Rasthaber – ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, işgalci Suudi koalisyonunun
Yemen’e karşı yedi yıldır işlediği suç ve cinayetlerden bahsetmeden, Riyad’ın
desteği olmadan Yemen’de bir çözümün mümkün olmadığını iddia etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Samuel Verberg, Suudi
desteği olmadan Yemen’de hiçbir çözümün mümkün olmayacağını söyledi ve
Washington’un Yemen’deki önceliğinin yardım göndermek ve siyasi bir çözüme
ulaşmak olduğunu iddia etti.
Samuel Verberg, el-Arabiya haber kanalına verdiği demeçte,
işgalci Suudi koalisyonunun yedi yıldır Yemen’e saldırısından bahsetmeden,
Ensarullah hareketinin Suudi Arabistan ve Yemen’deki sivillere yönelik
saldırılarını durdurması gerektiğini iddia etti ve “Washington, BM’nin Yemen’deki
krizi çözme çabalarını destekliyor.” dedi.
Perşembe günü de Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman
ABD’nin Yemen Özel Temsilcisi Timothy Lendering ile bir araya geldi.
Bu sözler, ABD Başkanı Joe Biden’in Şubat ayı sonlarında
göreve geldikten sonra yaptığı ilk konuşmada, Washington’un Yemen savaşına
ilişkin dış politikasını anlattığı ve bu savaşı sona erdirmek istediğini
söylediği bir durumda sarf edilmektedir.
Biden bu konuşmada, Yemen savaşını “stratejik bir
felaket” olarak nitelendirdi ve silah satışı da dahil olmak üzere ABD’nin
Yemen’in işgaline verdiği desteği sona erdireceğini iddia etti, ancak ABD
destekli Suudi-BAE koalisyonunun ve bazı Batılı ülkelerin saldırıları hala
durmadığı gibi, bu rejimler esir değişimi yoluna da taş koyuyorlar.
Yemen Yüksek Siyasi Konseyi üyesi Muhammed Ali el-Husi de
cumartesi günü ABD Başkanı’nın öngördüğü barış vaadinin üzerinden yüz günden
fazla bir süre geçmesine rağmen Yemen’e yönelik saldırıların devam etmesine
tepki olarak attığı twitte, Biden’ın sözlerine iyimser olunmaması gerektiğini
yazdı.
Muhammed Ali el-Husi şu ifadelerde bulundu: ‘Biden’ın
Yemen’de barışın sağlanması ve bu ülkeye karşı saldırıların durması gerektiğini
açıklamasının üzerinden yüz ya da daha fazla gün geçti. Bu konuda
söylediklerimiz, bu açıklamaların duygusal ve plansız olduğunu kanıtladı. Bu
sözlerin bu alanda pratikte uygulanacak planları yoktur ve bu konuda
bazılarının iyimserliği yersizdi. Biz o zaman da duygusallığa duygusallıkla
karşılık vereceğimizi söyledik. Öyle değil mi?’
