karşı çıktığını ifade ederken, bu rejimin eski üst düzey güvenlik
komutanlarından biri İran’ın Amerikalılara asla taviz vermediğini itiraf etti.
Siyonist rejimin Başbakanlığı, İran’ın mal varlıklarının
serbest bırakılması konusunda kapalı kapılar ardında yürütülen gizli
müzakereler çerçevesinde varılan anlaşmaya atıfta bulunarak, ABD’nin adını
anmadan bunu eleştirdi.
Siyonist rejim başbakanlığı tarafından yapılan resmi
açıklamada şu ifadelere yer verildi: ‘İsrail’in tavrı net. İçeriği, İran’ın
nükleer altyapısını yok edemeyecek ve ülkenin nükleer programını durduramayacak
aksine İran’a sadece para ve mali kaynak sağlamasına sebep olacak herhangi bir
süreç kabul edilemez.’
Bu konuda Siyonist rejim şebekelerinden Kanal 13, İran’ın
nükleer faaliyetlerindeki düşüşün yalanlandığı haberini İran yerel medyasından
alıntı yaparak yansıttı. İran, Wall Street Journal’ın bu konudaki asılsız
haberini yalanlamış ve İran’ın nükleer programında herhangi bir yavaşlama
olmadığını ve bu programın her zamanki gibi devam etmekte olduğu gerçeğini
vurgulamıştı.
Bu İbranice TV kanalı ayrıca şunları iddia etti: ‘Amerika
Birleşik Devletleri ve İran, nükleer meseleyle ilgili bir mutabakat zaptının
şartlarını sessizce hazırlamaya başladılar. Bu gerçek bir anlaşma olarak kabul
edilmemesine ve ABD Senatosunun onayını gerektirmesine rağmen sadece bunu
yapmak bile tek başına bir gelişmedir.’
Bu arada işgal rejimi İsrail Savunma Kuvvetleri Ataşesi ve
Askeri İstihbarat Müdürlüğü Eski Başkanı Amos Yadlin, Kan TV’ye verdiği
röportajda: ‘Olan şu ki, İranlılar Amerika ile hiçbir taviz vermeden anlaşmaya
vardılar. Bu anlayış, İsrail başka meselelerle meşgulken gerçekleşti. İsrail,
başbakanın kabinenin kurulmasının başında işaret ettiği iki ana, önemli ve
hayati meseleyi ele almak yerine, bugün Tel Aviv iç çekişmeleriyle
uğraşıyor/tesnim
