Suud’un Petrol Zenginliği, Müslüman Dünyanın Hangi Derdi İçin Harcandı?

rasthaber
Gazeteci-Yazar Nuray Mert, Suudi Arabistan’a gösterilen sıcak ilgiye eleştiri getirdi.İslam İşbilirliği Toplantısı’na katılmak için Türkiye’ye gelen ve Cumhurbaşkanı tarafından uçak inişinde karşılanan Suudi Kralı’nı izlerken bilindik gerçekleri bir kez daha hatırlatmakta fayda var diye düşündüm. İmam hatip öğrencilerinin sık kullandığı Arapça-Türkçe karışımı tabirle, “et-tekrarı ahsen velev kane yüzseksen” (yüzseksen kere de olsa tekrar iyidir). Devlet/iktidar, Suudi Kralı’nı, Cumhurbaşkanı’nın uçağa kadar gitmesi ile taltif etmesi yetmemiş gibi, bir de kendisine nişan takdim etti. Bu neyin nişanı, neye bu itibar diye sormadan geçmemek lazım. Suudi Arabistan dünyanın en karanlık, en otoriter rejimlerinden biri, dahası bu rejimi İslami kisve içinde meşrulaştırıyor. Yani vebali büyük. Hoş, İİT bünyesinde yer alan pek çok rejim, Suudi Arabistan’dan farklı değil, bu liderlerin temsil ettiği rejimler ve zihniyet olsa olsa İslamın yüz karası olabilir, başka bir şey değil. Üzerine oturdukları petrol zenginliği, Müslüman dünyanın hiçbir derdine derman olmak için harcanmış olmadığı gibi, bu rejimler tüm dünyada yozlaşmanın, görgüsüzlüğün, paranın gücünün hoyratça kullanılması ile sembolleşmiş vaziyette.Gık yok En son örnek Suriyeli göçmenlerin yaşadıkları; bunca insan nedense Suudi Arabistan’a ne göç etmeye çalışıyor ne de velev ki istesinler zengin akrabaları tarafından kabul görmeyi hayal edebiliyor. Hal böyle iken, sadece Müslüman ülkeler değil, tüm dünya, bu rejime(lere) dost olmak için can atıyor. Kısacası, bu sadece İslam dünyası değil, Batı dünyası için de tam bir ikiyüzlülük örneği. Batılı ülkeler, başka ülkelerde hoşlarına gitmeyen otoriter rejimlere askeri müdahale dahil, dünyayı zindan etmeye ant içmişken, iş başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez’in zengin ülkelerine gelince gık demiyor.  >>YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ<<
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın