şimdiden
Kafkasya bölgesinin özerk cumhuriyetlerinde aşırıcı ve Radikal teröristler
tarafından terör tehditleri ile karşı karşıya bulunuyor. Bu yüzden Moskova, ülke içinde ve kendi
sınırlarından uzak bölgelerde örneğin Suriye’de aşırıcı teröristler tarafından
ciddi tehlike duyması nedeni ile onlarla mücadele ediyor.
Halihazırda
Ankara’nın aşırıcı teröristleri eğitip donatarak Libya ve şimdi de Karabağ’a
göndermesi Moskova’nın bu bağlamdaki endişelerini arttırmıştır.
Jeopolitik meseleler uzmanı Pierre Emanuel Thouman’a göre
Kafkasya, Ankara’nın destekleri ile dünya çapından aşırıcı teröristlerin
devşirildiği odak bölgeye dönüşebilir.
Tabi Rusya bu bağlamda yalnız değil ve İran İslam
cumhuriyeti de defalarca Karabağ bölgesinde ve kendi sınırlarının yanı başında
teröristlerin varlığından ve onlardan kaynaklı tehlikelerden endişeli olduğunu
ve bu konuda uyarıda bulunduğunu duyurmuştur.
Hiç şüphesiz Kafkasya bölgesinde aşırıcı ve radikal
teröristlerin varlığı, IŞİD’ın saldırılarından yeni kurtulan bölge için yeni
tehlikelerin şekillenmesine sebep olacaktır; tabi ki bu soruna ciddi şekilde
mücadele edilmesi, Azerbaycan cumhuriyetinin İran İslam cumhuriyeti ve Rusya
gibi komşu ülkelerin işbirliğini gerektiriyor./
