Suudi Arabistan’daki İnsan Hakları İhlalleri

rasthaber

Rasthaber – Mübarek Ramazan ayınının ilk gününde Suudi güvenlik güçleri 3'ü kadın olmak üzere 7 sivil aktivisti gözaltına aldılar.

Suudi Arabistan yönetimi dünyada insan haklarını ihlal eden bir hükümet olarak biliniyor öyle ki, Arapça yayın yapan İnsan Hakları Kanalı, Suudi Arabistan'ı "diktatörlük kalesi" olarak nitelemiştir.

Suudi Arabistan'da insan hakları ihlalleri belli bir alanla kısıtlı değil her alanı kapsıyor. Ekonomi alanında sosyal ayrımcılık, egemen tabaka ile halk kesimleri arasındaki uçurumun aşırı derecede büyümesi, servetin adaletsiz paylaşımı ve prenslerin çarçurları, Suudi Arabistan'daki önemli insan hakları ihlallerinden sayılıyor.

Mezhebi alana gelince Şii azınlık ile çoğunluk toplum arasında ayrımcılık, hükümete yakınlık endeksine göre Ehl-i Sünnet içindeki ayrımcılık, Şiiler'in mezhebi ayinlerini düzenlemesine engel olunması, ülkenin doğusundaki bölgelerde yaşayan Şiiler'in evlerinin tahrip edilerek, tehcir edilmesi gibi ihlallere değinilebilir.

Siyasi alanda ise, iktidarın Al-i Suud'un tekelinde olması, halkın siyasi ortaklığı olmayışı, gücün adil şekilde paylaşılmaması, parti kurulmasının yasak olması, halk gösterileri ve hareketlerin bastırılması, 30 bini aşkın siyasi aktivistin zindanlarda tutulması, müebbet hapis ve idam cezalarının verilmesi ve sivil aktivistlerin işkenceden geçirilmesi, Al-i Suud tarafından işlenen önemli insan hakları örneklerinden sayılıyor.

Buna rağmen geçen Temmuz ayında Veliaht Prensliğine getirilen Bin Selman, bazı sınırlı ve göstermelik reformlarla kendisinden modern ve mevcut duruma karşı bir sima ortaya koymaya çalıştı.

Prensleri yolsuzluk bahanesiyle tutuklatan Bin Selman diğer Suudi prenslerden farklıymış gibi göstermeye çalıştı. Bin Selman ayrıca kadınlara araç kullanma hakkı gibi bazı sosyal özgürlükler vererek, popüler bir isim olmaya gayret gösterdi.

Ancak uluslararası ilişkiler uzmanlarından Şeyhül İslam, Muhammed Bin Selman'ın bu reformlarını düzeysel ve sığ ve kamuoyunu kandırmak için bir girişim olarak niteleyerek, bu girişimlerin insan hakları aktivistleri ve kuruluşlarının beğenisini kazanmayacağını vurguladı.

Mübarek Ramazan ayının ilk gününde 7 sivil aktivistin gözatlına alınması, Suudi Arabistan'da insan haklarına yönelik ilgi, içi boş davuldan ibaret olduğunu ve sembolik reformların bu ülkede insan hakları durumunun iyileşmesine katkı sağlamadığını kanıtlıyor.

Al-i Suud, sivil aktivistleri neden gözaltına aldığı açıklarken yine ezberleri bozmadı, her daim olduğu gibi bu insanları dışarıya bağlı olmak ve dini değerleri ihlal etmekle suçladı.

Oysa Mutakli er Ray'ın twitter hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre, gözaltına alınan 3 kadının yıllardır araç kullanma başta olmak üzere kadınların bazı hakları için Suudi yönetimle mücadele eden kadın aktivistlerdendir.

İnsan Hakları İzleme Örgütü defalarca, Al-i Suud'un son 6 ayda binlece kişiyi yargılamadan tutukladığını ve hala bu insanların durumundan haber alınmadığını ilan etmiştir.

Son nokta olarak şunu ifade etmek gerekiyor ki, Suudi yönetimi insan haklarını açık ve fahiş biçimde ihlal etmeye özendiren ve teşvik eden şey kuşkusuz Vahhabilik öğretilerinin yanısıra, büyük güçlerinin bu rejime verdiği desteğidir.

Suudi Arabistan'ın insan hakları ihlalleri sadece bu ülke insanlarıyla sınırlı değil, bölge insanlarını da kapsıyor. Nitekim Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki mütecaviz koalisyonun Yemen'e 2015'den beri düzenlediği saldırılar ve havadan kardan ve denizden uyguladığı abluka yüzünden binlerce masum ve savunmasız Yemenli hayatını kaybetmiş, ayrıca ülkenin fabrikalar, caddeler ve okullar gibi alt yapı tesislerinin büyük kısmı yerle bir olmuştur.

Bu Haberi Paylaş