Alevilikten Başka Bir Din Çıkarma!

GİRİŞ: 07.03.2022 05:08      GÜNCELLEME: 07.03.2022 05:08
Rasthaber -  Alevilik; Ali'ye tabi olan, onun tarafında olan, onun ailesine, evine ve ehli beytine bağlı olmakken, uyduruk ve yalancı bir

tarih uydurularak onun takipçileri olanları bölmek art niyetliliği son surat devam ediyor.

Alevileri bölmek-parçalamak ve ilahi yoldan uzaklaştırmak adına, ideolojik ve egemenlerin ruhu ile Alevilikten başka bir DİN çıkarma uğraşları bütün Alevi Kurum ve Kuruluşları üzerine karabasan gibi çökmüş durumdadır. Aleviliğin üzerini Zerdüştlük veya başka bir din örtüsüyle örtmek niyetleri gittikçe somutlaşmış durumdadır. Yani başka bir din adına resmen dindarlık etmekteler, başka bir inancın misyonerliğini, mollalığını yaptıklarını sanırım akıllarına getirmemişlerdir. Ali Şeraitinin deyimiyle "dine karşı din", İslamiyet’e karşı Zerdüştlük-Ulvilik-Işıkçılık, geçmiş dinlerin mollalığı veya Ortaçağ ruhaniliği değil de nedir?

İçimizde, yanımızda, bulunduğumuz toplumda, aynı dernek ve kurumda bunlarla yan yanayız. Cem evleri ve Dernekleri var. Cem yapar Semah dönerler. Aynı dualar, Gülbankler yapılmakta, ama bunlar kendilerini öteki Tanrının çocukları saymakta, Ali'yi dışlamaktadırlar. Ehli Beytini ve onun taraftarları olmayı reddetmekte ısrarlıdırlar. Uyduruk tarih, diyalektik felsefe, Marksist ideoloji ile Aleviliği tanımlamaya çalışmakta, buna rağmen başka dinlerin taraftarlığını yapmaktadırlar. Bu saçmalık değilse nedir? Anlaşılıyor ki, amaçları üzüm yemek değildir. Alevi geçinmeleri, kendilerini Alevi saymaları tahkiye yaptıklarının göstergesidir. Amaçları Alevileri bölmek, asimile ederek savundukları dinin taraftarları yapmaktır. Bu anlamda çok tehlikeli karışıklık ortamına, zihinsel bulanıklığa Alevilerin hazır olmaları kaçınılmazdır. Bu bakımda herkes çizgisini, yerini, tarafını belli etmek zorundadır. Aksi halde hiç kimsenin konuşma ve ahkâm kesme hakkı yoktur!

Hendeğin  karşı tarafı belli. Sorun hendeğin bu tarafı, kıyamet hendeğin bu tarafında kopmaktadır. Bir önceki paragrafta belirttiğim gibi, bunlarla iç içeyiz. Onlar da, biz de kendimizi tanımlarken, Alevi olduğumuzu söylemekteyiz. Ama hangi Alevilik? Alisiz , Kur-an-sız-,Muhammed ‘siz bir Alevilik mi, yoksa; Hak-Muhammed-Ali üçgeninde şekillenen, ona gönülden bağlı olan, on iki imam inancına sahip, Ehli beyt'e sadık yarenler olarak devam eden bir Alevilik mi? Rengimizin belli olması gerekmektedir . Orta yolculuğa soyunan, sessiz kalan başta Dedeler olmak üzere, bu ilahi yolun yolcuları olduklarını açıkça ilan etmelidirler. Artık üç kuruşa beş köfte yok!

Aleviliğin olmazsa olmazları olan ana esasları unutmamak gerekir. 1960'lardan itibaren, okumak için, iş için Alevilerin büyük şehirlere göçtüklerini söylemekte yarar vardır. Dar bir çevreden, kapalı bir toplumdan metropollere gelmekle beraber, bazı kural ve ilkeler ya unutuldu ya da uygulaması mümkün olmayan bir sonuç yarattı sanırım. Alevi nüfusunun kentlerde yoğunlaşmasıyla beraber, ibadetlerini yapmak için Cem evlerine gereksinim duyuldu. Kapalı veya dar çevrede Cemlere katılanları tanımak, bilmek kolaydı. Katil-hırsız-dolandırıcı-ırz düşmanı-yetim hakkı yiyenler cemlere alınmaz, düşkün ilan edilirdi. Müsahipsiz bir Alevi düşünmek imkânsızdı. Evliliklerde boşanmak neredeyse yok gibiyken, bugün Cemlere katılanları tanımanın zorlaştığını söylemek, sanırım haddini aşmak olmamalıdır. Kısaca kimse kimseyi tanımamakta, kurallar işlememekte, düşkünlük sadece kitaplarda veya beyaz sayfalarda asılı kalmaktadır. Durum böyle olunca, Dört Kapı, Kırk Makam ile olgunlaşmanın, Kemal-ete ermenin de mümkün olmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır.

Deyim yerindeyse, Alevilerin bir kaos ortamında yaşadıklarını, kimin dede, kimin talip olduğu bir yana, sahte dedelerin cirit attığı, taliplerin edep ve erkandan uzaklaştığı, birden fazla evlilik yapanların, haram yiyenlerin, dolandıranların, Alevileri pazarlayanların, asimile etmeye çalışanların tanınması için bir yol olmalıdır. Bir çözüm bulunmalıdır mutlaka. Yoksa...! Yoksa kimse iyi Müslüman-iyi Alevi, iyi Alici geçinmesin. Sadece Aleviliği tanımlamakla iyi Alevi olunmuyor beyler!

 

Rıza Bakırlı

YORUMLAR

Mehmet 3 ay önce
Rıza bey; kalemine, yüreğine sağlık...
Bektaş Tosun 3 ay önce
Diyeleim ki her konuda haklısınız. Aleviliği sadece Ehlibeyt'e bağalyalım sizin dediğiniz gibi. Şu sorulara nasıl cevap verfeceksiniz? 1- Malezya'dan al da, Fas'a kadar olan Ehlibeyt soyundan gelenler neden Anadolu Aleviğine benzemiyor? 2- Anadolu, Alevileri hiç bir dine biyat etmemiştir, İslama'da etmediklerini nasıl açıklarsınız? 3- Devletin resmi idolojisi Sünni idoloji olarak, "Alevileri müslümanlaştırmak ve Kürtleri Türkleştirmek." anlayışıyla katliam ve sünni geleneği benimsetme öabalarını nasıl açıklarsınız? 4- Aleviğinin özünü (Galubeladan beri) savunan, 3500 yıllık semavi dinlere yamamaya çalışanlar mı, Aleviliğe ihanettir, yoksa; Galubeladar beri, Everen ile bütünleşenler mi Aleviliğe ihanet ediyor?

REKLAM